Skip to content
޵ an:
Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler: Mesnevi,Manzum Hikaye Yazdır

MESNEVİ

Mesnevi, divan edebiyatı nazım şekillerinden biridir. Divan edebiyatında hikâye türü yoktur. Bu yüzden sanatçılar bir olayı anlatmak istedikleri zaman mesnevi nazım şeklini kullanmışlardır.

Beyitlerin kendi aralarında kafiyeli olması (aa bb cc dd ...) ve beyit sayısının sınırsız olması nedeniyle olaya bağlı geniş bir konuyu işlemek isteyen şairler için mesnevi elverişli bir alan olmuş, Türk edebiyatında XI. yüzyıldan başlayarak çeşitli konuların yanında hikâyeler de bu nazım şekliyle anlatılmıştır. Bu bakımdan mesnevi türü roman ve hikâyenin yerini tutmuştur. Türk edebiyatında ilk mesnevi 11. yüzyılda Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eserdir.


Mesnevi türündeki eserlerle yazarları arasında ilişki olabiliyor. Meselâ Harname (eşeğin hikâyesi) adlı mesnevinin yazılış amacı kısaca şöyledir: Aynı zamanda göz doktoru olan şair Şeyhî, Fatih Sultan Mehmet'in rahatsız olan gözünü iyileştirir. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet, Şeyhîyi ödüllendirir ve Tokuzlu adlı bir köyün tımarını (vergi gelirini) Şeyhî'ye bağışlar. Şeyhî, hasat mevsimi köye vergi almaya giderken köyün eski tımar sahipleri tarafından önü kesilir ve feci şekilde dövülür. Tımarı da Şeyhî'ye vermezler. Şeyhî bu olaydan duyduğu üzüntüyü ve yaşadığı olayı anlatmak üzere fabl biçimindeki ünlü Harname adlı mesnevisini yazar.

Harname adlı mesnevide bir eşeğin şahsında toplumda yaşayan fakir tabakaya ait birinin zengin zümreye özendiği zaman başına büyük felaketlerin geleceği anlatılmakta, hak etmeden hak elde etmeye çalışmanın yanlışlığı vurgulanmaktadır.

Ayrıca, mesnevilerin bir kısmı alegorik özellik gösterir. Alegori, soyut kavramlara kişilik ozandırarak bir olayı anlatma biçimidir. Şeyh Salib'in "Hüsn ü Aşk" adlı mesnevisi bu özelliktedir.

Mesnevi şeklinde yazılmış eserlerden bazıları şunlardır:

Kutadgu Bilig: Yusuf Has Hacip

Leyla vü Mecnun: Fuzulî

Hüsrev ü Şirin: Şeyhî

Vesiletü'n Necat: Süleyman Çelebi

Bir şair, mesnevi türünde beş eser yazarsa bu mesnevilerin tamamına hamse adı verilir.

MANZUM HİKÂYE

Gerçek veya tasarlanmış bir olayın, öğüt verme amacıyla hikâye edildiği manzum eserlere manzum hikâye denir. Bu türün en güzel örneklerini Mehmet Akif Ersoy vermiştir. Bu nazım şekliyle başarılı şiirler yazan bir başka şairimiz de Tevfik Fikret'tir.

Özellikleri

  1. Manzum hikâyelerde olay şiir şeklinde anlatılır.
  2. Diğer hikâyelere göre kelimeler şiir diline daha yakındır.
  3. Geniş tasvir ve karakter tahlili yerine olay ön plâna alınır.
  4. Fabllarda bu nazım biçimiyle yazılmıştır.
  5. Diğer türler gibi giriş, gelişme ve sonuçtan oluşan bir plâna göre yazılır.

ÖRNEK METİN

MANZUM HİKÂYE

RESSAM HAKLI

Bir zaman vardı ya kutsal tarih modası

Yeni yaptırdığı köşkün büyücek bir odası

Mutlaka eski tasvirler ile süslensin

Diye, ressam aratır hayli zaman bir zengin

Biri ortaya çıkarak, ben yaparım, der, kolunu

Sıvayıp akşama varmaz, sekiz arşın salonu

Sıvar amma nesıvarl Sahibi der:

-Usta bu ne?

Kıpkızıl bir boya çektin odanın heryerine!

-Bu resim, askeri baskın yapacakken Fir'avn'ın

Kızıl Deniz yarılıp geçmesidir Musa'nın.

-Hani Musa be adam?

-Çıkmış efendim karaya.

-Firavun Nerede?

-Boğulmuş.

-Ya bu kan rengi boya?

-Kızıl deniz a efendim, yeşil olmaz ya bu da!

-Çok güzel tablo imiş! Doğrusu şenlendi oda!

Mehmet Akif ERSOY

 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com