Skip to content
޵ an: Ana Sayfa arrow Edebiyat arrow Edebiyat Akımları( Konu Anlatımı,Çözümlü Örnekler ve Test)
Edebiyat Akımları( Konu Anlatımı,Çözümlü Örnekler ve Test) Yazdır

EDEBİYAT AKIMLARI
Toplumsal düzenin ve onun değişiminin bir gereği olarak, dünya görüşü ve sanat anlayışı bakımından birleşen kişilerin, eserleriyle ortaya koydukları ve sürdürdükleri ilkelerin toplamından doğan tutarlılığa "edebiyat akımı" denir.
Edebiyat, bir toplum ürünü; edebiyatçı, toplumun bireyi; edebiyat akımları da toplumdaki maddi - manevî gelişmelerin sanat alanına yansıyan etkileridir.

BATI EDEBİYATINDA AKIMLAR
Batı edebiyatında başlayan, bizim edebiyatımıza da yansıyan akımların başlıcaiarı (ortaya çıkış sırasıyla) şunlardır: Klasisizm, Romantizm, Realizm, Natüralizm, Parnasizm, Sembolizm, Fütürizm, Dadaizm, Sürrealizm, Egzistansiyalizm...

1. KLASİSİZM (KURALCILIK):
Klasisizm, 17. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmıştır. 17. yüzyıl Fransa'sında feodalist bir toplumsal yapı, mutlak krallık yönetimi vardı. Öte yandan edebiyat ve kültür dili gelişmekteydi. Akademinin kuruluşuyla (1634) dilin kuralları iyice belirlenmişti. Aynı dönemde Descartes, Usçuluk (Rasyonalizm) akımını güçlendirmiş; doğrunun ve gerçeğin akılla bulunabileceğini ileri sürmüştü. İşte bu şartlar "kuralcı" bir edebiyatın gelişmesini sağlamıştır.
Klasisizmin Temel Özellikleri:
-Klasik yapıtlarda konular, insan doğasına (yaratılışına) uygundur; insanın iç dünyasına saygı gösterilmiştir.
-Kahramanların davranışları, aklın denetimindedir ve sağduyuya dayanmıştır.
-İşlenen konuların "gerçek" olmasından çok "gerçeğe benzer" olmasına dikkat edilmiştir.
-Biçim, dil ve anlatımda, söyleyişte yetkinliğe ulaşmaya özen gösterilmiştir.
-Yapıtlarda üst tabakanın olgun ve soylu insanları anlatılırken, onların ruh halleri ele alınmış, dış görünüşlerine önem verilmemiştir.
-Klasisizmin kullandığı dil, ince ve süzme bir dildir. Sözcükler kaba ve bayağı değil, seçmedir.
-Klasik yazarlar, eski Yunan - Lâtin edebiyatlarını örnek almış, bu edebiyatların sanatçıları gibi yazmaya çalışmışlardır.
-Yapıtlarda, insan dışındaki her kavram göz ardı edilmiştir.
-Sanatçılar yapıtlarında kendi kişiliklerini gizlemişler, kendi duygu ve sırlarını söylemekten kaçınmışlardır.

Klasisizmin Temsilcileri:

Pierre Corneille......................Tragedya
Jean Racine..........................Tragedya
Molière................................Komedya
La Fontaine...........................Fabl
Madame de La Fayette..........Roman
Fenelon................................Roman
La Bruyère............................Deneme
Bossuet................................Hitabet
La Rochefoucault...................Özdeyiş
Boileau................................Eleştiri

Türk Edebiyatında Klasisizm :
Edebiyatımızda Divan şiiri, kuralcı dil ve söyleyişiyle klasik edebiyatla benzerlikler gösterir. Tanzimat edebiyatında; Şinasi (La Fontaine'den), Ahmet Vefik Paşa (Moliere'den) yaptıkları çeviri ve uyarlamalarla klasisizmi tanıtmışlardır.

2. ROMANTİZM (DUYGUCULUK)
Romantizm, 18. yüzyılın ikinci yarısında kla¬sisizme tepki olarak doğmuştur. Krallık rejiminin Fransız Ihtilali'yle yıkılmasından sonra, bu tarihsel olay; düşünce, sanat ve edebiyat dünyasında da etkili olmuş, romantik akım bu koşullarda ortaya çıkmıştır.

Romantizmin Temel Özellikleri :
-Romantizm; doğa ve yaşamda ne varsa korkusuzca sanata çağırmış, klasisizmin ihmal ettiği doğayı sevgiyle karşılamış; uzak ülkelerin, yerli ve yabancı törelerin tasvirine geniş yer vermiştir.
-Klasisizmde bulunmayan dekor, romantizmde önem kazanmıştır.
-Yunan mitolojisi yerine Hıristiyanlık mucizeleri ve ulusal efsaneler işlenmiş, Yunan ve Latin edebiyatları yerine çağdaş edebiyatlar örnek tutulmuş, konular tarihten ya da günlük olaylardan alınmıştır.
-Romantikler doğada ve yaşamda var olan karşıtlıklardan yararlanmışlar, sanatın gücünü bu karşıtlığa dayandırmışlardır (iyi - kötü, güzel - çirkin...)
-Klasisizmdeki "tip"in yerine romantizmde "karakter" oluşturulmuş, tasvire geniş yer verilmiştir.

-Romantik yapıtlar, klasiklerin akıl ve sağdu¬yusuna karşılık duygu ve hayale yer vermişler, lirik şiir böylece gelişme olanağı bulmuştur.
-Anlatım, klasisizme göre daha ağır ve sanatlı; üslup, özentili ve şairane tasvirlerle süslüdür.
-Dilde sınırlama yoktur; her türlü fikir ve duygu gerekli olan sözcüklerle dile getirilmiştir.
-Taklitçilik yerine "yaratıcılık" önem kazanmıştır.
-Roman kişileri saray ve çevresinden değil, yoksul kesimden seçilmiştir.

Romantizmin Temsilcileri:
Chateaubriand............ roman, deneme, gezi yazısı
Lamartine................... lirik şiir
Victor Hugo.................şiir, dram, roman
Alfred de Vigny............şiir, roman
Alexandre Dumas Pere., roman
Shelly.........................şiir
Lord Byron.................şiir
Wolfgang Goethe.........roman, şiir
Schiller.......................şiir, tiyatro
Aleksandr Puşkin.........şiir, tiyatro, roman, öykü
Edgar Allen Poe........... şiir, öykü

Türk Edebiyatında Romantizm:
Romantizm, edebiyatımızda en çok Tanzimat döneminde önce çevirilerle etkili oldu. Bu etki özellikle Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit'in yapıtlarında belirgin biçimde göze çarpar. Edebiyatımızın hemen her döneminde romantizmin etkilerine rastlamak mümkündür.

3. REALİZM (GERÇEKÇİLİK)
19. yüzyılın ikinci yarısında romantizme tepki olarak doğmuştur. Olguculuğun etkisi altında "hayal"i ve "duygu"yu yenme akımıdır. Hayal ve duygu atılınca yapılması gereken; gözlem, araştırma, inceleme gibi bilim yöntemlerine önem vermektir.
Stendhal ve Balzac'da realizmin müjdecisi, hazırlayıcısı sayılır. Bu akım, Gustave Flaubert'in "Madam Bovary" adlı romanının yayımlanmasıyla (1857) Fransa'da ve Avrupa'da yaygınlaşmıştır.

Realizmin Temel Özellikleri:
-Gözleme ve belgelere dayanır.
-Konular gerçek yaşamdan alınır; olaylar, kişiler, çevre, günlük hayatta rastlanan ya da rastlanma olasılığı bulunan olay, kişi ve çevrelerdir.
-Betimlemeye romantiklerden daha çok önem verilir; gözlem ve betimleme olayın içindeki kişilere bağlı kalır.
-Olayların, davranışların, kişilerde bıraktığı izlenimler, duygu ve düşünceler, ruhsal çözümlemeler yapılır.
-Karakter ve töre betimlemelerine önem verilir, bunlar sanat yapmak amacı taşımaz.
-Yazar, romanın dışındadır; kişiliğini gizler, taraf tutmayan bir gözle inceler, anlatır. Bu, bilimsel yöntemin edebiyata uygulanmasının sonucudur.
-"Sanat sanat içindir." ilkesiyle hareket edilen realizmde üslup; açık, sağlam, yapmacıksızdır.
-Realizm, daha çok roman ve hikâyede etkili olmuştur.

Realizmin Temsilcileri:
Henore de Balzac...................... roman
H. Byle Stendhal........................ roman
Gustave Flaubert........................ roman
Guy de Maupassant................... roman, öykü

Andre Gide............................... roman
Charles Dickens ..................... roman
G. Bernard Shaw......................tiyatro
Oscar Wilde..............................roman
Mark Twain ............................. roman, öykü
Ernest Hemingway .................... roman
Jack London ............................ roman, öykü
Maksim Gorki........................... roman
Dostoyevsky............................. roman

Türk Edebiyatında Realizm:
Türk edebiyatında, Tanzimat ikinci dönem yazarlarından Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım ve Recaizade Mahmut Ekrem'in romanlarında realizm başladı. Edebiyat-ı Cedide'de bir amaç durumuna geldi. Bu akımdan etkilenen diğer sanatçılarımız ise Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Seyfettin ve Yakup Kadri'dir.

4. NATÜRALİZM (DOĞALCILIK)
Natüralizm, gözlemle birlikte deneyi de uygulayan edebiyat akımıdır. En önemli bilimsel dayanağı determinizm (gerekircilik) dir. Bilimsel araştırmalarda gerekircilik ve kuşku, sonuca ulaşmak için en önde gelen yöntemlerdir. Determinizm, "Doğada her olayın bir nedeni vardır, aynı nedenler, aynı koşullarda aynı sonucu doğurur." yargısına dayanır. Emile Zola, yapıtlarıyla bu ilkeleri tanıtarak natüralizmi tek başına temsil etmiş, "deneysel roman" geleneğini başlatarak öncü görevi üstlenmiştir.
Natüralizm, realizme tepki değildir; realizmin aşırıya götürülmüş biçimi sayılabilir.

Natüralizmin Temel Özellikleri:
-Su akıma göre, "sosyal çevre"nin insan ruhu üzerindeki etkisi yanında "soya çekim"in de payı vardır.
-Naturalist sanatçılar yapıtlarda kişiliğini gizler, tarafsızdır, sadece olanları gözlemekle gözlediklerini de deneyimlerini yazmakla yükümlüdür; böylece bir tutanak yazıcısı gibidir.
-Natüralizmde kişiler bilim adamı yaklaşımıyla incelendiği için yaşamın çirkin ve iğrenç yanlarının anlatılmasından çekinilmez.
-Yapıtlarda doğal ve toplumsal çevreyle insan betimlemesine geniş yer verilir; yaşam "laboratuvar", insan da "deney aracı" olarak görülür.
-Karakter önemli değildir, her şey soyaçekimle ilgili olduğu için "huy(mizaç)" esas alınır.
-Toplumsal çürümüşlük nedeniyle olaylar kötümserlik havası içinde görülmüştür.
-Yapıtlarda halkın anlayacağı bir dil kullanılmıştır.

Natüralizmin Temsilcileri:
EmileZola............................ roman
Alphonse Daudet.................... roman, öykü
Guy de Maupassant................ öykü
Concourt Kardeşler................. roman

Türk Edebiyatında Natüralizm:
Türk edebiyatında natüralizmin ilk etkileri Tanzimat döneminde Nabizade Nazım'da görülür. Natüralist anlayışa çok yaklaşarak yapıt veren bir diğer sanatçımız da Hüseyin Rahmi Gürpınar'dır. Ancak Hüseyin Rahmi'nin yapıtlarında sosyal eleştiriye yer vermesi onu natüralistlerden ayıran önemli bir noktadır.

5. PARNASİZM
Romantizme tepki olarak doğan parnaslzm, şiirde duygusallığa karşı çıkmış, "şiirde gerçekçilik" denebilecek bir anlayışı benimsemiştir.

Parnasizmin Temel Özellikleri:
-Şiirde ozan, kişiliğini gizlemiş; şiir, iç dünyadan dış dünyaya, öznellikten nesnelliğe açılmış; ozan kendi kişisel duyguları ve tutkuları yerine dış dünyadaki gözlemlerini nesnel bir tutumla anlatmıştır.
-Yunan ve Latin kültürüne, mitolojiye yeniden dönülmüştür.
-Tarihin her devrinden uzak ve yabancı ülkelerin kültür ve efsanelerinden yararlanılmıştır, böylece şiire egzotik bir hava verilmiştir.
-Felsefi düşünceler, bilim ve fenle ilgili görüşler işlenmiştir.
-"Sanat için sanat" anlayışı benimsenmiş, şiirde biçim olgunluğuna önem verilmiştir. Nazım tekniği üzerinde titizlikle durulmuştur.
-Ölçü, uyak önem kazanmış ve dış ahenk unsurları üzerinde durularak dilin ustalıkla kullanılması önemsenmiştir.
-Toplumsal sorunlara ilgi gösterilmemiş, şiirin biçimsel güzelliği yeterli sayılmıstır.

Parnasizmin Temsilcileri:
T. Gautier...................... şiir
T. Banville ..................... şiir
L. de Lisle.................. şiir
J. M. Heredia..................... şiir
F. Coppee ……………şiir

Türk Edebiyatında Parnasizm:Pamasizm, edebiyatımıza Servet-i Fünun döneminde girdi. Bu akımı ilk tanıtan ve temsil eden sanatçımız Cenap Şehabettin'dir. Bu sanatçı, daha sonra sembolist bir çizgiye kaymıştır. Batı parnasizmi ölçüsünde olmamakla birlikte Tevfik Fikret ve Yahya Kemal Beyatlı üzerinde pamasyen şiirin etkileri olmuştur.

6. SEMBOLİZM (SİMGECİLİK)
Realizme ve parnasizme tepki olarak doğan edebiyat akımıdır. Kaynağını, pozitivizm ve determinizme karşı "Dünya bir tasarımdır, bir hayalden ibarettir." yolundaki idealist felsefeden alır. 1885 -1902 yılları arasında geçerliliğini koruyan sembolizm, sözcüklerin musikisi ve sembollerin yardımıyla duyguların en ince ayrıntılarına kadar inmeye çalışan edebi akım özelliği gösterir.

Sembolizmin Temel Özellikleri:
- Gerçeği olduğu gibi anlatmanın olanağı olmadığından şiir gerçeği değil, gerçeğin insan üzerinde bıraktığı etkiyi anlatmaktadır.
- Dış dünyanın insan duyuları üzerindeki etkisi, insanla doğa arasındaki ilişkiler açıkça anlatılmaz; okuyucunun duyularına seslenilerek sezdirilir. Bunun için de semboller kullanılır.
- Telkine önem vermişlerdir. Bunun için de musikiden yararlanılmış; "Şiir, sözle musiki arasında, sözden ziyade musikiye yakın ortalama bir dil" olarak algılanmıştır. Şiirdeki musiki dış musiki değil iç musikidir, uyumdur.
- Anlamda kapalılığa önem vermişlerdir. Bunun için de konularını daha çok, güneş batımları, loşluklar, sessizlikler, ay ışıkları, durgun sular oluşturmuştur.
- Klasik nazım biçimleri yerine müstezat ve serbest nazım türlerini kullanmışlardır.

Sembolist Akımın Temsilcileri:
Beaudelaire....................şiir
P. Verlaine......................şiir
A.Rimbaud...................şiir
S. Mallarme...................şiir
Valery............................şiir

Türk Edebiyatında Sembolizm :Fecr-i Âti ekolüne mensup Ahmet Haşim, bu akımın temsilcisi olmuştur. Cenap Şehabettin'de sembolist etkiler görülür. Çağdaş edebiyatımızda Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas'ın bazı şiirlerinde de sembolist öğeler kullanılmıştır.

7. EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK)
İzlenimcilik, doğayı gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil; ancak ondan edinilen izlenim ölçüsünde anlatmaktır. Yazar, gerçeği anlatmamış, gördüklerinin kendisinde uyandırdığı duyumları, izlenimleri anlatmaya çalışmıştır.

Empresyonizmin Temel Özellikleri:
-Açıklıktan kaçmak sembolizmin tek tasasıdır; duygular, coşkular, simge ve seçkin sözlerin yarattığı müzikle dile getirilir.
-Şiir, gerçeği değil; gerçeğin bizde bıraktığı etkiyi anlatmalıdır.
-Mecazlara yer verilmeli, sözcüklere yeni anlamlar yüklenebilmelidir.
-Biçimde özgür olmaya çalışılmalı ölçü ve uyak pek önemsenmemelidir.
-Önemli olan bir şeyleri anlatmak değil, onları sezdirmektir.

Empresyonizmin Temsilcileri:
Rimbaud P. Verlaine R. M. Rilke
Türk edebiyatında, tam anlamıyla empresyonist bir şair yoktur. Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı gibi şairler üzerinde bu akımın etkileri görülür.

8. SÜRREALİZM (GERÇEKÜSTÜCÜLÜK):
Fransa'da 1924'te ortaya çıkan bu akım, Sigmund Freud'un ortaya koyduğu psikanalize dayanır. Sürrealizm, korkusuzca öne çıkarak düşüncenin gerçek dayanaklarını hiçbir baskı altında tutmadan gösterebilmek çabasındadır. Sürrealizm ile ahlakın ortaya koyduğu utanç perdesi tüm olarak kaldırılmakta, tasa ve kısıntıya yer verilmemektedir.

Sürrealizmin Temsilcileri:
Andre Breton
Aragon
Eluard
Soupault
Türk edebiyatında "İkinci Yeni" grubu şairlerinden Turgut Uyar, Edip Cansever, Ece Ayhan bu anlayışta şiirler yazmışlardır.

9. DADAİZM :
Bu akımın kurucusu İtalyan şair Tristan Tzara'dır. Dadaizm, Birinci Dünya Savaşı yıllarının bunalımlarını yansıtır. İtalyan şair Tzara'nın sözlükten rasgele seçtiği "dada" sözcüğü bu akımın adı olmuştur. Dadaistler kuralsızlığı kural edinmişlerdir, denebilir.

10. EGSİZTANSİYALİZM (VAROLUŞÇULUK)
Yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa'da ortaya çıktı. Öncelikle bir felsefi akımdır. En önemli temsilcileri Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean Paul Sartre, Gabriel Marcel ve Maurice Merleau Ponty olmuştur. Felsefi bakımdan temelleri ise bunlardan önce Nietzsche, Kierkegaard, ve Husserl gibi düşünürler tarafından atılmıştır. Türk edebiyatında bu akımı tam olarak benimsemiş bir sanatçı yoktur. Bu akımı edebiyata uygulayan, Fransız romancısı J. Paul Sartre olmuştur.

Egsiztansiyalizmin Özellikleri :
-Bu akımın temeli, Descartes'in "Düşünüyorum, öyleyse varım. " görüşüne dayanır.
-Bu akıma göre varoluş, "öz"den önce gelir; yani kişi önce dünyaya gelir, var olur; sonra da kendi değerlerini kendisi yaratarak "öz"ünü ortaya koyar, insana yol gösterecek varlık, yine kendisidir, insan özgür olmak zorundadır ve her eyleminden sorumludur.
-Yazar, çağının bunalımlarına tanık olduğu için politikadan soyutlanamaz, ona yön vermek zorundadır.

ÇÖZÜMLÜ ÖRNEKLER


ÖRNEK -1 (ÖSS - 2006):
"Gerçeği olduğu gibi yansıtmak benim işim değildir. Dış dünyayı duygu ve hayal gücüyle zenginleştirerek vermek, tabiatın güzelliklerini dile getirmek sanatın görevi olmalıdır." görüşünü ileri süren bir sanatçı, aşağıdaki edebiyat akımlarından hangisinin savunucusu durumundadır?
A) Klasisizm B) Romantizm
C) Realizm D) Natüralizm
E) Sürrealizm
ÇÖZÜM:
Bir sanatçı dış dünyayı hayal gücüyle süsleyerek veriyor ve gerçekleri olduğu gibi yansıtmıyorsa romantik akıma uygun hareket ediyor demektir.
Doğru cevap (B) seçeneğidir.

ÖRNEK - 2 (ÖYS - 1997):

Aşağıdakilerin hangisinde aynı yüzyılda yaşamış, aynı edebiyat akımından etkilenmiş ve aynı ulustan olan sanatçılar birlikte verilmiştir?
A) Cervantes - Lamartine - Montaigne
B) Daniel Defoe - Jonathan Swift - Mark Twain
C) Boileau - Moliere - La Fontaine
D) Chateaubriand - J. Steinbeck - Edgar Aillen Poe
E) Thomas Mann - Bernard Shaw - Charles Dickens
ÇÖZÜM:
Klasisizmin temsilcileri arasında yer alan Boileau "manzum yergi", Moliere "komedya", La Fontaine ise "fabl" türünde eserler vermiş Fransız sanatçılardır.
Doğru cevap (C) seçeneğidir.

ÖRNEK - 3 (ÖYS -1995):
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi romantizm akımı içinde yer almaz?
A) J.J. Rousseau B) Chateaubriand
C) Schiller D) Lamartine
E) Racine
ÇÖZÜM:
Racine, klasisizmin temsilcilerinden biridir; tragedya türünde eserler vermiştir. A, B, C, D seçeneklerinde Alman ve Fransız romantikleri verilmiştir.
Doğru cevap (E) seçeneğidir.

ÖRNEK - 4:
Victor Hugo bir yazısında: "Edebiyat ve sanattaki kuralları, sınırlanmışlığı yıkalım. Sanatın yüzünü örten bu köhne alçı kaplamaları söküp atalım. Edebiyata özgürlüğü getirelim ve her konuyu, her sınıftan insanı enine boyuna anlatalım." diyor.
Sanatçının bu sözlerle karşı çıktığı akım ve ona tepki olarak gelişen akım, aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Romantizm - Realizm
B) Klasisizm - Realizm
C) Realizm - Natüralizm
D) Klasisizm - Romantizm
E) Pamasizm - Natüralizm
ÇÖZÜM:
Victor Hugo, romantizmin öncülerindendir. Romantizm, edebiyat alanına özgürlük getirmiş, hemen her konu edebiyatta bu akımla birlikte işlenir olmuştur. Romantizm, klasisizme tepki olarak ortaya çıkmıştır.
Doğru cevap (D) seçeneğidir.


ÖRNEK - 5:
Romancı, eserinde bir bilim adamı tarafsızlığıyla gerçeği yansıtmak istediği için konuşma biçiminde bir çığır açmış, kişilerini hangi sosyal gruptan seçmişse o grubun diliyle konuşturmuştur. Romancı, hem bir gözlemci hem de deney yapan bir bilim adamı gibi davranmış; anlattıklarına kişiliğini katmamıştır.
Burada sözü edilen romancı, hangi edebiyat akımına bağlı olabilir?
A) Klasisizm B) Romantizm
C) Realizm D) Natüralizm
E) Sembolizm
ÇÖZÜM :
"Bilim adamı tarafsızlığı" ile yazan bir sanatçı, natüralisttir. Naturalist yazarlar, roman kişilerini, yetiştikleri sınıfın ve sosyal çevrenin diliyle konuştururlar.
Doğru cevap (D) seçeneğidir.

ÖRNEK - 6:
I. Yunan ve Latin kültürüyle mitologyasına ye¬niden dönülmüştür.
II. Felsefi düşünceler, bilim ve fenle ilgili görüş¬ler işlenmiştir.
III. Şiirde ozan kişiliğini gizlemiş; şiir, iç dünya¬dan dış dünyaya açılmıştır.
IV. Şiirde "gerçekçi" olmayı ilke edinmişlerdir.
Yukarıdaki özellikler hangi edebiyat akımının temsilcisine ait olabilir?
A) Realizm B) Pamasizm
C) Sürrealizm D) Sembolizm
E) Dadaizm
ÇOZUM:
Şiirdeki gerçekçilik parnasizmle gelişmiştir. Numaralanmış cümlelerde parnasyen şiirin özellikleri verilmiştir.
Doğru cevap (B) seçeneğidir.

TEST
1. Birden fazla akıma tepki olarak doğan bu akım, 1830'lu yıllarda ortaya çıkmıştır. Temel kuramı "sanat sanat içindir" diye özetlenebilir. Aslında realizmin katı toplumculuğu ve gerçekçiliğine bir karşı çıkıştır. Daha çok şiirde kendini gösterir. Sanatsal biçim ve sanatsal içerik kaygısı ön plandadır. Bu akımın etkisindeki edebi eserlerde ölçülü ve nesnel bir anlatım, teknik kusursuzluk ve kesin betimlemeler kullanılır. Bu akıma bağlı şairlerin şiirleri için "biçimciliği amaçlayan" şiir de denebilir. Zengin bir dil, zengin bir biçim, zengin ve yoğun bir duygusallık işlenir. Theop-hille Gautier'in şiirlerini, Theodore de Banvil-le, Leconte de Lisie izlemiştir. Bu akım, ede¬biyat tarihinde Leconte de Lisle ile özdeşleştirilir.
Bu parçada aşağıdaki edebiyat akımları¬nın hangisinden söz edilmektedir?
A) Romantizm B) Sürrealizm
C) Pamasizm D) Klasisizm
E) Sembolizm

2.....şair ya da romancı edebiyat dilindeki alışılmış ve kalıplaşmış birtakım kelimeleri kullanmak yerine olayları, duyguları ve düşleri günlük konuşma diliyle anlatmayı daha üstün tutmuştur. Coşku, lirizm, hayal ön plandadır. Bu akım, tiyatroda dram türünün doğmasını sağlamıştır.
Bu parçadaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Romantizmde B) Sürrealizmde
C) Realizmde D) Klasisizmde
E) Natüralizmde

3. Klasisizmin temsilcileri ve yapıtlarıyla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
A) Moliere - Kibarlık Budalası
B) La Fontaine - Fabllar
C) La Bruyere - Karakterler
D) Victor Hugo - Üç Silahşörler
E) Racine - Iphigenie

4. Aşağıdakilerden hangisi romantizmin temsilcilerinden biri değildir?
A) Gustave Flaubert B) Victor Hugo
C) Goethe D) Schiller
E) Puşkin

5. (I) Romantizm, realizmin fotoğrafçı gerçekçiliğine tepki olarak doğmuş bir akımdır. (II) Romantizm, doğduğu çağın akılcılığı ve maddeciliğine tepki olarak bireye, öznelliğe, akıl dışılığa, düş gücüne, kişiselliğe önem verir. (III) Romantizmin en önemli habercisi Fransız filozof ve yazar Jean Jacques Rous-seau'dur. (IV) Yine İngiltere'de William Bla-ke, Almanya'da Friedrich Hölderlin, Johann Wolfgang Von Goethe, Fransa'da Chateaubriand ve Madame de Stael romantizmin ilk temsilcileridir. (V) Victor Hugo, Alphonse de Lamartine, Alfred de Vigny, Alfred de Musset romantik akımın önemli yazarlarıdır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A)l. B) II. C) MI. D) IV. E) V.

6. Aşağıdakilerden hangisi romantizmin özelliklerinden biri değildir?
A) Duygu, coşku ve hayale geniş biçimde yer verme
B) Konuları işlerken iyi - kötü, güzel - çirkin... gibi karşıtlıkları önemseme
C) Sanatı, toplum için bir mücadele aracı olarak görme
D) Ulusal ve dinsel konuları ön plana çıkarma
E) Konuşma dili yerine sanatlı ve yapay bir dil kullanma

7. I. Her yapıt, akıl ve sağduyuya dayanmalıdır.
II. İnsan doğasına ve iç dünyasına saygı gösterilmelidir.
III. Duygu ve hayallere önem verilmelidir.
IV. Söyleyişte yetkinliğe ulaşmaya özen gösterilmelidir.
V. Tiyatro yapıtları, "üçbirlik" kuralına uygun yazılmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi, klasisizmin özelliklerinden değildir?
A)l. B) IL C) III. D) IV. E) V.

8. Bu akım, 19. yüzyılın sonlarında Fransa'da ortaya çıkmış ve 20. yüzyıl edebiyatını önemli ölçüde etkilemiştir. Bireyin duygusal yaşantısını dolaysız bir anlatım yerine simgelerle yüklü ve örtük bir dille anlatmayı amaçlar. Geleneksel Fransız şiirini hem teknik hem de tema açısından belirleyen katı kural¬lara bir tepki olarak başlayan ve şiiri açıklayıcı işlevinden ve kalıplaşmış bir hitabetten kurtarmayı, insan yaşantısındaki anlık ve geçici duyguları betimlemeyi amaçlayan sanatçılar, dile getirilmesi güç sezgi ve izlenimleri canlandırmaya çalışmışlardır.
Bu parçada aşağıdaki edebiyat akımları¬nın hangisinden söz edilmektedir?
A) Romantizm B) Sürrealizm
C) Realizm D) Klasisizm
E) Sembolizm

9. Edebiyat tarihinde her akımın derli toplu görüşlerini ortaya koyan bir sanatçı olmuştur.
Bu.............. için de geçerlidir. Cromwell adlı oyunun önsözünde .................... bu akımın prensiplerini açıkça yazmıştır.
Bu parçadaki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilenler getirilmelidir?
A) romantizm - Balzac
B) realizm - G. Flaubert
C) romantizm - V. Hugo
D) klasisizm - Racine
E) realizm - Tolstoy

10. 19. yüzyıl ortalarında Fransa'da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasisizme bir başkaldırı niteliğinde ise...............de hem klasisizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Yapılmak istenen, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yük¬sek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. Bu akıma bağlı sanatçıların amacı, günlük yaşa¬mın önyargısız, bilimsel bir tutumla incelen¬mesi ve nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasıdır.
Bu parçadaki boş yere aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?
A) Sembolizm B) Empresyonizm
C) Realizm D) Dadaizm
E) Fütürizm


11. (I) Klasisizm, edebiyatta eski Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihselci yaklaşım ve estetik tutumdur. (II) Yeniden doğuş diye adlandırılan Rönesans döneminde gelişmiştir, (III) Bu akımın izleri bir önceki dönemde Rebeláis ve Montaigne'de, hatta Aristoteles'tedir. (IV) Klasisizmin temel öğeleri kendi içinde soyluluk, akılcılık, uyum, açıklık, güzellik, görkemliliktir. (V) Bu akımın en ünlü temsilcileri V. Hugo, Stendhal ve Goethe'dir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A)l. B) II. C) III. D) IV. E) V.

12. Aşağıdakilerden hangisi romantizmin özelliği değildir?
A) Yunan, Latin edebiyatları yerine çağdaş edebiyatlar örnek alınmıştır.
B) Klasisizmde ihmal edilen dış doğa, romantizmde önem kazanmıştır.
C) Üslup kapalı ve süslüdür, çoğu kez duygu yüklüdür ve şairane bir anlatım benimsenmiştir.
D) Olayların anlatımında tesadüflere ve ola¬ğanüstülüklere sıkça yer verilmiştir.
E) "Sanat, sanat içindir." görüşü ile hareket edilmiştir.

13. Bu akım realizmin ileri bir aşamasıdır. Pozitivizme, determinizmin eklenmesiyle oluşmuş bir edebi anlayıştır. Akımın sanatçıları gerçeği yansıtırken daha bilimsel olmayı, bilim ve doğadaki yasaları toplumsal ve bilimsel yaşama uydurmaya çalışmışlardır. Sanatçılar gerçeği yansıtırken daha çok olumsuz çevreleri, tipleri ele almışlar ve toplumsal olaylar, kişi davranışlarından oluşumların mutlak bir nedeni olduğuna inanmışlardır. Akımın kuramcısı, Emile Zola'dır.
Yukarıda özellikleri verilen akım, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Natüralizm B) Parnasizm
C) Sembolizm D) Klasisizm
E) Romantizm

14. Dünyanın en büyük romancılarından olan Balzac, realizmin kurucularındandır.
I"İnsanlık Komedyası" genel başlığı altında II topladığı romanlarını değişik bölümlere ayırmıştır. III.Goriot Baba, Vadideki ZambakIV Kırmızı ve Siyah gibi ünlü romanları vardır. V
Bu parçada numaralanmış bölümlerin hangisinde yanlış bilgi verilmiştir?
A)l. B) II. C) III. D) IV. E) V.

15. Sanatçı dediğin taraf tutmaz, yargılamaktan kaçınır. Bir bilim adamı gibi davranır. Nasıl bilim adamı incelediği olay, ele aldığı olgu karşısında tarafsızsa, nasıl duygularından arınmışsa sanatçı da öyledir. Sanatçı romanının konularını gerçek yaşamdan almalıdır. Üslup doğal, sağlam, yalın ve yapmacıksız olmalıdır.
Bu görüşleri savunan bir yazar, aşağıdaki edebi akımlardan hangisinin temsilcisi olabilir?
A) Natüralizm B) Parnasizm
C) Sembolizm D) Klasisizm
E) Romantizm

16. (I) Sembolizm, 19. yüzyılın son çeyreğinde parnasizme tepki olarak doğmuştur. (II) Her şeyi rüyadaymış gibi görmek, açıklık ve belirginlikten uzak durmak, sembolizmin en önemli özelliğidir. (Ill) Sembolist şiirde önemli olan, şairin toplumsal olayları, sosyal sorunları işlemesi ve bunlara çözümler önermesidir. (IV) Sembolistlere göre şiir anlaşılmak için değil, duyulmak içindir. (V) Sembolizmde dil, herkesin anlayabileceği seviyede değildir, oldukça ağırdır.
Yukarıdaki parçada numaranmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A)l. B) II. C) III. D) IV. E) V.

17. Aşağıdakilerin hangisinde klasisizme bağlı sanatçılar bir arada verilmiştir?
A) Fenelon - Boileau - Moliere
B) Racine - Goethe - Lamartine
C) Alfred de Vigny - Corneille - Bossuet
D) Shelly - Lord Byron - Puşkin
E) Alexandre Dumas - Lamartine - V. Hugo


18. I. Şiirde "musiki" çok önemsenmiştir.
II. Dil, sembol ve mecazlarla doludur, anlatım kapalıdır.
III. "Sanat için sanat" ilkesi benimsenmiştir.
IV. Klasik şiir anlayışında önemli yer tutan kafiye önemsenmemiştir.
Yukarıda belli özellikleri verilen edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Fütürizm B) Sürrealizm
C) Dadaizm D) Egzistansiyalizm
E) Sembolizm

19. Aşağıdaki sanatçı - edebiyat akımı eşleş¬tirmelerinden hangisi yanlıştır?
A) Ahmet Haşim - Sembolizm
B), Namık Kemal - Romantizm
C) Halit Ziya Uşaklıgil - Realizm
D) Şinasi - Klasisizm
E) Ahmet Vefik Paşa - Natüralizm

20. Aşağıdakilerden hangisi romantizmle sembolizmin ortak bir özelliğidir?
A) Duygular mecazlarla, sembollerle anlatılmıştır.
B) Duygu ve hayallere geniş ölçüde yer verilmiştir.
C) Toplum sorunlarından uzak durulmuş, "sanat için sanat" anlayışı benimsenmiştir.
D) Doğa, göz alıcı tasvirlerle anlatılmış; uzak ülkelerin tasvirine geniş yer verilmiştir.
E) Sanat, toplum sorunlarına çözüm bulmada bir mücadele aracı olarak görülmüştür.

21. 19. yüzyılın ikinci yarısında romantizme tepki olarak doğmuştur. Olguculuğun etkisi altında "hayal"i ve "duygu"yu yenme akımıdır. Hayal ve duygu atılınca yapılması gereken; gözlem, araştırma, inceleme gibi bilim yöntemlerine önem vermektir.
Bu parçada sözü edilen edebi akım aşağıdakilerden hangisidir?
A) Klasisizm
B) Natüralizm
C) Realizm
D) Sembolizm
E) Sürrealizm

22. Aşağıdakilerden hangisi, gözleme dayalı gerçeklere önem veren sanatçılardan biri değildir?
A) H. de Balzac
B) Lamartine
C) H. Byle Stendhal
D) G. Flaubert
E) C. Dickens

23. Aşağıdakilerden hangisi klasisizmin belirleyici özelliklerinden biri değildir?
A) Yapıtlarda konular, insan doğasına uygundur.
B) İşlenen konuların "gerçek" olmasından çok "gerçeğe benzer" olmasına dikkat edilmiştir.
C) Taklitçilik yerine "yaratıcılık" önem kazanmış, ihmal edilen lirik şiire yeniden değer verilmiştir.
D) Eski Yunan ve Latin edebiyatları örnek alınmıştır.
E) Sanatçılar yapıtlarında kendi kişiliklerini gizlemişler.

24. Aşağıdaki sanatçılardan hangisi klasisizmin temsilcilerinden biri değildir?
A) P. Corneille
B) J. Racine
C) La Bruyere
D) Schiller
E) Fenelon

25. Aşağıdaki yargılardan hangisi parnasizmin özelliklerinden biri değildir?
A) Şiirde ozan, kişiliğini gizlemiştir.
B) Yunan ve Latin kültürüne, mitolojiye ye¬niden dönülmüştür.
C) Felsefi düşünceler, bilim ve fenle ilgili görüşler işlenmiştir.
D) Önemli olan her şeyi anlatmak değil, sezdirmektir.
E) Toplumsal konular önemsenmemiş, şiirin biçimsel güzelliği yeterli sayılmıştır.


Cevap Anahtarı: 1) C 2)A 3)D 4)A 5)A 6)E 7)C 8)E 9)C 10)C 11)E 12)E 13)A 14)E 15)A 16)C 17)A 18)E 19)E 20)B 21)C 22)B 23)C 24)D 25)D

 

 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com