|
YAZARLARDAN, YAZ TATİLİNDE OKUNACAK KİTAP TAVSİYELERİ

CİHAN AKTAŞ
Naure Çarkı-Suriye Yolculuğu, Özcan Yurdalan (Agora Kitaplığı)
Ömür Süvarisi, Hüsrev Hatemi, (Dergah Yayınları)
Öptüm Kara Gözlerinden, Metin Önal Mengüşoğlu, (Artus)
1924, Beşir Ayvazoğlu, (Kapı)
Toz, Rasim Özdenören, (İz Yayıncılık)
Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu, (Dergâh Yay.)
Batı Mitolojisi, Joseph Campbell, (İmge Kitabevi)
Balık ve Tango, Sibel Eraslan, (Dergah Yay.)
Cinsel Kimlikler, Camilla Paglia (Epos Yay.)
Sert Geçecek Bu Kış, Hayriye Ünal, (Hece Yay.) |
|
Devamı...
|
|
|
2008 ÖSS Soru ve Cevapları |
|
|
Cengiz Aytmatov' un Vedası |
|

Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov 10 Haziran 2008 Salı günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un (79) tedavi gördüğü Almanya'nın Nuremberg şehrinde hastanede hayatını kaybettiği bildirildi.
|
|
Devamı...
|
|
|

Eserde, yazarın gençlik yıllarında yazar olmak için verdiği mücadele etkileyici bir üslupla anlatılmaktadır. Roman, açlığı en korkunç derecede yaşayan bir yazarın öyküsüdür. Açlık kahramanın fiziksel ve ruhsal durumunu derinden etkiler. Knut Hamsun, bu hâli Açlık adlı eserinde ustalıkla anlatmaktadır. |
|
Devamı...
|
|
|
SES VE ÖFKE / William FAULKNER |
|

Eser Hakkında:
Eser, farklı bakış açılarıyla anlatılır ve dört ana bölümden meydana gelir. Ses ve Öfke, bilinç akışı yöntemi ile yazılmıştır.
Bilinçakışı Yöntemi: Yazar, kahramanların bilincinden geçen olayları müdahale etmeden anlatır.
Birinci bölüm, 7 Nisan 1928′de Benjy’nin bilincinden geçen olayların anlatılmasından ibarettir.
İkinci bölüm, 2 Haziran 1910′da Quanten’in intihar etmeden önceki yaşadıklarının onun zihninden anlatılmasıdır.
Üçüncü bölüm, 6 Nisan 1928′de Jason’ın bakış açısıyla anlatılan olaylar oluşturur.
Dördüncü bölüm, 8 Nisan 1928′de Paskalya günündeki olaylar oluşturur. |
|
Devamı...
|
|
|
KARACAOĞLAN, HAYATI VE SANATSAL KİŞİLİĞİ |
|

KARACAOĞLAN KİMDİR?
"Karacaoğlan eydür dosta darılmaz
Hasta oldum hatırcığım sorulmaz
Vatan tutup bu yerlerde kalınmaz
illeri var bizim il'e benzemez."
Karacaoğlan kimdir?
Bugüne kadar gelen şiirlerinden, türkülerinden adını bildiğimiz Karacaoğlan hakkında Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar önemli bir bilgi edinilememiştir. Halk edebiyatımızın öteki usta ozanlarında olduğu gibi, Karacaoğlan'la ilgili derinliğine bilgilerin sağlanması da ancak ciddi, bilimsel araştırmalara başlanmasıyla ve birçok bilim adamının kendisini halk edebiyatına adamasıyla birlikte olanaklı olmuştur.
|
|
Devamı...
|
|
Çağımızın ve günümüzün şiirini yalnızca daha iyi, daha yakından tanıdığımız için değil, bütün çağların şiirlerine kendimizinkinin sisleri arasından baktığımız için, şiir derken modern şiiri anlatmak istiyoruz. Modern şiir, artık hikayeden ayrılmış olan, gelişen burjuva sınıfının, çevresinin bilincine varmasında özel bir rol oynamış olan şiirdir.
Bu modern şiirin -iyisinin değil, herhangi bir modern şiirin- kendine özgü temel özellikleri nelerdir? Yunan şiirinin temel özelliği olan Mimesis (taklit), burjuva şiirinin temel özelliği değildir; Mimesis burjuva hikayesiyle oyununda görülür.
Bugün, anlayanların gözünde bir sanat olarak şiiri meydana getiren temel özellikler şunlardır: |
|
Devamı...
|
|
|
MADAM BOVERY / GUSTAVE FLAUBERT |
|

Batı edebiyatının en önemli klasiklerindendir. Flaubert‘in şaheseridir. Eser, romantik, hayalci ve mantıktan çok duyguları ile hareket eden bir kadının başından geçenleri ele alır. Bu bakımdan, Romantizme bir tepki özelliği de taşımaktadır. Gustave Flaubert‘ın Madam Bovary adlı romanı, tasvirleri ve realist gözlemleri, kurgulanış tekniğiyle batı edebiyatının en güzel şaheserlerinden biridir.
|
|
Devamı...
|
|
|

HAYYAM ÇEVİRİLERİ
Bütün dünyada yüzlerce, dilimizde ise tam on beş kez, nazım veya düz yazı biçiminde çevirisi bulunan Ömer Hayyam rubailerinin ozanı Gıyasüddin İbrahim'in oğlu, Ömer Hayyam'ın, hayata gelişi üzerinden dokuz yüz elli yıla yakın bir zaman geçmiş bulunuyor, ölümünden sonra değil, yaşadığı günlerde bile, çoğu yanlış yargıların çemberi içine alınmış olan İran’ ın ve dünyanın bu en sayılı bilgelik ustası gül, aşk, adalet, barış ve sevinçten örülü kalmasını arzuladığı evrene gözlerini kapadıktan üç yüz yıl sonra, gerçek anlayışın getirdiği sevgi ve hayranlık rüzgârı ile insanlığın malı olmuştur. Matematik, fizik, hekimlik ve gökler ilmi gibi kollarda, zamanında büyük ün bırakmış olan, bugün bile Batılıların şaşkılı bir beğeni içinde okudukları ilim eserlerinden başka, felsefe alanında da yeri bulunan Hayyam, kendisini ve rubai biçimi içinde bağdaşıp ruh bulmuş olan şiirlerini uzun yıllar ters anlayışlara, maksatlı görüşlere veya dar kavrayışlara tanıtamadı. |
|
Devamı...
|
|
|
T Ü R K E D E B İ Y A T I, HAZİRAN 2008,S.416 |
|
|