Skip to content
޵ an: Ana Sayfa arrow Türkçe arrow Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozuklukları(Konu Anlatımı,Çözümlü Örnekler ve Test)
Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozuklukları(Konu Anlatımı,Çözümlü Örnekler ve Test) Yazdır
SÖZCÜK DÜZEYİNDE ANLATIM BOZUKLUKLARI
ÖSS'de önemli bir yer tutan anlatım bozuk­luğu konusunu, sözcük ve cümle düzeyinde ol­mak üzere iki grupta inceleyeceğiz. Bu sayımızda sözcük düzeyindeki anlatım bozuklukları; cümle konusu bütün yönleriyle işlendikten sonra da cümle düzeyindeki anlatım bozuklukları konusu ele alınacaktır.
Sözcük düzeyindeki anlatım bozuklukları şu başlıklar altında incelenebilir:
  • Gereksiz sözcük kullanımı
  • Eş anlamlı sözcüklerin kullanımı
  • Yanlış anlamda kullanılan sözcükler
  • Karıştırılan sözcükler
  • Yapıları bozuk sözcükler
  • Yanlış yerde kullanılan sözcükler
  • Tamlama yanlışlıkları
  • Anlamca çelişen sözler
  • Deyimlerin yanlış kullanımı
1. GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANIMI
Gereksiz sözcük; çıkarıldığında cümlenin anlamında ve yapısında en ufak bir daralmaya, bozulmaya yol açmayan sözcüktür.
Gereksiz sözcük kullanımı, doğrudan cümle­nin anlatımını bozmasa da, duruluğa engeldir. Duru bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz.
Çıkarmaya çalıştığımız sözcük; cümlenin an­lamında en ufak bir daralma, vurguda en ufak bir eksilme ya da bozulmaya neden oluyorsa o söz­cük gereklidir; çıkarılamaz.
Örnekler:
· Yola çıkmadan önce bütün hazırlıklarını ta­mamladı.
· Bu çirkin dedikoduları kim çıkarıyor?
· Arkadaşlarla birlikte maça gidecektik.
· Gizli sırlarını kimsenin bilmesini istemiyordu.
· Anayasa'nın 48. maddesindeki yazılı nitelik­leri taşıyan...
· Dergideki mevcut soruları...
· Mecburen dinlemek zorunda kaldım.
· Yazdığı son romanı, bu konuyu İşliyordu.
· Çınar ağacının gölgesinde bir süre dinlendik.
· Yanındakinin kulağına alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
Bu cümlelerdeki altı çizili sözcükler gerek­sizdir; çıkarılmaları anlamda bir daralmaya yol aç­maz.
2. EŞ ANLAMLI SÖZCÜKLERİN KULLANIMI
Aynı anlama gelen iki sözcüğün birlikte kul­lanılması, anlatım bozukluğuna yol açar. Genellik­le başka dillerden alınan sözcüklerin anlamı bilin­mediği için bu yanlışlığa düşülür.
Örnekler:
Fakir ve yoksulları sevindirmeye çalışırdı.
Burası çocukların piknik yapmalarına son de­rece elverişli ve müsaittir.
Yolculuk ve seyahatlerinde kitabı yanımdan eksik etmem. Hakimler ve yargıçlar... Her türlü özveri ve fedâkârlıktan...
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili sözcükler eş anlamlı sözcüklerdir.
3. YANLIŞ ANLAMDA KULLANILAN SÖZCÜKLER
Kimi sözcükler, anlam inceliklerine dikkat edilmeden kullanılır. Sözcükleri kendi anlamını yansıtacak biçimde kullanmamak ya da uygun ol­mayan bir cümlede kullanmak anlatım bozuklu­ğuna yol açar. Bu tür bir yanlışlığa düşmemek için sözcüklerin anlamlarını ve kullanım yerlerini çok iyi bilmek zorundayız.
Örnekler:
-Yıkıntıda ölü sayısının artabileceği savunul-du.
-Çocuğunun başarısız olduğunu savunan ba­ba, yetkililerden yardım istiyordu.
"Savunma" bir saldırıya ya da düşünceye karşı olan davranıştır. Ortada böyle bir durum yoksa "savunma" yerine "öne sürme" ya da "id­dia etme" kullanılır.
-Enflasyonun düşmesine neden olan kararlar­dan söz ediyordu.
"Neden olmak" ya da "yüzünden" sözcükle­ri; olumsuz, istenmeyen durumlar için kullanılır. Enflasyonun düşmesi, ekonomide arzu edilir. Böyle durumlarda "katkıda bulunmak", "sağla­mak" ya da "sayesinde" sözcükleri kullanılır.
-Hırsızlar kaçmayı başardılar.
"Başarmak" sözcüğü de arzu edilen, olumlu durumlar için kullanılır. Hırsızların yakalanamama­sı "başarı" olamaz. Bu cümlede "Hırsızlar, ne ya­zık ki ele geçirilemediler ya da yakalanamadılar" denmeliydi.
-Taşıma fiyatlarına yapılan zam öğrenci velile­rini isyan ettirdi.
"Fiyat" satın almada, "ücret" de hizmet sun­mada kullanılır. Burada hizmet söz konusu oldu­ğu için "taşıma ücretlerine..." denmeliydi.
-Kapkaççı, kadının kolundaki çantayı zorla çalıp kaçtı.
"Çalma" eylemi gizli yapılır, "alıp kaçtı" den­meliydi.
-Öğrencilerin daha başarılı olabilmeleri için bir dizi önlem alındı.
"Önlem almak" kötü ya da yanlış bir şeyi or­tadan kaldırmak veya ona engel olmak amacıyla hazırlık yapmak, birtakım çarelere başvurmak de­mektir. "Önlem almak" bu cümlede kullanılamaz. "Öğrencilerin başarısızlıklarının önüne geçmek için önlem alınabilir." Ya da "önlem alındı" yerine "karar alındı" kullanılabilir.
- Sözleşmenin birçok maddesini olumlu bulu­yorum; ancak genelini onaylamam imkansız.
Bu cümlede onaylanan sözleşmenin geneli değil bütünüdür, "geneli" yerine "tümü - hepsi -bütünü" sözcüklerinden biri kullanılabilirdi.
4. KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER
Örnekler:
ayrıntı - ayrım
-Bu iki olay arasında ince bir ayrıntı var.
ayrım
(ayrıntı, teferruat; ayrım, fark)
özel - özgü
-Her şairin kendine özel bir üslubu olmalıdır.
"Özel" sözcüğü, "hususi"nin karşılığıdır. Bu cümlede "özgü" sözcüğü kullanılmalıydı.
yoksul - yoksun
-Çalışma alışkanlığından yoksul, tembelin bi­riydi.
"Yoksul", fakir demektir, "yoksun" ise "mah­rum olmak" yerine kullanılır. Bu cümlede "yok­sun" kullanılmalıydı.
azımsamak - küçümsemek
-Burası sanat alanında hiç de azımsanacak bir ülke değildir.
Azımsamak, nicelik; küçümsemek, nitelik bildirir. Bu cümlede söz konusu olan "nitelik" ol­duğu için "küçümsenecek" sözcüğü kullanılma­lıydı.
bağlı - bağımlı
-Söz konusu olan "özgür düşünce" ve buna bağımlı olarak gelişen sanatsal etkinliklerdir.
"Bağlı", "bağlanmış olan, doğal" demektir, "bağımlı" ise "bir gücün etkisi altında bulunan, serbest olmayan" anlamı taşır. Örnek cümlede uygun olan sözcük "bağlı" olmalıydı.
5. YAPILARI BOZUK SÖZCÜKLER
Sözcükler, dilin kurallarına uygun biçimde türetilmeden cümlede kullanılırsa anlatım bozuk­luğu oluşur. Dile önem verenler bu tür sözcüklere sözlü ve yazılı anlatımlarında yer vermezler.
Örnekler:
- Mahkum kaçtı mı, kaçtırıldı mı?
"Kaçtırıldı" diye bir sözcüğümüz yoktur. Doğrusu "kaçırıldı" olmalıydı.
-Binalar daha sağlam yapılanabilirdi.
yapılabilirdi. Eti dolaba koymazsan, böyle kokturursun.
kokutursun.
Erdemlik. özveriyle olur. Erdemlilik
"Erdem" sözcüğü, "-lik" eki almaz. Ancak "erdemli" sözcüğü alır. "Erdemlilik" olur.
6. YANLIŞ YERDE KULLANILAN SÖZCÜKLER
Cümledeki anlatım bozukluğunun bir nedeni de sözcükleri bulunması gereken yerde kullan­mamaktır. Özellikle sıfat ve zarf görevli sözcükle­rin uygun yerde kullanılmasına özen gösterilmeli­dir. Bu tür sözcüklerin yanlış kullanımı, amaca uy­gun olmayan yanlış anlamalara yol açar. Okudu­ğumuz bir cümleden farklı şeyler anlaşılabillyorsa, anlatım sağlıklı değil demektir.
Cümledeki her sözcüğün yeri, amacımız doğrultusunda en uygun yer olmalıdır.
Örnekler:
-Başkan, göreve başladıktan bu yana en az halkın desteğini kazanan lider unvanını aldı.
"En az", "halkın" sıfatı değil "kazanan"ın be­lirtecidir. Cümle "Başkan, göreve başladıktan bu yana halkın en az desteğini kazanan lider unvanı­nı aldı." biçiminde olmalıydı.
-Demokrasiyi, her türlü anayasa dışı eyleme karşı savunacağız.
"Her türlü" sözü, yanlış yerde kullanılmıştır. Çünkü anlatılmak istenen "anayasa dışı her türlü eylem"dir.
-Meclis 280 oya karşı 103 oyla öneriyi reddet­ti.
Öneriyi reddeden 103 oy değil, 280 oydur. Sayıların yerleri değiştirilmeli: "Meclis, 103 oya karşı 280 oyla öneriyi reddetti."
- Balıkçılık, en çok hükümetlerin desteklediği sektörlerden biridir.
"En çok", "desteklediği" sözcüğünün belir­teci olarak kullanılmalıydı. Cümlenin doğru biçimi: "Balıkçılık, hükümetlerin en çok desteklediği sek­törlerden biridir."
-Başbakan, Çin'e bu yılın yedinci büyük gezi­sini yapıyor.
Bu cümleye göre Başbakan, bu yıl altı kez gittiği Çin'e yedinci kez gidiyor. Oysa öyle değil. Cümle: "Başbakan, bu yılın yedinci büyük gezisi­ni Çin'e yapıyor." biçiminde olmalıydı.
-Otobüs, yoğun sis yüzünden karşıdan gel­mekte olan kamyonla çarpıştı.
Çarpışmanın nedeni mi yoğun sis, yoksa kamyonun karşıdan gelmesinin nedeni mi, belli değil. Cümle: "Otobüs, karşıdan gelmekte olan kamyonla yoğun sis yüzünden çarpıştı." biçimin­de olmalıydı.
-Yalınayak gazetecileri kapıda karşılayan ünlü sanatçı...
Bu cümlede de "yalınayak" sözcüğü, "karşı­layan" sözünden önceye alınmalıydı.
7. TAMLAMA YANLIŞLIKLARI
Ad ve sıfat tamlamalarında dilbilgisi kuralla­rına aykırı kullanımlar, tamlayan ile tamlanan ara­sındaki uyumsuzluklar ve yanlış anlamlara neden olacak tamlamalar, cümlenin anlatımını bozar.
Tamlamalarla ilgili yanlışlıkları aşağıdaki ne­denlere dayalı olarak inceleyebiliriz:
a) Tamlama Eklerinin Eksik ya da Yanlış Kullanılması:
Belirtili ya da zincirleme ad tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına çok sayıda sözcük girebilir. Bu durumda tamlama eklerinin eksiksiz ve doğru kullanılması gerekir:
^ Bu ödül yayınevimizin ünlü şaire, onun yüce tamlayan anısına, armağandır. tamlanan
Tamlanan eki eksikliği var; "armağanıdır" olacak.
^ Eldeki veriler bütün yönleriyle analiz edilmesi tamlayan tamlanan
gerekir.
Tamlayan eki eksikliği var; "verilerin" olması gerekir.
Kimi cümlelerde, ortada bir tamlama olmadı­ğı halde iyelik eki (tamlanan eki) kullanılır. Bu da anlatım bozukluğuna yol açar:
Araba kullanmasını biliyor mu? kullanmayı (D) m Çocuk bu yaşa geldi, yemek yemesini öğrenemedi
yemeyi (D)
-Önce dinlemesini bilin!
dinlemeyi (D)
Neşe verici şeylerle de uğraşalım, gülmesini
gülmeyi (D ) unutmayalım.
UYARI :
Kimi belirtili ad tamlamalarında tamlayan eki yerine "-den" getirilebilir. Bunlar çoktan seç­meli tamlamalarda söz konusudur. Her ad tam­lamasında "-in" yerine "-den" kullanılmaz:
Öğrencilerden birkaçı... (D)
Sorulardan hangisi... (D)
İşçilerden hepsi... (Y)
İşçilerin hepsi... (D)
b) Ortak Olmayan Tamlamanın Ortakmış Gi­bi Kullanılması:
Bir ad, bir de sıfat tamlamasında tamlanan aynı sözcükten oluşsa da ekleri farklı olduğu için ortak alınamaz:
Kişi zamiri
İşaret zamiri l Be|irtisİ2 ad tamlaması Soru zamiri
Belgisiz zamir j Slfat tamlaması
Kişi ve işaret zamirleri (D) Soru, işaret ve kişi zamirleri (D) işaret ve belgisiz zamirler (Y) İşaret zamirleri ve belgisiz zamirler (D)
Kepekli ve çavdar ekmeği (Y) Kepekli ekmek ve çavdar ekmeği (D)
Özel ve kamusal alan (D) Özel ve kamu alanlarında (Y) Özel alan ve kamu alanında (D)
Karadeniz ve karasal iklim (Y) Karadeniz iklimi ve karasal iklim (D)
C) Tamlayan ile Tamlananın Uyumsuzluğu :
Türkçede sayı sıfatlarından ve kimi nicelik bildiren belgisiz sıfatlardan sonra gelen adlar ço­ğul eki almaz. Tamlamalarda yapılan temel dilbil­gisi yanlışlarından biri de budur:
Birkaç işçiler (Y) işçi (D)
Birçok sorunlar (Y) sorun (D)
On bin askerler (Y) asker(D)
Hiçbir veliler fY) veli (D)
NOT:
Mantıksal tutarsızlık içeren tamlamalar da anlatım bozukluğuna yol açar: .
-Emekli öğretmen ve öğrencilerin...
Bu cümlede "emekli" sıfatı, hem öğretmen hem de öğrenciler için ortak kullanılmış. Cüm­le:
"Öğrencilerin ve Emekli öğretmenlerin..." biçi­minde oluşsaydı anlam belirsizliği olmazdı.
-Yüksek tepe ve ırmakların...
Bu ifadede de "yüksek" sıfatı,"ırmaklar" adının sıfatı gibi algılanabiliyor. Oysa ırmaklar için "yüksek" sıfatı kullanılamaz.
8. ANLAMCA ÇELİŞEN SÖZLER
Cümle içinde anlamca çelişen sözlere yer vermek, bir anlatım kusurudur. Bu durum cümle­nin anlaşılmasını zorlaştırır ve anlatım bozukluğu­na yol açar. Doğru kurulmuş bir cümlede çelişen İfadeler, sözcükler yer almamalıdır.
Örnekler:
-Kızım yurt dışına çıkalı, aşağı yukarı tam bir ay oldu.
(Bu cümlede "aşağı yukarı" yaklaşık, "tam" kesinlik bildirir.)
-Bu olay hiç şüphesiz onun da kulağına eriş-fniş olabilir.
("hiç şüphesiz" kesinlik, "erişmiş olabilir" olasılık anlamı bildirir.)
- ilaçlarını gün aşırı her gün almalısın.
("gün aşın" İle "her gün" İfadeleri çelişir.)
-At yarışlarında altı yıl içinde birer yıl arayla üç kez art arda kazandı.
("birer yıl arayla" ve "art arda" sözleri anlam­ca çelişir.)
-Bakan, kesinlikle askeri bir çözüme karşı çıkı­lacağını umduğunu belirtti.
(Hem "kesinlikle" hem de "umduğunu" söz­leri çelişkili ifadelerdir.)
9. DEYİMLERİN YANLIŞ KULLANIMI
Deyimler yüzyıllardır kullanılagelen kalıplaş­mış söz öbekleridir. Deyimi oluşturan sözcüklerin dokunulmazlığı vardır. Yani sözcükler, başka söz­cüklerle değiştirilemez; eş ya da yakın anlamlıları kullanılamaz. Deyime yapılan müdahale, deyimin yapısını bozar. Bu haliyle kullanılan söz öbekleri de anlatımı bozar:
-Dün paraya kurşun atıyordu; bugün villalarda oturuyor.
(Deyimin orijinali "meteliğe kurşun atmak"tır.
-Annemi bilirsin; o şimdi sineği deve yapar.
("Sineği deve yapmak" diye bir deyimimiz yoktur; "pireyi deve yapmak" vardır.
Deyimler kimi zaman uygun olmayan cümle­lerde de kullanılır. Bu da anlatım bozukluğuna yol açar:
-Çok kızmıştı; adeta gözleri kan çanağına dönmüştü.
"Gözleri kan çanağına dönmek" deyimi, çok ağlayan insanlar için kullanılır. Çok kızan biri için bu deyim kullanılmaz.
ÇÖZÜMLÜ ÖRNEKLER
ÖRNEK - 1 (ÖSS - 2006):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) İlgililer bu konuda görüş alışverişinde bulun­dular.
B) Bu tür etkinliklerin çoğaltılması gerektiğini - düşünüyorum.
C) Gazetelerde yer alan haberleri değerlendire­cekler.
D) Bundan sonraki amacımız halkf bilinçlendir­mek olacak.
E) O dönemde para üç katı değer kaybetmişti.
ÇÖZÜM:
A, B, C, D seçeneklerinde herhangi bir anlatım bozukluğu yok. Ancak E'de "paranın üç kat de­ğer kaybetmesi" ifadesi anlatımı bozmuştur. Pa­ra; üç kat-, beş kat değer kazanabilir. Ama hiçbir zaman üç ya da beş kat değer kaybedemez. Üç­te bir, üçte iki değer kaybedebilir. Anlatılmak iste­nen de bu olsa gerek. Cümle "O dönemde para, üçte iki değer kaybetmişti." biçiminde düzeltilebi­lir..
Doğru cevap (E) seçeneğidir.
ÖRNEK - 2 (ÖSS - 2006):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) işe geç geleceğini hiç olmazsa bana haber verseydin bari.
B) O anda, dertleşebileceği bir dosta ihtiyacı vardı; ama yanında kimse yoktu.
C) Bu karara varmadan önce, onların da görüş ve önerilerini dikkate alman gerekirdi.
D) Yazıda onun resimlerinden pek söz edilmi­yor oysa o, çok yetenekli bir sanatçı.
E) Beğendiğimiz o evi satın aldık; ancak oraya önümüzdeki yıl taşınabileceğiz.
ÇÖZÜM:
"hiç olmazsa" ve "bari" sözcükleri cümleye aynı anlamı katan sözcüklerdir. Aynı anlama gelen sözcüklerin bir cümlede birlikte kullanılması anla­tım bozukluğuna yol açar. Doğru cevap (A) seçeneğidir.
ÖRNEK - 3 (ÖSS - 2006):
Bu davranış insandan insana göre değişir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakile-rin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) İşaret sıfatına yer verilmesinden
B) İkilemenin yanlış kullanılmasından
C) Gereksiz yere ilgeç kullanılmasından
D) Tümleç kullanılmasından
E) Yüklemin geniş zamanlı olmasından
ÇÖZÜM:
"göre" ilgeci cümleden çıkarıldığında, cümlenin anlamında en ufak bir daralma ve bozulma olma­dığı görülecektir. Yani gereksiz yere ilgeç kullanıl­mıştır.
Doğru cevap (C) seçeneğidir.
ÖRNEK - 4 (ÖSS - 2005):
Sözünü ettiğiniz binayı ne gördüm ne de yerini bilirim.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakile­ri!! hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Nesne eksikliğinden
B) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
C) Tamlayan eksikliğinden
D) Yüklemin olumlu olmasından
E) Tümleç eksikliğinden
ÇÖZÜM:
Soru kökünde yer alan cümledeki anlatım bozuk­luğu bir tamlayan eksikliğinden ileri gelmektedir. Cümle şöyle düzeltilebilir: "Sözünü ettiğiniz binayı ne gördüm ne de binanın yerini bilirim."
Doğru cevap (C) seçeneğidir.
ÖRNEK - 5 (ÖSS - 2005):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu kazada can kaybı yaşanmadı.
B) Söylenenleri pek de onaylamadı.
C) Yapıtları hâlâ unutulmadı.
D) Kimseye bir yararı dokunmadı. C) İstediği başarıya ulaşamadı.
ÇÖZÜM:
B, C, D ve E seçenekleri anlatım bakımından doğrudur. Fakat A'da "yaşanmadı" sözcüğü yan­lış kullanılmıştır. "Can kaybı, mal kaybı..." gibi is­tenmeyen sonuçlar için "yaşanmak" eylemi kulla­nılamaz. Cümledeki "yaşanmadı" sözcüğü "olma­dı" sözcüğü ile karıştırılmıştır. Onun için cümlede "can kaybı yaşanmadı" yerine "can kaybı olmadı" demek gerekirdi.
Doğru cevap (A) seçeneğidir.
ÖRNEK - 6 (ÖSS - 2005):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Doğanın güzelliğidir beni burada en çok et­kileyen.
B) Bir ailenin verdiği insanüstü bir çabanın öy­küsüdür bu.
C) Aslında gerçeğin ta kendisidir anlattıkları.
D) Tasarıları arasında ona yer yoktu aslında.
E) Şimdiye değin hiç karşılaşmamıştım böyle bir durumla.
ÇÖZÜM:
A, C, D ve E'deki cümlelerde anlatım bozukluğu yok. Ancak B'deki cümlede "verdiği" sözcüğü anlam bakımından yanlış kullanılmıştır. Çünkü di­limizde "çaba vermek" diye bir anlatım kalıbı yok­tur. Bu sözün doğrusu "çaba göstermektir. Onun için cümle şöyle düzeltilebilir: "Bir ailenin gösterdiği insanüstü bir çabanın öyküsüdür bu."
Doğru cevap (B) seçeneğidir.
ÖRNEK - 7 (ÖSS - 2004):
Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister iste­mez yükseliyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakile-rin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin şimdiki zamanlı olmasından
B) Yanlış ilgeç kullanılmasından
C) Ad tamlamasının yanlış kurulmasından
D) Gereksiz zarf tümleci kullanılmasından
E) Yüklemin üçüncü tekil kişili olmasından
ÇÖZÜM:
"Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz yükseli­yor." cümlesine "ister istemez" sözünün eklen­mesi anlatımı bozmuş. Bozukluk gereksiz zarf tümleci kullanımından kaynaklanıyor. Doğru cevap (D) seçeneğidir.
ÖRNEK - 8 (ÖSS - 2004):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı be­nim.
B) Bu kitabında yazar, başkalarından duydukla­rını değil, yalnızca gördüklerini anlatıyor.
C) Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bu sanat unutulmuş.
D) Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.
E) Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.
ÇÖZÜM:
A, B, D ve E seçeneklerinde anlatım kusursuz. C'deki cümlede ise gereksiz sözlere yer verilmiş. "İlgi yoksunluğu" ifadesi "yetersiz kalma"yı içerir. C'deki cümle, "ilgi yoksunluğundan bu sanat unutulmuş." biçiminde düzeltilebilir.
Doğru cevap (C) seçeneğidir.
ÖRNEK - 9 (ÖSS - 2003):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Çevremizdeki kişilerle kuracağımız İlişkilerde özenli olmalıyız.
B) Sorunların, bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.
C) Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı olduk­ça azdır.
D) Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadı­ğını kanıtlıyor.
E) Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
ÇÖZÜM:
A, B, C ve D'deki cümlelerde anlatım bozukluğu yok. Ancak E'deki cümlede "iftiralar" sözcüğünün yanlış kullanılması anlatım bozukluğuna yol aç­mıştır. "İftira" zaten "asılsız ve kasıtlı suç yükle­me" demektir. Yani "iftiralar uydurmadır" dene­mez. Onun için "iftiralar" yerine "iddialar" sözcü­ğü kullanılmalıydı. ,
Doğru cevap (E) seçeneğidir.
ÖRNEK - 10 (ÖSS - 2002):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Burada, tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.
B) Kentteki yaşam, öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.
C) Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde bulunuluyor.
D) Kütüphaneden yararlanacak öğrencilerin ön­ce kütüphaneye üye olmaları gerekiyor.
E) Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü ola­nak sağlanıyor.
ÇÖZÜM:
B, C, D ve E seçeneklerinde anlatım bozukluğu yoktur. A'da ise "etkinlik" sözcüğü yanlış kullanıl­mış. "Etkinlik", "çalışırlık, işlerlik, faaliyet" demek­tir. Cümle, "Burada, tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok yer bulunuyor." biçiminde "düzeltilebilir.
Doğru cevap (A) seçeneğidir.
ÖRNEK-11 (ÖSS-2001):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım
bozukluğu vardır?
A) Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı cam, kireç ve tuğla tozundan oluşan harçlarla yapılmıştır.
B) Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konukevinin önünde fotoğraf çektirdikten sonra oradan ayrıldık.
C) Oraya gitmeye karar verirseniz, bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.
D) Her sabah erkenden kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını olumlu yön­de etkilediğini öğrendik.
E) Adaylar yirmi beş yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması gerekti­ğini söyledi.
ÇÖZÜM:
A, B, C ve D'deki cümleler anlatım bakımından doğru; fakat E'deki cümle bozuktur. Bu bozuklu­ğun birden çok nedeni vardır. Bunlardan -biri, tamlayan durumundaki "adaylar" sözcüğünde tamlayan eki bulunmaması, bir diğeri ise "olmalı" sözcüğünün yanlış kullanılmasıdır. Anlatımın dü­zelmesi için "adaylar" yerine "adayların" tamlaya­nı, "olmalı" yerine ise "olmaması" tamlananını ge­tirmek gerekmektedir.
Doğru cevap (E) seçeneğidir.
ÖRNEK - 12 (ÖSS - 2000):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım
bozukluğu vardır?
A) Yetkililer, bu konuda uluslararası işbirliği ya­pılmasına karar verdiler.
B) Siyasi, askeri ve ekonomi alanlarında görüş­tüler.
C) Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D) Toplantıda, herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E) Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu be­lirlediler.
ÇÖZÜM:
A, C, D ve E'deki cümlelerde anlatım bozukluğu yoktur. B'de ise "siyasi, askeri ve ekonomi alan­ları" tamlamasının kuruluşu yanlıştır. Bu tamlama­da sıfat görevindeki "siyasi ve askeri" sözcükleri ile ad görevindeki "ekonomi" sözcüğü aynı tam­lanana bağlanmıştır. Bu, tamlama kurallarına ay­kırıdır. Tamlamanın doğrusu şudur: "Siyasi, askeri ve ekonomik alanlar."
Doğru cevap (B) seçeneğidir.
ÖRNEK - 13 (ÖSS - 1999 İptal)
Alınan bu karar, savaşta askerin daha çok ölme­sine yol açtı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) "bu" sözcüğü atılarak
B) "daha çok" sözü "askerin" sözcüğünden ön­ce kullanılarak
C) "yol açtı" yerine "neden oldu" sözü getirile­rek
D) "alınan" sözcüğü atılarak
E) "savaşta" sözcüğü "askerin" sözcüğünden sonra kullanılarak
ÇÖZÜM:
Soru kökünde verilen cümlede "daha çok" sözü "ölme" sözcüğünü belirtmiş; bu da anlatım bo­zukluğuna neden olmuş. Cümleyi "Alınan bu ka­rar, savaşta daha çok askerin ölmesine yol açtı." biçiminde düzenlersek anlatım bozukluğunu gi­dermiş oluruz.
Doğru cevap (B) seçeneğidir.
ÖRNEK -14 (ÖYS - 1997):
Öğrenci sayısının kalabalık olması bu sonucu do­ğuruyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin şimdiki zamanda olmasından
B) Dolaylı tümleç eksikliğinden
C) Yanlış sözcük kullanılmasından
D) Nesnenin yanlış yerde bulunmasından
E) Gereksiz yere işaret sıfatı kullanılmasından
ÇÖZÜM:
Verilen cümleyi incelediğimiz zaman "kalabalık" sözcüğünün yanlış kullanıldığını görürüz. "... gös­tericilerin kalabalık olması..." gibi bir ifade doğru­dur; ancak "... öğrenci sayısının kalabalık olma­sı..." ifadesi yanlıştır, "kalabalık" sözcüğünün "sa­yısının" sözcüğüyle birlikte kullanımı yanlıştır, "kalabalık" sözcüğü yerine "çok" getirilirse anla­tım bozukluğu giderilir. Cümle: "Öğrenci sayısının çok olması bu sonucu doğuruyor." biçiminde ku­rulursa anlatım bozukluğu giderilir. A, B, D ve E'de verilen açıklamalar anlatım bozukluğu ile il­gili değildir.
Doğru cevap (C) seçeneğidir.
ÖRNEK-15 (ÖSS-1997):
Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çı­rılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakile-rin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
3) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş za­manda kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uyumsuzluk bu­lunmasından
ÇÖZÜM:
Verilen cümleyi dikkatle incelediğimiz zaman A, C, D ve E'de verilen açıklamalardan hiçbirinin an­latım bozukluğu ile ilgisinin olmadığını görüyoruz. Oysa B'de verilen "ilgi ekinin gereksiz kullanımı" anlatım bozukluğuna neden olmuştur, "-kl" eki cümleden çıkarıldığı zaman anlatım daha güzel olmaktadır, "-ki" eki gereksiz kullanılmıştır.
Doğru cevap (B) seçeneğidir.
ÖRNEK - 16 (ÖSS - 1996):
Elbette onunla birlikte gitmiş olabilirler.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğe eksikliği
B) Özne yüklem uyuşmazlığı
C) Öznenin belirtilmemiş olması
D) Aynı anlama gelen sözcüklerin birlikte kulla­nılması
E) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanıl­ması
ÇÖZÜM:
Verilen cümleyi incelediğimiz zaman "elbette" sözcüğü ile "gitmiş olabilirler" ifadesinin anlamca çeliştiği görülür. Bunlardan birincisi kesinlik; ikin­cisi olasılık bildiriyor. Aynı cümlede bu iki ifadenin bulunması anlatımı bozar.
Doğru cevap (E) seçeneğidir.
ÖRNEK-17 (ÖSS-1996):
Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakiierden hangisidir?
A) Gereksiz sözcük kullanılması Bj Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kulla­nılması
C) Tamlamanın yanlış yapılması
D) Ekeylemin yanlış kullanılması
E) Yüklemine,göre olumsuz cümle olması
ÇÖZÜM:
"Azımsamak" sözcüğü dilimizde sayılabilen nes­neler için kullanılırsa doğrudur. Sözgelimi, bir kişi bir yerden aldığı parayı azımsayabilir. Bu sözcü­ğün, soru kökünde verilen cümlede "küçümse­mek" yerine kullanıldığı anlaşılıyor. Bu kullanım yanlıştır. Anlatım bozukluğu bu sözcüğün (azım­samak) yanlış kullanılmasından kaynaklanmakta­dır. "Azımsamak" yerine "küçümsemek" getirilir­se anlatım bozukluğu giderilir.
Doğru cevap (B) seçeneğidir.
ÖRNEK - 18 (ÖYS -1995):
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Belki de olay çıkarmak için değil, kendini sa­vunmak için böyle davrandı.
B) Eminim ki adam güç durumda olmasaydı belki de o parayı almazdı.
C) Kim bilir, belki önemli bir işi çıkmıştır.
D) Belli olmaz ki belki sizinle birlikte gitmek is­ter.
E) Bilmiyorum, belki akşama doğru gelir. ÇÖZÜM:
A, C, D ve E seçeneklerinde anlatım bozukluğu yoktur. B'deki cümlede ise çelişen sözlerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol aç­mıştır. Cümlede geçen "eminim" sözü kesinlik; "belki" sözü olasılık bildiriyor. Cümle aşağıdaki biçimlerden biriyle ifade edilirse anlatım bozuklu­ğu giderilmiş olur:
Eminim ki adam güç durumda olmasaydı o parayı almazdı.
Adam güç durumda olmasaydı belki de o parayı almazdı.
Doğru cevap (B) seçeneğidir.
ÖRNEK - 19 (ÖSS - 1990):
Beyin zarı iltihaplan iyi tedavi edilmezse, ölüme hatta sara nöbetlerine yol açabilir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakile-rin hangisiyle giderilebilir?
AJ "sara nöbetlerine" sözü ile "ölüme" sözcüğü yer değiştirerek
B) "yol açabilir" yerine "neden olabilir" sözü getirilerek
C) "sara" sözcüğü kaldırılarak
D) "zarı" yerine "zarının" sözcüğü getirilerek
E) "edilmezse" yerine "edilmediğinde" sözcüğü getirilerek
ÇÖZÜM:
Bu cümledeki anlatım bozukluğu sözcüklerin yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu, aynı zamanda mantıksal tutarsızlığa da neden ol­muştur, "sara nöbetlerine" sözü ile "ölüme" söz­cüğü yer değiştirirse cümlenin anlatımı düzelir: "Beyin zarı iltihapları iyi tedavi edilmezse, sara nöbetlerine hatta ölüme yol açabilir."
Doğru cevap (A) seçeneğidir.
ÖRNEK - 20 (ÖYS - 1988):
Bahçedeki zararlı otlar yolarak bir yere
I II III IV
yıgılmalıdır. V
Bu cümledeki anlatım bozuk uğu, hangi söz­cük değiştirilerek düzeltilebilir?
A)l B) II C) III D) IV E)V
ÇÖZÜM:
"yıgılmalıdır" yüklemi edilgen çatılıdır. Temel cümlenin yüklemi edilgen çatılı olunca yan cüm­leciğin yüklemi (yolarak) de edilgen olur. Yani "yolarak" sözcüğü "yolunarak" biçiminde yazıl­malıydı. Yanlış yapılanan sözcük, cümlenin anlatı­mını bozmuştur. Doğru cevap (D) seçeneğidir.
TEST :
1. Düşen uçakta kurtulan olmadığı savunuldu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, aşağı-dakilerin hangisinden kaynaklanmakta­dır?
A) Gereksiz sözcük kullanılmasından
B) Bir sözcüğün anlamına uygun olarak kullanılmamasından
C) Sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliğinden
E) Anlamca çelişen sözlere yer verilmesin­den
2. Özgürlüklerin ortadan kaldırılmasına...
Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle ta­mamlanırsa anlatım bozuk olur?
A) kimse seyirci kalamaz.
B) artık ihtimal vermiyorum.
C) kimi insanlar da katkıda bulunuyor.
D) ne olursa olsun izin verilemez.
E) savaşlar bile neden olmamalı.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anla­tım bozukluğu vardır?
A) Birçok sanatçı arkadaşımla bu parçayı seslendireceğiz.
B) Pek istemesem de artık, oraya sensiz gideceğim.
C) Arkadaş olmanın belli kriterleri olmaya­bilir; ama dost olmanın vardır.
D) O kadar güzel konuşuyordu ki sanki di­linden bal akıyordu.
E) Ankara'da yaptığımız toplantılarda bunu günün konusu olarak masaya yatırdık.
4. Deyimler kalıplaşmıştır; yapısı bozulamaz, sözcüklerin yerleri değiştirilemez.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun ne­deni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çelişen sözcüklere yer verilmesi
B) Gereksiz sözcük kullanılması
C) Noktalama yanlışlığı
D) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
E) Tamlayan eki eksikliği
5. "Özgün" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış kullanılmıştır?
A) Ahmet Haşim, edebiyatımızın özgün şa­irlerinden biridir.
B) Bu dokumanın özgün olduğunu mu söy­lüyorsun?
C) Ünsüz benzeşmesi, Türkçeye özgün bir kuraldır.
D) Kalıcılığı sağlayan yapıtlar, özgün yapıt­lardır.
E) Sanatçı, özgün resimler çizmeye çalış­mış.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anla­tım bozukluğu vardır?
A) Dün bütün arkadaşları, onu ofisinde bi­rer birer kutladı.
B) Çocuk, fen ve askeri lise sınavlarına ha­zırlanıyor.
C) Bu olayın anımsatılması hepimizin keyfi­ni kaçırmıştı.
D) Mercan denen canlılar, sığ ve sıcaklığı 20 derece civarında olan denizlerde ya­şar.
E) Tanzimat ve Servet-i Fünun edebiyatı dönemlerinde buna pek rastlamıyoruz.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anla­tım bozukluğu vardır?
A) Yaralıların sağlık durumları iyileşmeye başladı.
B) Bana diş geçiremeyince sana yüklen­meye başladı.
C) Pazar günleri genelde geç kalkar, hiçbir işle uğraşmak istemez.
D) Öğretmenliğimin on yılı devlet okulların­da, sekiz yılı da dershanelerde geçti.
E) Sanat bir tutkuya dönüştüğü zaman sa­natçı parayı düşünmez.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük cümleden çıkarıldığında, cümle­nin anlamında bir daralma ve bozulma ol­maz?
A) Çocuklar çok sevdikleri çizgi filmleri te­levizyonda izler.
B) Büyük başarılar, büyük çalışmalar ge­rektirir.
C) Oldukça deneyimli, ileriyi gören bir yö­neticidir.
D) Başarılı olan öğrencileri ödüllendirmek için tören yapılacak.
E) Ne kabak ne de tulumba tatlısı yedi ak­şam.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanılmıştır?
A) Bir gün gerçekten saygıdeğer olduğunu düşündüğünüz birinden söz etmeniz ge­rekebilir.
B) Dünya küresel bir yapıda olduğu için paralel daireleri aynı boyda değildir.
C)Yeryüzündeki herhangi bir noktanın Ek­vator'a uzaklığının açı olarak değerine enlem denir.
D) Çareyi ilaçlarda arıyordu; ama ilaçlar da bazen hiçbir işe yaramıyordu.
E) Burada bu kış ısı, sıfırın altında eksi yir­mi dereceye kadar düştü.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca çelişen sözlerin bir arada kullanılması an­latım bozukluğuna yol açmıştır?
A) Türkiye'de bir milyon kişiye düşen ma­kale sayısı yaklaşık 250 oldu.
B) Rehber öğretmenlerimizin açıklamaları, hiç şüphesiz bize yardımcı olabilir.
C) Mehmet Akif'in üçüncü kuşak akrabaları hâlâ Suşitsa'da yaşıyor.
D) Kültür Bakanlığı, bir değer ifade eden bütün kitaplara ve yazarlara aynı mesa­fededir.
E) Haber, genel anlamda muhabirin raporla İlgili yorumlarını kapsamaktadır.
11. Onun bize yaptıklarına karşılık . amacımıza
I
ulaşmak için yine de ona yardım edeceğiz. II III IV V
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, numa­ralanmış sözcüklerden hangisinin değişti­rilmesiyle giderilebilir?
A) I. B) İL C) IH. D) IV. E)V.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anla­tım bozukluğu vardır?
A) Evde oturup televizyon seyretmeyi sine­maya tercih ederdi.
B) Kapıcımız magazin haberlerine meraklı biriydi.
C) Ülkemizde asayişi sağlama yetkisi İçiş­leri Bakanlığı'na verilmiştir.
D) Kanalizasyon artıklarının karıştığı kirli sularla sebzeleri yıkamak istemedi.
E) Geçen kış da aynı sıkıntıları yaşamıştık.
13. Yazar, her öyküye bir roman gömüyor ade­ta; "Bulunması benden, çoğaltması senden" der gibi.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağı-dakilerin hangisiyle giderilebilir?
A) "her" sözcüğü cümleden atılarak
B) "gömüyor" sözcüğü yerine "atıyor" söz­cüğü getirilerek
C) "adeta" sözcüğü cümleden atılarak
D) "yazar" sözcüğü yerine "sanatçı" sözcü­ğü getirilerek
E) "Bulunması" sözcüğü yerine "bulması" sözcüğü getirilerek
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, gereksiz kullanılmıştır?
A) Türk romanı ürünleri ilk defa olarak Ser-vet-i Fünun döneminde modern bir çiz­giye ulaştı.
B) Tarlanın etrafında çiçeğe durmuş erik ağaçları vardı.
C) Bu ozanımız 1940 yılında ilk eserini çı­kardı.
D) Bu şehrin en büyük sorunu trafik yoğun­luğudur.
E) Bu konuda bjr toplantı da genel müdü­rümüz yaptı.
15. Dünkü sınavdaki birçok sorunun hazır I II III IV
formüllerle rahatlıkla çözüleceğini söyledi. V
Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi atılırsa cümlenin anlamında daral­ma, eksilme olmaz?
A)l. B) II. C) III. D) IV. E)V.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı an­lama gelen sözler, gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?
A) Artık var olmayan şeyleri büyük bir öz­lemle kim bilir kaç kez anmışızdır.
B) Kimi zaman geçmişte yaşanan anılarla baş başa kalırız hepimiz.
C) Kültürümüzün ayrılmaz öğeleri gün geç­tikçe yok oluyor.
D) İncelediğimiz ürünler arasında farklı dünya görüşlerini yansıtanlar var.
E) Yazdıklarımın hiçbiri bir düşünceye bağ­lanmanın ya da ortak bir görüşü savun­manın ürünü değildir.
17. İki gün içinde inşaatı tamamlanan bu büyük mağaza hizmete açılacak.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağı­daki değişikliklerin hangisiyle giderilebi­lir?
A) "tamamlanan" sözcüğünden önce "ye­ni" sözcüğü getirilerek
B) "bu" sözcüğü cümleden atılarak
C) "iki gün içinde" sözü "hizmete açılacak" sözünen önce getirilerek
D) "hizmete" sözcüğünden önce "özenle" sözcüğü getirilerek
E) "inşaatı" yerine "yapımı" sözcüğü getiri­lerek
18.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, anlam­ca çelişen sözlerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır?
A) Hiç kuşkusuz bugünlerde daha çok çalı­şıyor belki de.
B) Bu yapıtında dilin olanaklarını, sınırlarını zorlamıştır.
C) Bu tür özellikler de sanatçının öbür in­sanlardan ayrılmasını sağlar.
D) Onu Ankara'da ben de mutlaka görü­rüm.
E) Bu akşam da yağmur yağabilir.
19.O da yaşantısının son dönemini varlık içinde geçirmiştir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağı-dakilerin hangisinden kaynaklanmakta­dır?
A) Şahıs zamirine yer verilmesinden
B) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
C) Tamlamanın yanlış kurulmasından
D)Bir sözcüğün yanlış anlamda kullanılma­sından
E)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından
20. Yıl sonları pek çoğumuz, geçen yılla ilgili de­ğerlendirmelere yöneldiği, gelecek için plan­lar yaptığı bir dönemdir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Gereksiz yere ilgeç kullanılmasından
B) Tamlayan ekinin kullanılmamasından
C) Çelişen sözlerin bir arada kullanılmasın­dan
D) Yanlış anlamda sözcük kullanılmasından
E) Bir sözcüğün yanlış yapılanmasından
Cevap Anahtarı: 1)B 2)C 3)D 4)E 5)C 6)B 7)A 8)D 9)E 10)E 11)A 12)C 13)E 14)A 15)D 16)B 17)C 18)A 19)D 20)B
 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com