Skip to content
޵ an:
Cümleler - Doğru Cümlenin Özellikleri Yazdır

Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir durumu, bir olayı yargı bildirerek anlatan kelime veya kelime dizisine cümle denir. Cümlenin kurulabilmesi için, yargı bildiren çekimli bir fiil veya ek fiille çekimlenmiş bir isim yeterli­dir. En küçük cümle, bu özelliğe sahip tek kelimelik cümledir. "Baktı. Sevindi. Beklemişler." tek kelimelik cümlelerdir.

Cümlede yargı bildiren unsur yüklemdir. İhtiyaca göre yüklem, başka unsurlarla (özne, nesne, tümleç) desteklenerek cümle istenildiği kadar uzatı­labilir. Cümlede kelime veya kelime grubu sayısına sınır konulamaz. Ancak çok uzun cümleler okuyucu ve dinleyiciler tarafından kolayca anlaşılamaya-bilir.

Doğru Cümlenin Özellikleri :

Başarılı sözlü ve yazılı kompozisyonlar oluşturabilmek için cümlelerin doğru, iyi kurulmuş olmaları gerekir. Doğru cümlelerin özelliklerini dört başlık altında toplayabiliriz:

1) Cümlede dil bilgisi bakımından doğruluk:

Bir cümlenin doğru olabilmesi, dil bilgisi kurallarına uygun olmasına bağlıdır.

  Cümlede özne ve yüklem bulunmalıdır.

    Özne, nesne, tümleç ve yüklem birbirine bağlı ve kurallara uygun olarak dizilmelidir.

    Özellikle isim ve sıfat tamlamaları gibi kelime grupları dil bilgisi kurallarına göre oluşturulmalıdır.

Doğru cümle kurabilmek için yüklemle özne arasında şahıs bakımın­dan beraberlik sağlanmalıdır.

Bunu gerçekleştirebilmek için aşağıdaki kurallara dikkat edilmelidir:

-   Özne, "birkaç, herkes, hiçbir" gibi belirtisiz zamir ise yüklem çoğul hâlde olmaz.

"Herkes meydana toplanıyordu."

-   Özne hayvan veya eşyayı bildiren bir kelime olduğunda, yüklem tekildir.

"Çiçekler susuzluktan kurudu." "Kitaplar bir kenara atılmıştı." "Kuşlar artık gelmiyordu."

- Özne, birinci, ikinci ve üçüncü tekil şahıslarsa, yüklem, birinci çoğul şahıs olur.

"Ne sen, ne ben, ne de o, bu işin altından kalkamayız."

- Özne, ikinci ve üçüncü şahıssa, yüklem, ikinci çoğul şahıs olur.

"Sen ve o, niçin dersi dinlemiyorsunuz?"

2) Cümlede anlamca açıklık:

Anlam, doğru bir cümle için başta gelen esaslardan biridir. Bazı cümleler, dil bilgisi bakımından doğru bile olsalar, anlamsızlık taşırlar. Bu yüzden duygu ve düşüncelerimizi başka anlamlara yol açmayacak şekilde ifade etmeliyiz. Cümlede anlamca açıklığı sağlayabilmek için şu noktalara dikkat edilmelidir

-   Duygu ve düşünceler tam olarak anlatılmalıdır.

"Ben kitap okumayı kardeşimden daha fazla severim." cümlesinde anlamca bir açıklık yoktur. Burada "Ben kitap okumayı da, kardeşimi de seviyorum. Fakat kitap okumayı kardeşimi sevdiğimden daha fazla seviyo­rum." anlamı çıkmaktadır. Cümlenin doğrusu: "Ben kitap okumayı kardeşi­min sevdiğinden daha fazla severim." dir.

-     Uzun cümlelerde açıklığı sağlamak zordur. Kısa cümlelerde hatala­ra daha az rastlanır. Anlatım; kesin, açık, yalın ve canlı olur.

-     Cümleyi oluşturan öğelerden birinin eksikliği anlaşılmayı engelleye­bilir.

"Ahmet bu şiiri yağmur yağarken pencere önünde yazmış." cümlesi üzerinde düşünelim:

    "Ahmet yağmur yağarken pencere önünde yazmış." (Nesne eksik)

    "Bu şiiri yağmur yağarken yazmış." (Özne ve yer tamlayıcısı eksik.)

    "Ahmet pencere önünde yazmış." (Nesne ve zarf eksik)

Görüldüğü gibi cümlede bir veya birkaç öğenin eksikliği anlamca açıklığı engellemektedir.

- Noktalama işaretleri yerli yerinde kullanılmalıdır. Yanlış kullanılan bir noktalama işareti cümlenin anlamını değiştirebilir.

"Bu, yeşil renkli gözleri dinlendirir."

"Bu yeşil, renkli gözleri dinlendirir."

           "Bu yeşil renkli, gözleri dinlendirir."

Burada virgül cümlenin anlamını etkiliyor. Virgülün yeri değiştikçe, cümlenin anlamı da değişiyor.

Cümleleri ayırmak, anlaşılmasını kolaylaştırmak, anlamı etkili kılmak için noktalama işaretlerini kullanırız. Noktalama işaretlerini yerli yerinde kullanamamak cümlenin anlaşılmasını zorlaştırır.

- Kelimeler cümle içinde belli bir sıraya göre yer almalıdır. Noktalama işaretlerinde olduğu gibi, yanlış yerde kullanılan bir kelime cümlenin anlaşılmasını engelleyebilir ve anlamını değiştirebilir.

"İzinsiz inşaata girilmez." (İnşaata izinsiz girilmez.)

"Okulumuza eski Millî Eğitim Bakanı geldi." (Okulumuza Millî Eğitim eski Bakanı geldi.)

3)   Cümlede tesirlilik:

Cümlelerimizin tesirli olması, duygu ve düşüncelerimizin daha rahat anlaşılmasını ve okuyucunun ilgisini çekmesini sağlar.

Cümlelerimiz amacımızı az kelimeyle, sözü dolandırmadan, süse kaçmadan anlatmalıdır. Cümleden atıldıklarında anlatımı zayıflatmayan gereksiz kelimeleri kullanmamalıyız. Cümlede ağırlık vermek isteğimiz öğenin yükleme doğru yaklaşması, cümlenin tesirini artırır. Bu öge, özne, tümleç veya zarf olabilir.

"Ali dün tiyatroya gitti." cümlesinde ağırlık verilen öge tümleçtir. Yani Ali'nin nereye gittiğidir.

"Ali tiyatroya dün gitti." (Ne zaman gittiği önemli.)

"Dün tiyatroya Ali gitti." (Kimin gittiği önemli.)

Anlaşılmayan, kulağa hoş gelmeyen, akışı engelleyen kelimelere cümlede yer vermemeliyiz. Ahenkli cümleler yazıya renk katar. Bu tür yazı­ları okumaktan hepimiz zevk duyarız.

Aynı kelimelerin sık sık kullanılması cümlenin tesirini azaltır.

"Sonbahar mevsimini çok sevdiğimden, her sonbahar mevsi­minde ağacı bol yerlere gider, bol bol ağaçları seyreder, sonbaharın tadını çıkarırım." Cümlenin doğrusu şöyle olmalıdır: "Çok sevdiğim sonba­har mevsiminin tadını çıkarmak için ağaçlan seyredebileceğim yerlere gide­rim."

Ayrıca cümlelerimizde mantık hataları ve çelişkiler olmamalıdır. Zorlama benzetmeler, boş sözler, bilgisizlik ve monotonluk da cümlenin tesirinin azalmasına sebep olur.

"Aşağı yukarı tam bir asır önce yaşamış." (Mantık hatası.)

"Fırtına müthiş güzeldi." (Çelişkili)

"Kükürt tadında bir gökyüzü." (Zorlama benzetme)

4)   Basit, birleşik ve sıralı cümle kurma çalışmaları:

1. Basit cümle: Yapısında isim veya fiil cinsinden tek yüklem bulu­nan cümleye basit cümle denir.

"Dün akşam sinemaya gittim." "Derslerime çok çalışırım." "Üniversite sınavını kazanacağım."

Basit cümleyi belirleyen, yüklem dışındaki unsurların varlığı ve sayısı değildir. İçinde birçok kelimenin yer aldığı cümleler, tek yüklem taşıdıkları için basit cümlelerdir.

"Dün öğleden sonra bizim evde Orhan'la birlikte ders çalıştık."

Siz de benzer basit cümle kurma çalışmaları yapınız.

2.   Birleşik cümle: Yapısında birden fazla yüklem bulunan cümle-
ye, birleşik cümle denir. Türkçede iki tip birleşik cümle vardır:

a)   Şartlı birleşik cümle: Bir şart cümlesiyle tamamlanan cümledir.
Şart cümlesi tek başına bir fikir ifade etmez.

"Bir ay evvel sözümü dinleseydi, başına bu felaket gelmeyecek­ti."

b)   İç içe birleşik cümle: Bir cümlenin herhangi bir görevle başka
bir cümlenin içine girmesiyle meydana gelen cümledir.

"Ahmet gelmiyor diye çalışmayacak mıyız?"

3.   Sıralı cümle: Tek başına yargı bildiren cümlelerin bir anlam
bütünlüğü içinde sıralanmasıyla meydana gelen cümleler topluluğudur.
Sıralı cümleler iki ya da daha fazla cümleyle kurulur.

"Erkenden kalktı, kahvaltı yaptı, şemsiyesini aldı, çıktı."

"Gözleri alevlenmiş, boyu birdenbire bir dev kadar büyümüş, saçları dimdik olmuş, düşük bıyıkları kabarmıştı."

4.   Bağlı cümle: İki veya daha fazla cümlenin, bağlama edatlarıyla
birbirine bağlanması sonucu meydana gelen cümleye bağlı cümle denir.

"Hiç şüphem yok ki, bu işi o yaptı."

"Hava soğuktu ve yağmur çiseliyordu."

"Nesrin geldi de Dilara gelmedi."

"Seni dinliyorum fakat anlayamıyorum."

"İyi bir şiir kötü okunabilir, lâkin kötü bir şiir iyi okunamaz."

 

 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com