Skip to content
޵ an: Ana Sayfa arrow Edebiyat arrow HALK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ -MANİ
HALK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ -MANİ Yazdır

A. ANONİM HALK ŞİİRİ NAZIM BİÇİMLERİ

  1. MÂNİ

Mâni halk şiirinde en küçük nazım biçimidir. Yedi heceli 4 dize­den oluşur. Birinci ikinci ve dördüncü dizeler uyaklı, üçüncü dize serbesttir, uyak düzeni harflerle şöyle gösterilir: a a x a

Birinci ve üçüncü dizeleri serbest, ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı mâniler de vardır.

Mânilerin ilk iki dizesi, uyağı doldurmak ya da temel düşün­ceye bir giriş yapmak için söylenir. Genellikle asıl söylenmek iste­nen düşünceyle anlam yönünden ilgisi pek yokmuş gibi görünse de konuya bağlı olarak yorumlanabilir. Üçüncü dizenin serbest olması mâni söyleyene kolaylık sağlar. Temel duygu ve düşünce son di­zede ortaya çıkar.

Anlamlı bir dize ya da uyak bulunamadığı durumlarda, birinci dizede, anlamlı bir sözcüğün hitap biçiminde yinelenmesiyle dize dol­durulur ya da türlü çağrışımlar yaratabilecek uydurma bir söz­cükle uyak sağlanır. Aşağıdaki mânilerin birinci dizelerinde, mâni­nin girişinde anlamsız sayılabilecek rast gele sözcükler kullanıla­rak ölçü doldurulmuştur:

Gidene bak gidene

Güller sarmış dikene

Mevlâ sabırlar versin

Gizli sevda çekene

*

Le beni eyle beni

Elekten ele beni .

Alacaksan al artık

Düşürme dile beni

Aşağıdaki mânide de "pirince" ve "girince" sözcüklerine an­lamsız bir sözcük olan "birince" uyak yapılmıştır.

Hey birince birince

Kaşık saldım pirince

Bir incecik ter bürür

Yâr kapıdan girince

Mânilerin başlıca konusu aşk olmakla birlikte, bunun dışında türlü konularda da yazılabilir. Halk arasında mâni söylemek için, mâni yakmak, mâni düzmek, mâni atmak gibi deyimler kullanılır. Mâni söyleyenlere de mâmci, mâni yakıcı, mâni düzücü denir. Mâni­ler kendilerine özgü bir ezgi ile bestelenerek okunur. Türk halkı arasında mâni söylemek bir gelenek haline gelmiştir. Özellikle Anadolu'da kızlar ve kadınlar arasında mâni söyleme geleneği çok yaygındır. Örnekler:

İnleyim dinle gönül

Dinleyim inle gönül

İmil imil yanalım

Senin derdinle gönül

*

Keten gömlek beden dar

Beni koyup giden yâr

Sen bana kıymaz idin

Sana bir öğreten var

Sabah oldu uyan yâr

Misk ambere boyan yâr

Yastık seni incitir

Gel göğsüme dayan yâr

*

Akşam oldu bize gel

Gözlerini süze gel

Bir eline bade al

Bir eline meze gel

Dağlar başın kar aldı

Gül etrafın hâr aldı

Ecele borçlu kaldım

Bir canım var yâr aldı

*

İpek yorgan düreyim

Aç koynuna gireyim

Açıldıkça ört beni

Var olduğun bileyim

*

Akşamlar olmasaydı

Badeler dolnasaydı

Yâr koynuma girince

Hiç sabah olmasaydı

Bahar gördüm yaz gördüm

Güzel gördüm naz gördüm

Her tarafı dolaştım

Senin gibi az gördüm

*

Ay doğar ayazlanır

Gün doğar beyazlanır

Mahmur gözlü sevdiğim

Uyanmaya nazlanır

*

Su gelir deste gider

Ayrılır dosta gider

Gusbet yansın yıkılsın

Sağ gelen hasta gider

Akşam arada kaldı

Fitil yarada kaldı

Gül yüzlüm kömür gözlüm

Aceb nerede kaldı

Bahçenizde dut var mı

Havada bulut var mı

Ben yârimi kaybettim

Bulmaya umut var mı

Bir mendil işle yolla

Ucun gümüşle yolla

İçine beş elma koy

Birini dişle yolla

Sunam sese mi geldin

Kadem basa mı geldin

Sağlığımda gelmedin

Öldüm yasa mı geldin

Dize sayısı dörtten artık olan mâniler de vardır. Bu türlü mâ­nilerin, genellikle, birinci dizesinin hece sayısı yediden azdır. Dize sayısı dörtten çok olan mânilerin uyak düzeni de değişiktir. 5 dize­li mânilerin uyak düzeni şöyledir : a x a x a

Dize sayısı 6 ve 6'dan çok olan mânilerin uyak düzeni de şöy­le olur : a a x a x a x a x a ...

Örnekler :

5 dizeli mâni:

Karaca

Aldım aşkın tüfeğin

Vurdum birkaç karaca

Dünyada bir yâr sevdim

Kaşı gözü karaca

6 dizeli mâni

Gülerler

Gümüş kollar gül eller

Yiğit aşka düşünce

Söyletirler gülerler

Bahçıvanca bahtım yok

Sümbül okşar gül eller

7 dizeli mâni:

Karadan

Yârim gider gemiyle

Ben giderim karadan

Ciğerim göz göz oldu

Görünmüyor karadan

Hak beni ayırmasın

Kaşı gözü karadan

8 dizeli mâni:

Yayılan

Ya şâhmaran ya yılan

Zülüf müdür kâkül mü

Ak gerdana yayılan

Yâr bana bir ok vurdu

Elindeki yayılan

Sıdkmı bütün eyle

Hoş geçin Mevlâyılan

9 dizeli mâni:

Güldüğümü

Vardım yârin bağına

Çözülmüş gül düğümü

Felek bir sille vurdu

Şaşırdım bildüğümü

Ey felek çok mu gördün

Bir kere güldüğümü

Hakk'a geceydi niyaz

Dilerdim öldüğümü

10 dizeli mâni:

Kararsın

Bulut gökte kararsın

Ne büyüksün ne küçük

Tamam bana kararsın

Gündüz gelme gece gel

Bekle sular kararsın

Sarılalım yatalım

Düşman bağrı kararsın

Atma kulun yabana

Bir gün olur ararsın

14 dizeli mâni:

Dağıdır

Sayda gelmez dağıdır

Gelse yârim yanıma

Cümle gamım dağıtır

Vur külüngün Şîrin'im

Sînem Ferhad dağıdır

Dilin bülbül yüzün gül

Sinen cennet bağıdır

Ak gerdanın üstüne

Siyah zülfün dağıtır

Bir kez yüzüme gülmez

Ettiği gözdağıdır

Sensiz şeker yiyemem

Kuzum bana ağıdır

Mâniler, birinci dizelerindeki hece sayısının eksik olması, dize sayısı ve uyaklarının cinaslı olmasına göre ad alırlar.

a. Kesik Mâni

Birinci dizesinin hece sayısı yediden az olan mânilerdir. Dizele­ri cinaslı uyaklarla kurulur. Bundan dolayı böyle mânilere cinaslı mâni de denir. Birinci dize cinaslı uyağı oluşturan sözcüktür. Bu sözcük ya da söz öbeği anlamlı da olsa düşünceye bir giriş ve uyağa başlangıç niteliğinde olduğundan mâninin yapısında ve anlamında bir aksaklığa yol açmaz.

Kesik mânilerde anlam birimi beyittir. Yani, her beytin an­lamca, öteki beyitlerle bir ilgisi yoktur. Aradan bir beyit çıkarıl­masıyla mâninin yapısında ve anlamında bir bozukluk meydana gelmez.

Cinaslı mâniler besteyle okunurken, ilk dize "adam aman" sö­züyle başlatılarak mâninin uyağı belirtilir. Cinaslı manîlerin çoğu İstanbul mânileridir.

Örnekler:

Böyle bağlar

Yâr başın böyle bağlar

Gül açmaz bülbül ötmez

Yıkılsın böyle bağlar

*

Bu gün al

Yârim giymiş bu gün al

Şâd edersen bu gün et

Cân alırsan bu gün al

*

Yâr elinden

Tutaydım yâr elinden

Yâr benimi canım gözüm

Korkum ağyar elinden

*

Yara benden

Selâm ey yâra benden

Ben gitmem o da gelmez

Bitmez bu yara benden

*

Ak sâdeler

Giyinir ak sâdeler

Gözlerimin yaşlan

Mermere aksa deler

*

Almadan

Kokun aldım almadan

Bir de yüzün göreyim

Tanrı canım almadan

*

Sinemi

Bürümüş ter sinemi

Felek çarkın kırılsın

Her işin tersine mi

*

Nem alır

Yatma a kız yüz üstü

Ak göğüsler nem alır

Ben felek soygunuyum

Hırsız gelse nem alır

*

Yâr asar

Hekimsen bak nabzıma

Cerrah isen yara sar

Beni kimse asamaz

Asar ise yâr asar

*

Cınacık

Felek kökten budadı

Vurdu bir acı nacak

Ellere ben acırken

Ben oldum acınacak

Yaraşır

Geçti gönül yaraşır

Ben bu dağı aşamam

Tut kolumdan yar aşır

Yâr cemalin pek güzel

Her ne giysen yaraşır

*

Tası yok

Ne vîran çeşme imiş

Su içecek tası yok

Yıkıldı vîran gönlüm

Yapacak ustası yok

Şu vefasız dünyânın

Ucu var ortası yok

Sürüne

Madem çoban değilsin

Ardındaki sürü ne

Ben bir körpe kuzuyum

Al kat beni sürüne

Beni böyle yandıran

Sürüm sürüm sürüne

Birinci dizesi yedi heceli olan kesik mânilere, doldurmak kesik mâni ya da ayaklı mâni denir.

Örnekler:

Ah o beni o beni

Kâkül örtmüş o beni

Ben yârimi unutmam

Unutsa da o beni

*

Ah demedi demedi

Elinde gül demedi

Ben nasıl güleceğim

Yâr bana gül demedi

*

Adam aman çe midir

Nefesin gül kokuyor

İçerin bahçe midir

Beni baştan çıkaran

Yârimin perçe midir

b. Artık Mâni

4 dizeli genel tipte olan mâniye, aynı uyakta başka dizeler eklenerek söylenen mâniye denir. Bunları, dize sayısı dörtten artık olan kesik mânilerle karıştırmamak gerekir. Artık mânilerde ge­nellikle cinaslı uyak kullanılmadığı gibi birinci dizeleri de anlam­lıdır. Artık mânilere yedekli mâni de denir.

Örnekler:

Derdim var beller gibi

Söylemem eller gibi

Kalbimin hüzünü var

Yıkılmış eller gibi

Gözlerimden yaş akar

Bulanmış seller gibi

Ağlarım çağlar gibi

Derdim var dağlar gibi

Ciğerden yaralıyım

Gülerim sağlar gibi

Her gelen bir gül ister

Sahipsiz bağlar gibi

İlkbahara vaz derler

Şirin söze naz derler

Kime derdim söylesem

Bu dert sana az derler

Kendin ettin kendine

Yana yana gez derler

c. Deyiş (Karşılıklı Mâni)

İki kişinin karşılıklı olarak söyledikleri mânilere deyiş adı ve­rilir. Bunlar, sorulu cevaplı biçimde düzenlenir. Böyle mânilerde kimi zaman mâninin, kimin ağzından söylendiği belirtilir.

Deyiş

Ağa — Âdilem sen nâ-çarsın

İnci mercan saçarsın

Dünya deniz olunca

Gülüm nere kaçarsın

Âdile — Ağam derim nâ-çarım

İnci mercan saçanın

Dünya deniz olunca

Ben kuş olup uçarım

Ağa — Âdilem sen nâ-çarsın

La'l ü gevher saçarsın

Ben bir şahin olunca

Yavrum nere kaçarsın

Âdile — Ağam derim nâ-çarım

La'l ü gevher saçarım

Sen bir şahin olunca

Ben yerlere kaçarım

Ağa — Âdilem sen nâ-çarsın

La'l ü gevher saçarsın

Ben Azrail olunca

Kuzum nere kaçarsın

Âdile — Ağam derim nâ-çarım

İnci mercan saçarım

Sen Azrail olunca

Ben cennete kaçarım

Kimi deyişler de soru-cevap biçiminde düzenlenmez. Bunlar belirli bir konu üzerine söylenir. Böyle mânilerde, genellikle konu ile ilgili bir sözcük ya da söz öbeği her mânide yinelenir. Aşağıdaki deyişte "Ay doğar" sözü her mâninin birinci dizesinin başında yi­nelenmiştir :

Deyiş

Ay doğar gediğinden

Tanırım giydiğinden

Canım ol yâre kurban

Dönmese dediğinden

Ay doğar ayazlanır

Gün doğar beyazlanır

Şu Bolu'nun kızları

Hem gelir hem nazlanır

Ay doğar batar şimdi

Işığı tutar şimdi

Yârimin kölesiyim

Dilerse satar şimdi

Ay doğar minareden

Ölürüm bu yâreden

Benim yârimi gönder

Yeri göğü yaradan

Ay doğar sini gibi

Sallanır servi gibi

Yârin kokusu gelir

İlkbahar gülü gibi

Ay doğar aşmak ister

Al yanak yaşmak ister

Şu benim deli gönlüm

Yâre kavuşmak ister

Kimi saz ve tekke şairlerince söylenmiş mâniler de vardır. Bu mânilerin birinci dizelerinde şair mahlasım söyler.

Hatâyim hâl çağında

Hak gönül alçağında

Bin Kabe'den yeğrektir

Bir gönül al çağında (Hatâyi)

*

Muhyiddinem bir sözüm

Bir savtım bir avazım

Çağıran hem işiten

Cümlede gören gözüm (Muhyiddin)

*

Kâsımîyem yareli

Bağrımı yâr yâr eli

Derdime em oldu yâr

Dergâhına varalı (Kâsımî)

 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com