|
Şeker Portakalı / Jose Mauro de Vasconcelos |
|

Zeze: Baş kahraman, yoksul bir ailenin küçük çocuklarından biridir.
Totoca: Zeze’nin ağabeyidir. Bencilce ve tutarsız davranışlar sergiler.
Edmundo Dayı: Yaşlı bir akrabadır. Ona ailesinden çok daha iyi davranır.
Jandira: Zeze’nin ablasıdır. Zamanını roman okumak ve sevgililerini düşünmekle geçirir.
Gloria: Zeze’nin ablasıdır. Onu ailede en çok seven ve koruyan kişidir.
Bay Arivaldo: Bir sokak şarkıcısıdır. Zeze ile aralarında sessiz bir dostluk gelişmiştir.
Lala: Zeze’nin diğer ablasıdır. Son zamanlara kadar Zeze ile ilgilenmiş ama sonraları ya bıkmış, ya da sevgilisiyle olmayı tercih etmiştir.
Luis: Zeze’nin küçük kardeşi, kardeşlerden en küçüğüdür. Ailede herkes tarafından sevilir.
Luciano: Luciano adındaki yarasa, Zeze’nin isim takıp konuştuğu çok sevdiği arkadaşlarından biridir.
Minguinho (Xururuguinho): Bir şeker portakalı ağacıdır. Zeze, Luciano gibi onunla da konuşur. Hatta onların da konuştuklarını düşünür.
Bay Paulo (Baba): İş bulamadığı için psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Bu yüzden çocuklarına karşı yeterince sevecen ve sabırlı olamaz.
Anne: Ailenin geçimini sağlamak için çalışmak zorundadır. Çocuklarıyla ilgilenemez. Bu yüzden romanda arka planda kalır.
Manuel Valadares (Portuga): Zeze’ye sevgiyi, yaşamın sevilebilecek yanlarını öğreten insandır. Onun iyi ve mutlu bir çocuk olabilmesi elinden gelen her şeyi yapar.
Cecilia Paim (Öğretmen): Yaptığı bütün haylazlıklara rağmen onun mükemmel bir çocuk olduğunu düşünen duygulu ve anlayışlı biridir. |
|
Devamı...
|
|
|
Ölü Ozanlar Derneği / N.H. Kleinbaum |
|
Welton Akademisi bulunduğu bölgenin en disiplinli ve en iyi eğitim veren okullarından biriydi. En ufak disiplinsizlikte bile çok büyük cezalar veriliyordu. Okul tarafından benimsenmiş olan bazı ilkeler vardı. Bu ilkeler disiplin, gelenek, yetkinlik ve onurdu. Okul bu ilkelerden asla vazgeçmiyor, bu ilkelere uymayanlar ise en ağır şekilde cezalandırılıyordu. Her sene açılış törenlerinde bu ilkeler öğrenciler tarafından açıklanıyordu. Bu okul yatılı bir okul olmasından dolayı öğrenciler aralarında çok sıkı arkadaşlıklar kuruyorlar ve her zaman kötü zamanlarında birbirine destek oluyorlardı. Çünkü onlar daha küçük yaşta anne ve babalarından ayrılmış ve böyle disiplinli bir okula gelmiş olmanın sıkıntılarını yaşıyorlardı. Bu sıkıntıların üstesinden birbirlerine verecekleri destek ile gelebileceklerdi. Anne ve babaları için, çocuklarının bu okulda okuması büyük bir gururdu. |
|
Devamı...
|
|
|
Tutunamayanlar / Oğuz ATAY |
|

Tutunamayanlar, alışılmışın dışında bir romandır. Belirli bir olayı sergilemekten çok; izlenimler, çağrışımlar, taşlamalar, ayrıntılar ve ruhsal çözümlemelerle oluşur. Bu bakımdan, özetlenmesi güçtür. Ancak, romanın konusu, kısaca şöyle açıklanabilir: Genç Mühendis Turgut Özben yakın arkadaşı Selim Işık’ın kendini bir tabancayla vurduğunu gazetelerden öğrenir. Olayın çok etkisinde kalır. İntiharın sebeplerini merak eder. Bu amaçla araştırmalara girişir. İlkin Selim’in arkadaşlarından Metin ve Esat’la görüşür. Metin kendisine şunları anlatır: Metin’in Zeliha adlı bir kızla ilişkisi vardır. Selim, kızın ona uygun düşmediğini söyler. Fakat Metin kızı bırakınca, bu kez Selim ona tutulur. Metin bunun üzerine yeniden kıza yanaşır. Kız ise bir süre sonra onlardan ayrılır, başkasıyla evlenir.
|
|
Devamı...
|
|
|
Bir Bilim Adamının Romanı / Oğuz Atay |
|
BİR BİLİM ADAMININ ROMANI
Oğuz Atay, bu eserde hocası Mustafa İnan’ın hayatını romanlaştırmıştır. Dolayısıyla biyografik bir romandır. Romanda sıradan, fakir bir halk çocuğu olan Mustafa İnan’ın uluslar arası tanınan bir bilim adamı olma sürecinde yaşadığı zorluklar ve bu zorluklara rağmen ahlak ve erdeminden hiçbir şey kaybetmemesi anlatılmaktadır. Oğuz Atay, romana hocasının resimlerini ekleyerek daha renkli bir kompozisyon oluşturmuştur.
Kahramanlar
Mustafa İnan: Çok zor şartlarda eğitim görmüştür. Fakir bir ailenin çocuğudur. Aşırı zekası ile çocukluğundan itibaren okullarda “Hoca” sıfatıyla hem öğrencilerden hem de öğretmenlerden saygı görmüştür. Romanda Mustafa İnan; ahlaklı, yardımsever, arkadaş canlısı, mütevazı, idealist, ilim aşkıyla yanan ve çok sevilen bir insan olarak anlatılır. Çok yönlü bir şahsiyettir. Sanatın her dalıyla ilgilenmiş, evrenin en ince teferruatını bile merak eden, araştırmacı bir kişidir.
Oğuz Atay : Yazarın kendisi, romanda Mustafa İnan’ın çevresindeki pek çok öğrenciden biri olarak yer alır. Haksızlığa dayanamayan açık sözlü bir öğrencidir.
Jale İnan : Mustafa İnan’ın eşidir. O da arkeoloji alanında profesör olmuştur. Romanda eşine yardımları ile anlatılan Jale İnan, eşinden daha modern ve varlıklı bir ailede yetişmiş, yurt dışında tahsil yapmıştır.
Diğer Kahramanlar: Mustafa İnan’ın ailesinin diğer fertleri, hocaları, dostları, üniversitedeki iş arkadaşları ve öğrencileridir. |
|
Devamı...
|
|
|
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz / Aziz Nesin |
1977'de yayımlanan roman, toplumun ve bürokrasinin aksayan yönlerini alaycı bir üslupla ortaya koymaktadır. Nüfus kâğıdı olmadığı için devletin yaşadığına inanmadığı bir kahramanın başından geçen olaylar komik bir dille anlatılır.
Başlıca Kahramanlar:
Yaşar: Nüfus kâğıdı olmadığı için hiçbir konuda hak iddia edemeyen bir zavallıdır. Başına her türlü komik olay gelir. Romanın sonunda karakter değişimi yaşar. Artık işini bilen, üçkâğıtçı bir zengindir.
Anşe: Yaşar'ın nişanlısıdır. Yaşar'ın nüfus kâğıdı olmadığı için nikâhîanamazlar. Kanaatkar, iş bilir, çalışkan, Yaşar'ı tamamlayan bir kadındır.
- Romanda bunların dışındaki bütün kahramanlar genellikle sahtekâr, düzenbaz kişilerdir. |
|
Devamı...
|
|
|
Tanzimat Dönemine Ait Bazı Kitap Özetleri |
Taaşşuk-ı Talât ve Fitnat (1872) (Şemsettin Sami) Özet:
Talât, küçük yaşta babasız kalır ve annesi tarafından büyütülür. İşyerine gidip gelirken Hacı Mustafa'nın dükkânına uğrar. Hacı Mustafa, Fıt-nat'ın üvey babasıdır. Fıtnat'ın annesi, Fıtnat'a gebeyken kocasından ayrılmış, Hacı Mustafa ile evlenmiştir. Bu evlilikten birkaç yıl sonra Fıtnat'ın annesi ölmüş, Fıtnat öksüz kalmıştır.
Talât, Hacı Mustafa'nın üvey kızı Fıtnat'ı tesadüfen görür ve ona âşık olur. Sevgisi karşılıksız kalmaz; Fıtnat da Talât'a tutulur. Hacı Mustafa, kızı Fıtnat'ı hiç dışarı çıkarmamakta, âdeta evde hapis tutmaktadır. Talât, bir gün çarşaf giyer, kadın kılığına girer ve Fıtnat'ın yanına çıkar. İki sevgili birbiriyle konuşurlar. |
|
Devamı...
|
|
|
Tanzimat Edebiyatı (Özet Bilgi) |
TANZİMAT EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ
Tanzimat Fermanı sonrası Batı'ya, özellikle Fransa'ya öğrenim görmek için gönderilen ve Batı kültürüyle yetişen aydınlar, Türk edebiyatı yolunda yeni eserler vermeye çalıştılar.1860 yılında agah Efendi ve Şinasi'nin çıkarmaya başladıkları Tercüman-ı Ahval gazetesi ile Batı'ya yönelen edebiyatımız başlamış oldu.
Tercüman-ı Ahval gazetesiyle başlayan bu edebiyata "Tanzimat Edebiyatı" adı verilmiştir. Sanatçıların özellikle Fransız edebiyatından etkilenerek getirdikleri yenilikler ve sanat anlayışları bakımından Tanzimat Edebiyatı üçe ayrılır:
-Tanzimat Edebiyatı Hazırlık Dönemi
-Tanzimat Edebiyatı Birinci Dönem
-Tanzimat Edebiyatı İkinci Dönem |
|
Devamı...
|
|
|
DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ |
DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ
Beyitlerle Kurulan Nazım Biçimleri
1. GAZEL :
Sözlük anlamı “kadınlarla âşıkane sohbet etmek” olan Arapça bir sözcüktür. Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Konu bakımından lirik bir nazım biçimidir.
Gazel, Türk edebiyatına bağımsız bir nazım biçimi olarak İran edebiyatı yoluyla girmiştir. Biçimde hiçbir değişiklik yapılmadan, Türk şairlerince en çok sevilen bir nazım biçimi olarak yüzyıllarca kullanılmıştır. |
|
Devamı...
|
|
|
<< Baslangıç < Önceki 81 82 83 84 85 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 925 - 932 in 932 |