Skip to content
޵ an: Ana Sayfa arrow ÖSS Soruları arrow CÜMLEDE ANLAM / ÖSS - ÖYS SORULARI
CÜMLEDE ANLAM / ÖSS - ÖYS SORULARI Yazdır

ÖYS - ÖSS SORULARI

(CÜMLEDE ANLAM)

1.1997-ÖYS

(I) Bu konuda, günümüze değin hayli kalem oy­natılmış. (II) Ancak bir iki yazar dışında kimse amacına ulaşamamış. (III) Oysa sizin eseriniz bugüne kadar yazılmış olan en ciddi ve en bilim­sel olanı. (IV) Bunda araştırıcı kişiliğinizin, yete­neklerinizin yanında, seçtiğiniz yöntemin de önemli bir payı var. (V) Yöntemdeki çağdaşlık ve bilimselliğin bir konuya kazandırdığı berraklık ve bütünselliği sizin eserinizde, bütün yönleriyle gö­rebiliyoruz.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangile­rinde eseri beğenme söz konusudur?

A) I. ve II. B) I. ve III. C) III. ve IV. D) III. ve V. E) IV. ve V.

 

2. 1997-ÖYS

(I) Günlerden bir gün benim gibi çalışan bayan­ların katılacağı bir dağcılık macerası yaşamaya karar verdim. (II) Sabahtan akşama değin işle­rinde yorulan, ev işleriyle gününü tamamlayan kadınlar, boş zamanlarında bile ev - iş ikilemin­den kurtulamamaktadır. (III) Neden onlar da bir günlerini yalnızca kendilerini ayırıp dağa, doğaya gitmesinler? (IV) Bu düşünceyle, her türlü soru­nunu dağın eteklerinde bırakmaya razı olacak gönüllüler aramaya koyuldum. (V) Şaşılacak ka­dar kısa bir sürede, oldukça kalabalık bir grup oluşturdum.

Bu sözleri söyleyen kişinin sözünü ettiği et­kinliği düzenlemesine yol açan durum, numa­ralanmış cümlelerin hangisinde belirtilmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

3. 1997 - ÖYS

(I) Birçok sanatçı gibi o da edebiyata şiirle başla­dı. (II) Ölçülü olarak yazdığı ilk şiirlerinde halk şi­irinin izleri açıkça görülür. (III) Bu şiirleri içeren ilk kitabı yayımlandığı zaman olumlu yankılar uyandırmasına karşın, nedense sanatçı şiiri bıra­kıp öykü ve roman türüne yöneldi. (IV) İlk öykü­sü 1930 yılında o dönemin ünlü bir dergisinde yayımlandı. (V) Daha sonraki ürünleriyle, Cum­huriyet sonrası, Türk öykücülüğünün gelişiminde köşetaşı sayılan bir sanatçı kimliğini kazandı.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden han­gisi ötekilere göre anlamca daha geniş kap­samlıdır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

4. 1997 - ÖYS

(I) Sanatçı öyle oyunlar yapıyor ki, şiirlerinde okuyucuyu hiç düşünmüyor. (II) Okuyucusuz bir 'yazı türü düşünülemeyeceğine göre, buna bir eksiklik, hatta bir tür suç gözüyle bakmak yanlış olmasa gerek. (III) Şair okuyucuyu yönlendirmemeye özen gösteriyor. (IV) Daha doğrusu okuyu- cunun kendi çabasıyla o şiire gelmesini bekliyor.(V) Sanatçının, oyunlara yaslanan ve okuyucuyu

hiçe sayan bu tutumu, ister istemez okuru yoruyor, şiirden soğutuyor. (VI) Bunu okuyucuya karşı sorumluluk duygusundan yoksunluk diye adlandırabiliriz.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde sanatçıya yöneltilen eleştirinin olumlu ya da olumsuz olduğu açıkça belirtilmemiştir?

A) I. ve II. B) II. ve III. C) III. ve IV.

D) IV. ve V. E) V. ve VI.

5. 1997-ÖYS

Anlatımında gözlem gücünden büyük ölçüde yararlanıyor; ancak seçtiği ayrıntıları, olduğu gibi değil değiştirip yeniden kurgulayarak anlatmayı yeğliyordu.

Bu cümle aşağıdakilerden hangisine anlamca en yakındır?

A) Amacı, çevresine ayna tutmak değil, aynaya yansıyanları yeniden biçimlendirmekti.

B) Okurlarına gerçeğin sesini duyurabilmek için ; gündelik yaşamı anlatan öyküler yazdı.

C) Hayal gücüne dayalı olayların yerine, tümüyle gerçeklerin yönlendirdiği konuları işledi.

D) İnsanı dışlayan, doğayı ve doğadaki varlıkları öne çıkaran öykülere öncelik verdi.

E) E) Öykülerinde, değişik anlatım teknikleri kullanarak yaşamı bütün zenginlikleriyle yansıt-
maya çalıştı.

6. 1997 - ÖYS

Roman kişileri, yaratıcılarının kişiliklerindeki zayıflıklarla zenginlikleri bir arada taşırlar. Çünkü romancının yarattığı kişiler, romancının oluşturduğu ve kendi kişiliğinin özellikleriyle sınırlı kalan bir dünyada varlıklarını sürdürürler.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi, bu parçada anlatılana anlamca en yakındır?

A) Romancılar çizdikleri karakterleri, kendilerin­de bulunmasını düşledikleri niteliklerle dona­tırlar.

B) Romancının başarısı, büyük ölçüde kendisi ve kendi düş dünyasını ustaca anlatmasına bağlıdır.

C) Roman kişileri, gerçek yaşamdaki kişilere benzediği ölçüde inandırıcı olur.

D) Romancının kişilik özellikleri, bütün yönleriy­le, onun yarattığı kahramanlarda görülebilir.

E) Romancı, roman kişilerinin ruhsal ve fiziksel
özelliklerini anlatarak gerçeğe ulaşır.

7. 1997 - ÖYS

Sanatçı her sergisinde yeni arayışların, yeni dü­şüncelerin ürünü olan yapıtlara yer veriyordu.

Bu cümle, düşüncenin akışına göre, aşağıda­kilerden hangisiyle sürdürülebilir?

A) Yapıtlarında kendinden önceki sanatçıların deneyimlerine bağlı kalıyordu.

B) Yapıtlarını, izleyicilerin beğenisini göz önün­de bulundurarak biçimlendiriyordu.

C) Yapıtlarında, denenmemişi deniyor, kendine özgü bir üslup yaratıyordu.

D) Son yaptığı tablolarla, daha önce yaptıkları arasında konusal bir ortaklık görülüyordu.

E) Yapıtlarında, herkeste aynı etkiyi ve düşünce-
yi uyandıran bir renk uyumu göze çarpıyordu.

8. 1997-ÖYS

Bence otobiyografik bir eser, hiçbir zaman edebî bir eser niteliği taşımaz; çünkü edebî bir eser, yaratıcılık gerektirir, buluş gücü gerektirir.

Bu cümleden aşağıdaki yargıların hangisi çı­karılamaz?

A) Bir kişinin gerçek yaşamıyla sınırlı kalan bir yapıt edebiyat değeri taşımaz.

B) Yaşanılanları olduğu gibi yansıtma, edebî eserin yapısıyla bağdaşmaz.

C) Kendi yaşamını anlatan yazarların yapıtların­da yaratıcılık bulunmaz.

D) Bir yapıtın edebî değer taşıması, yazarının ortaya koyduğu sanatsal buluşlara bağlıdır.

E) Gerçek yaşamdaki kişileri anlatma, giderek
yazarların yaratıcılığını sınırlar.

9. 1998-ÖYS

(I) O kitabın sayfalarının çoğunu, satırların altlarını çizerek okudum. (II) Bu yazımda, o kitaptan aldığım tatların tümünü aktarmam olanaksız.(III) O, gerçek bir yazar; sevgiyi bilen, öğreten ve öykülerine sindiren. (IV) Bu kitabı, özellikle yazar olmaya hevesli kişilerin mutlaka okuması gerekir. (V) Çünkü sevginin öykücüsü bu yazarımızın yazılarından öğrenilecek çok yararlı şeyler var.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde, övücü sözler kullanılmadığı hâlde övgü anlamı vardır?

A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve III.

D) II. ve V. E) III. ve IV.

10. 1998-ÖYS

(I) Yapıtlarında yazarın araya girişi yok denecek kadar azdır. (II) Çünkü o, romanını, öyküsünü diyaloglarla kurar. (III) Yazı tekniğinin en belirgin özelliği diyaloglarda kendini gösterir. (IV) Kişileri, çaresizlik içinde ne denli bunalırsa bunalsınlar, dünyaya değiştirilmez bir karamsarlıkla bakmazlar. (V) Tersine, en kötü koşullar altındayken bile yaşamda aydınlık bir yön bulurlar. (VI) Bütün bunlar, yazarın insanlara yaklaşımı, onları eksiksizce tanıma ve yansıtmadaki ustalığıyla açıkla-
nabilir.

Bu parçada, sözü edilen yazarın yapıtlarındaki özelliklerin temel nedeni numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilmiştir?

A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

11. 1998-ÖYS

(I) Bu oyunların kuruluşu sağlam. (II) Dünyanın her yanında rastlanabilecek türden oyunlar bun­lar. (III) Konu seçimi ve düzeyli bir izleyicinin an­layabileceği eleştirel yaklaşım, oyunları çekici kı­lıyor. (IV) Yazar dünyaya hiç gülümsemeden ba­kıyor. (V) Yer yer kişilerini gülünç göstermeye çalışıyor. (VI) Bunlar da oyunların itici yanını oluşturuyor.

Yukarıdaki parçada, numaralanmış cümlele­rin hangisinden başlayarak söz konusu oyunlara yönelik olumsuz bir eleştiri yapıl­maktadır?

A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

12. 1998-ÖYS

(I) Bu ülkede yaşayanların tümü sağlık hizmetle­rinden bedava yararlanır. (II) Altmış beş yaşına basan her kişi, hem sağlık sigortası primi öde­mez hem de ilaçlarını parasız alma hakkını ka­zanır. (III) Gelir düzeyini ölçüt alan devlet, dar gelirli yaşlılara, kira fonundan yardım ederek on­ların kira derdinden uzak kremalarını sağlar. (IV) Böylece konunun parasal yönü sorun olmaktar çıkar; ama kimi yaşlılarda görülen yalnız kalmış­lık duygusu ortadan kaldırılamaz. (V) Üretim ve tüketim düzeni genç kuşaklara göre ayarlandı­ğından devlet, yaşlılığın manevi depremlerini gi­deremez.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde "devletin yardımcı olmayışından' söz edilmektedir?

A) I. ve II. B) I. ve V. C) II. ve III.

D) III. ve IV. E) IV. ve V.

13. 1998-ÖYS

(I) Bu sanatçı, içinde yaşadığımız çevreyi, gün­lük olayları yansıtıyor. (II) Bunları, ancak okur­ken görebileceğimiz, incelikli ayrıntılarla ustaca anlatıyor. (III) Bu yapıtında da büyük kentin ay­lak insanlarını, küçük memurlarını tonu alıyor (IV) Sevgiye, insanca yaşamaya özlemi olanla­rın arayışlarını inceliyor. (V) Bunları, alçak göni.-lü bir gözlemcilikle önümüze seriyor.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde beğenme sezilmektedir?

A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve V. D) III. ve IV. E) IV. ve V.

14. 1998-ÖYS

(I) Genel anlamda edebiyat, düz yazıya dayalı ürünlerden oluşur. (II) Düz yazı, mantığa en ço-başvurulan anlatım yoludur. (III) Bir dildeki dü­şünme biçimi, o dilin düz yazısına yansır. (IV Ayrıca dilin anlatım gücü de düz yazıda kendin gösterir. (V) Düz yazı, bilimin, düşüncenin halka seslenmesini kolaylaştırmasının yanı sıra ro­man, öykü, deneme gibi türleriyle o ulusun dü­şüncesini de geliştirir. (VI) Uygar anlayış ve gö­rüşe ulaşmayı sağlar.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde "düz yazının işlevi" belirtilmiştir?

A) I. ve II. B) II. ve III. C) III. ve IV. D) IV. ve V. E) V. ve VI.

15. 1998-ÖYS
Aşağıdakilerden hangisinde eylem, gerekçesiyle birlikte verilmiştir?

A) Benim avcı olduğumu duymuşlar

Bir daha bahçeye gelmedi kuşlar

B) Gündüzleri oyunlar oynardım

Akşamları masallar anlatırdı dadım

C) Çözülen bir demetten indiler birer birer

Bir pınara döküldü bembeyaz güvercinler

D) Sesin odaya girmiş bir serçe gibi ürkek

Ellerim açık kalan panjuru gösterecek

E) Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya
Dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya

16. 1998-ÖYS

Bir dili durağan kılmaya yönelik her türlü çaba ister istemez başarısızlığa uğrar.

Bu cümle aşağıdakilerden hangisine anlamca en yakındır?

A) Dilin kullanımı yazardan yazara değişiklik gösterir.

B) Dili oluşturan kurallar zamanla yerleşir, pekişir.

C) Dilin söz varlığına yeni sözcükler kazandırmak güçtür.

D) Dil, sürekli gelişim ve değişim süreci içindedir.

E) Dilin, bireyleri birbirine bağlayan bir gücü vardır.

17. 1998-ÖYS

Şiir, sanatların içinde en ulusal olanıdır: çünkü o, yalnız söylendiği dilin ürünüdür.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümledeki düşünceyi desteklemez?

A) Bir şiir, ancak yazıldığı dilde güzelliğini koruyabilir.

B) Yabancı dillere çevrilen şiirler, aslındaki güzelliklerini bir ölçüde yitirir.

C) Dillerde, şiire özgü ortak söyleyiş özellikleri vardır.

D) Dillerin anlatım gücü, büyük ölçüde o dillerdeki şiirlerde yansır.

E) Ozanlar en iyi şiirlerini anadillerinde yaratabilirler.

18. 2000-ÖSS

ı. Zekânın, pek kolay kavranamayan çok kar-
maşık bir yapısı vardır.

ıı. Zekâ, doğuştan getirilen gücün, çevre ola-
naklarıyla işlenmesi sonucu oluşur.

ııı. Zekâ ne sadece kalıtsal ne de sadece çevre-
sel etkenlerle açıklanabilir.

ıv. Önce zekâyı tanımlamak, sonra da bu tanı-
ma uygun bir ölçme aracı geliştirmek gerekir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden han­gileri anlamca birbirine en yakındır?

A) ı. ve ıı. B) ı. ve ıv. C) ıı. ve ııı. D) ıı. ve ıv. E) ııı. ve ıv.

19. 2000-ÖSS

ı. Yapılan her yanlış daha iyi bir sistem oluştur-
mak için bir fırsattır.

ıı. Yaptıklarının bilincinde olmayanlar, yanlışla-
rını sürekli yinelerler.

ııı. Hiç yanlış yapılmaması, her şeyin kusursuz
olduğu anlamına gelmez.

ıv. Doğruya ulaşabilmek için, yapılan yanlışlar-
dan ders almasını bilmek gerekir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden han­gileri anlamca birbirine en yakındır?

A) ı. ve ıı. B) ı. ve ıv. C) ıı. ve ııı. D) ıı. ve ıv. E) ııı. ve ıv.

20. 2000-ÖSS

(ı) Öykülerimdeki biçimsel ve içeriksel yenilikler salt kendi çabalarımın ürünü değildir. (ıı) Onları oluştururken öyküyü öykü yapan bütün gelenek­lerden ve yeniliklerden yararlanmaya çalışıyo­rum. (ııı) Olay, konu, karakter, tip, durum, kesit, diyalog... (ıv) Öyküyü oluşturan bütün öğeler eşit ölçüde girmeli öyküye diye düşünüyorum. (v) Öykünün ağırlık merkezini yaymaya çalışa­rak bunlardan birinin, ötekinin önüne çıkmasını engellemek istiyorum.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler­den hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve III. D) II. ve IV. E) IV. ve V.

21. 2000-ÖSS

Şiir öylesine bir dilsel düzenlemedir ki sözcüklerinden biri çıkarılır ya da birinin yeri değiştirilirse şiirin tüm büyüsü bozulur.

Bu cümlede anlatılmak istenenle aşağıdakilerden hangisi arasında anlamca yakınlık

yoktur?

A) Şiirde her sözcük, bulunduğu yerde güzeldir.

B) Sözcük, şiirin en önemli öğesidir.

C) Şiirde dil, kendine özgü bir biçimde kullanılır,

D) Şiirin dili, seçilen imgelerin çeşitliliğiyle zenginleşir.

E) Şiirin güzelliği, sözcüklerin birbiriyle uyumundan gelir.

22. 2000-ÖSS

(I) İhtiyar Adam ve Deniz, Ernest Hemingvvay'e Nobel Ödülü kazandıran romanlarından biri. (II)Psikolojik yanı ağır basan ve sinemaya uyarlanması neredeyse olanaksız görünen bu roman,ünlü bir yönetmence sinemaya uyarlanmış. (III)Filmde, balıkçılıkla geçinen ihtiyar bir adamın yaşamı, ilgi çekici bir biçimde anlatılmış. (IV) Uzun süredir balık yakalayamayan ihtiyar adamın, son kez şansını denediğinde büyük bir balık avlaması ve onu karaya çıkarmak için gösterdiği insanüstü çaba, izleyiciyi oldukça etkiliyor. (V) İhtiyar Adam ve Deniz, izlenmeye değer en iyi filmlerden biri.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde öznellik yoktur?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

23. 2000-ÖSS

(I) Toroslar, Çukurova'nın bereketli topraklarını İç Anadolu'nun bozkırından ayırır. (II) Çukurava'yı at nalı biçiminde kuşatmış bir duvardır sanki. (III) Ovadan bakılınca çelikten dev bir testere ağzını andıran tepeler, yaz kış ışıl ısıldır. (IV) Toroslar öylesine sarp ve yüksektir ki kolay kolay geçilmez. (V) Tren bile Toroslar'ı geçerken tünelin birinden çıkıp ötekine girer.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde benzetme yapılmıştır?

A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve III.

D) II. ve IV. E) IV. ve V.

24. 2000-ÖSS

(I) Anadoluhisarı'nın bulunduğu bölgenin tarih eskiye dayanıyor. (II) Kaynaklara göre, Anadolt-hisarı, Boğaz'dan geçişleri kontrol etmek ama­cıyla Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmış. (III) Yapılırken kullanılan malzemeler arasında, Bizans yapılarından alınmış taşlar da var. (IV) B. durum, burada eski bir Zeus Tapınağı'nın bulun­duğu yolundaki düşünceleri daha da güçlendiriyor. (V) Boğaz'ın en dar yerinde, Göksu Deresi kıyısında bulunan bu bölgenin, bugün olduğu gibi, Osmanlı öncesinde de yerleşim alanı olarak kullanıldığı çeşitli kaynaklarda belirtiliyor.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler­den hangisinde belirtilenler "tahmin" niteliği taşımaktadır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

25. 2000 - ÖSS

(I) Günlük yaşamımızda renklerin önemli bir rol vardır. (II) Bu nedenle renklerle ilgili pek çok bilimsel çalışma yapılmıştır. (III) Yapılan araştırılmalar göstermiştir ki soluk alışımız, kan basıncmız, renklere bağlı olarak değişebilmektedir. (IV) Renklerden açık mavi, gevşetici ve rahatlatıcı koyu mavi, uyarıcıdır. (V) Bu da renklerin etki gücünün birbirinden farklı olduğunu göstermekte­dir. (VI) Bu gerçeği göz önünde bulunduran içmimarlar, ev içi ışık düzenlemelerinde renk öğesi­ne özel bir önem verirler.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisi, kendinden önceki cümlede belirtilen yargıyı örneklendirmektedir?

A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

26. 2000-ÖSS

(I) Günü gününe pek uymaz bu kentin. (II) Bir bakarsın, yaz ortasında buz kesmişsin; bir ba­karsın, kasım ortasında ceket fazla gelmiş. (III) Geçen eylül ayının son günü kente yağmur ya­ğarken, kentin sırtını dayadığı dağa kar yağıyor­du. (IV) Ertesi gün ise mayıs sonu güneşine ben­zeyen, pırıl pırıl bir hava... (V) Neredeyse tüm ekim ayı, böyle geçti. (VI) Oysa daha güneyimizdeki bir başka kente çoktan kış gelmişti.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler­den hangisi kendinden önceki cümlenin açık­laması durumundadır?

A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

27. 2000 - ÖSS

(I) Türk yazınının önemli yapıtlarından olan Dede Korkut öyküleri yeniden okurlarla buluştu. (II)Öykülerin dili, özüne dokunulmadan sadeleştirildi. (III) Dede Korkut öykülerinin üslubu ve dili,her şeyden önce, 13.-14. yüzyıllarda konuşulan Oğuz Türkçesine dayanmaktadır. (IV) Bu öykü-lerde Türkçenin yüzlerce yıl önceki güzelliğini ve şiirselliğini tadacak, kendi dil evreninizin sınırlarını genişleteceksiniz. (V) Bu güzel öyküleri okudukça, Türk dünyasının görkemli ve zevkli serüvenlerini tanıyacak; kültürümüzün zenginliğiyle övüneceksiniz.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin;hangilerinde, söz konusu öykülerin okurlara

sağlayacağı yararlardan söz edilmiştir?

A) I. ve II. B) II. ve III. C) III. ve IV.

D) III. ve V. E) IV. ve V.

28. 2000 - ÖSS

(I) Karagöz'ün yaşamımızdaki yeri için: "Bitti."deniyor. (II) Bu doğru değil. (III) Karagöz, 14
yüzyıldan beri kendini sürekli yenileyerek bugünlere gelmiştir. (IV) Onda, edebiyat, müzik kısa- ca güzel sanatlar adına ne biliyorsak, hepsi vardı. (V) Dinî bakımdan bakarsanız, tasavvuf var- dır onda. (VI) Böyle bir sanatı nasıl yok etmeye çalışırız?

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde, I. cümlede belirtilene karşı çıkışın gerekçelerine yer verilmiştir?

A)II. III. IV. B) II. IV. V. C) III. IV. V.

D) III. V. VI. E) VI. V. VI.

29. 2000 - ÖSS

Bir öykünün, yer aldığı kitaba adını verebilmesi için kitaptaki öteki öyküler arasında seçkinlik ka- zanması gerekir. (I) Okuduğum son öykü de bu türden. (II) Olay yine parçalı, kişilerin ağzından tek tek anlatılıyor. (III) Her anlatıcı konunun bir yönünü tamamlıyor. (IV) Kişiler öylesine doğal, içten konuşturuluyor ki hemen her kişi benliğinize girerek sizi zenginleştiriyor. (V)

Düşüncenin akışına göre, "Böylece siz de öykünün bir parçası oluyorsunuz." cümlesinin yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine getirilmesi uygun olur?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

30. 2001 - ÖSS

Ailede tüm yükümlülükleri üzerlerine alan, ço­cuklarını her türlü sorumluluktan uzak tutan anne babalar ……….. bireyler yetiştirirler.

Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağı­dakilerden hangisi getirilebilir?

A) her bakımdan kendilerine benzeyen

B) işini seven, görevlerinin bilincinde olan

C) bulundukları her ortama kolayca uyum sağla­yan

D) karşılaştıkları güçlükleri yenmek için her türlü yola başvuran

E) yaşamını biçimlendiremeyen, başkaları tarafından yönetilmeyi bekleyen

31. 2001 - ÖSS

Birçok sanatçının sanat dünyasından silinip git­mesinin nedeni ……….

Bu cümle, düşüncenin akışına göre aşağıda­kilerden hangisiyle sürdürülemez?

A) gelişme ve değişmelere uyum sağlayamamasıdır

B) her geçen gün yeni sanatçıların ortaya çık­masıdır

C) kendisini sanatına bütünüyle vermemiş olma­sıdır

D) yeni ve özgün yapıtlar ortaya koyamamasıdır

E) çağın gereklerine ayak uyduramamasıdır

32. 2001 - ÖSS

Tiyatro eleştirmeni, izlediği oyunun en çarpıcı, en belirleyici yönlerini yakalayıp belgeler.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleye anlam­ca en yakındır?

A) Tiyatro eleştirisi yazma, öteki eleştiri türlerin­den daha güçtür.

B) Tiyatro eleştirmeni, bir oyunu her izleyişinde oyunun farklı bir özelliğini yakalar.

C) Tiyatro eleştirisi, oyunun ayırıcı ve etkileyici yanlarına yönelik düşünceler içerir.

D) Tiyatro eleştirisi, belirli ölçütlere bağlı kalma­yı gerektirir.

E) Tiyatro eleştirisi yazmak için oyunu birkaç kez izlemek gerekir.

33. 2001 - ÖSS

(I) Roman yazarken konuşmalara yer vermek çoğunlukla kaçınılmazdır. (II) Hatta salt konuş­malardan oluşan romanlar bile vardır. (III) Bu romanlarda herhalde amaç, tip yaratmaktır. (IV) iki satırlık bir konuşma, bir karakteri on sayfalık bir betimlemeden daha başarılı bir biçimde çizebilir. (V) Bunun başarılı örneklerine M. Ş. Esendal'ın Ayaşlı ve Kiracıları adlı yapıtında rastlıyoruz.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde "karşılaştırma" yapılmıştır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

34. 2001 - ÖSS

Halk şiiri doğal ve içtenlikli bir anlatım üzerine temellenir.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleye anlamca en yakındır?

A) Halk şairi, sözünü şiire dönüştürürken için­den geldiği gibi söyler.

B) Aşk, halk şiirinde en çok işlenen konulardan biridir.

C) Halk şiirinde sazla, sözle, daha doğrusu mü­zikle sıkı bir kan bağı vardır.

D) Halk şiiri, halkın içinde bulunduğu somut ko­şulların ürünüdür.

E) Halk şairi, şiirlerinde, halkın acılarını, çilelerini yansıtır.

35. 2001 - ÖSS

(I) Geçen yıl, yitirdiğimiz ressam ve dokuma sa­natçısının eserleri, bu ayın sonuna değin İstan­bul Sanat Galerisi'nde sergileniyor. (II) Bunlar, büyük bir sabır, beceri ve ileri bir teknikle oluştu­rulmuş. (III) Dokumalarını adeta bir yağlıboya tu­valine dönüştüren sanatçının esin kaynaklarını, kurumuş yapraklar, ağaç kabukları ve parşömen kâğıdı oluşturuyor. (IV) Tüm bu dokuların, renk­lerin ve tonlarının değişik anlamları var; sanatçı bunlarla hem gelişmeyi, hem de yaşamın sürek­liliğini ve gelip geçiciliğini vurgulamak istiyor. (V) Yapıtlarında yansıttığı yaşam kimi yönleriyle bu­günün insanını da kuşatıyor.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden han­gisi sözü edilen sanatçının, yaşama yönelik görüşünü içermektedir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V

36. 2001 - ÖSS

(I) Hiçbir şey ak ya da kara diye ayrılmaz onun romanında. (II) Mutluluklar, hüzünler, sevinçler, acılar iç içe yaşanır. (III) Bunları anlatırken me­kanik kurgulardan, neden - sonuç ilişkilerinden özellikle kaçınır. (IV) İzlediği bu yol, okurun olay­lara romancının gözüyle bakmasını sağlar. (V) Roman boyunca, roman kişileriyle yazar arasın­da bir çatışma olmaz. (VI) Bu da kişilerin inandı­rıcılığını artırır büyük ölçüde.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden han­gisi I. cümlede belirtilen görüşü destekleyici niteliktedir?

A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

37. 2001 - ÖSS

(I) Üç adasıyla Malta, Sicilya'nın güneyinde, Ak­deniz'in ortasında. (II) Malta'nın üç adasından biri olan Gozo, ilginç kayalıkları, mağaraları ile birçok doğal güzelliğe sahip. (III) Adada ağaç ol­madığı ve tarih boyunca dışarıdan getirildiği için evlerin neredeyse tamamı taştan yapılmış. (IV) Zengin kireçtaşı yatakları, burada taş işçiliğinin gelişmesinin en önemli nedeni. (V) Her köyün, ku­sursuz işçiliğe sahip kiliseleri, mimaride taşa mah­kûm olmanın yansıması olarak yorumlanabilir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde olumlu bir durum olumsuz bir ifadeyle anlatılmaktadır?

A)I. B) II. C) III. D) IV. E)V.

38. 2001 - ÖSS

(I) Yaşamöyküsü yazma, birtakım ön çalışmalar yapmayı gerektirir. (II) İlkin, yaşamöyküsü yazı­lacak kişiyle ilgili kaynaklar, belgeler saptanır: bunlar değerlendirilir. (III) Bu yönden belgesel boyutludur yaşamöyküleri. (IV) Kişinin mektupla­rından, günlüklerinden, anılarından yararlanılır. (V) Ayrıca, o kişinin eşinden, dostundan, onu ta­nıyanlardan bilgi alınır. (VI) Bunlar yapılmadan oluşturulacak bir yaşamöyküsü hem ilgi çekici ol­maz, hem de kişinin yaşam serüvenini tüm bo­yutlarıyla kuşatmaz.

Bu parçanın I numaralı cümlesinde belirtilen düşüncenin nedeni, kaçıncı cümlede açıklan­mıştır?

A) II. B) III. C) IV. D) V.

39. 2002 - ÖSS

İnsan, bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli biçimde söylemeyi seçtiği için "yazar" dır.

Bu cümle aşağıdakilerden hangisine anlamca en yakındır?

A) İnsanların, düşüncelerini söyleyiş biçimiyle söz dağarcığı arasında ilişki vardır.

B) Bir yazarın neyi söylediğinden çok, nasıl söylediği önemlidir.

C) İnsanın, söyleyeceklerini seçerken çok özenli davranması gerekir.

D) Bir yazının okuyucu üzerindeki etkisi, onun anlatım biçimine göre değişir.

E) Bir yazar, düşüncelerini sınırlamadan, özgürce yazmalıdır.

40. 2002 - ÖSS

Bir yazarın çocukluğu, o yazarın banka hesabıdır.

Bu cümlede öne sürülen görüş aşağıdakiler-
den hangisidir?

A) Yazarın sanatsal yaratıları, çocukluk anılarıyla, çocuklukta yaşadıklarıyla beslenir.

B) Yazarların çocukluktaki birikimleri, yaşlılık döneminde anlam kazanır.

C) Mutlu bir çocukluk dönemi geçirenler sonraki yıllarda yazar olabilir.

D) Her yazar çocukluğunda, farkında olmadan, yazarlığa hazırlık dönemi yaşamıştır.

E) Bir kimsenin yazar olmasında ilk adım, çocukluğunu anlatmasıdır.

41. 2002 - ÖSS

(I) Türkçe öğretmenimiz, sınıfa girdiği ilk gün bize yaşamöyküsünün ne olduğunu anlatıp kendi yaşamöykümüzü yazmamızı söylemişti. (II) O zaman, bu çalışmanın gerekçesini anlayama-

mıştım. (III) Bugün, ben de öğretmen olduktan sonra, düşünüyorum da bu çalışma, öğretmen ile öğrenci arasında kurulabilecek güçlü bir iletişimin başlangıcı olabilir. (IV) Ayrıca öğrencilerin, kendilerini tanımalarını sağlayabilir. (V) Keşke tüm öğretmenler bu tür çalışmalarla öğrencilerini, iç dünyalarıyla hesaplaşmaya yönlendirse, kendilerini tanıma konusunda cesaretlendirse.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde "dilek" söz konusudur?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

42. 2002-ÖSS

(I) Bu yapıt, romantik romanın bütün özelliklerini taşımaktadır. (II) Romandaki olaylar bilinçli ola­rak seçilmemiştir. (III) Romancı, olayları istediği biçimde geliştirmek için rastlantılardan büyük öl­çüde yararlanmıştır. (IV) Olayları öyküleyişteki neden - sonuç kopukluğuna karşın, kişilerin ko­nuşmalarını yansıtmadaki başarısı romanın en güçlü yanlarından biridir. (V) Kişiler, kültür dü­zeylerine uygun biçimde konuşturulmuştur.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinde, sözü edilen yapıtın "hem olumlu hem de olumsuz" yönleri bir arada verilmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

43. 2002-ÖSS

(I) Bir öykü ustası olarak girdi edebiyat dünyası­na. (II) Öykülerinde de romanlarında da hiçbir zaman kolaya kaçmadı. (III) Bunda, sanata duy­duğu sorumluluk kadar okuruna duyduğu saygı­nın da payı vardır. (IV) Yapıtlarının hepsinde sa­natsal ve kültürel gelişmeyi besleyici öğeler, ay­rıca, okuru, düşünmeye yönelten özgür önerme­ler görülür. (V) Bu usta, biçimsel yeniliklere açıl­maktan hoşlanır ve bunları dener. (VI) Basmaka­lıp reçetelerden, alışılmış neden - sonuç ilişkile­riyle oluşturulan yapay anlatımlardan kaçınır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinde, II. cümledeki davranışın nedeni açık­lanmaktadır?

A) I. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

44. 2002-ÖSS

(I) Eleştirmenler, şiirlerinin kolay kolay anlaşıl­mayan, kapalı bir yapısı olduğunu söyler. (II) Oy­sa onun yaşam serüvenini bir ölçüde biliyorsanız o şiirler, sizin için hiç de kapalı bir nitelik taşımaz. (III) Onlarda toplumsal baskılar altında ezilen in­sanların sıkıntılarını, bilinçaltı dünyalarını bütün yönleriyle bulabilirsiniz. (IV) Bunları yansıtan im­geler, yoğun anlamlar içerir. (V) Bu durum, şiirle­rini her okuyuşunuzda onların başka bir yanının ayrımına varmanızı sağlar.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinden, "şiirlerinde, şairin yaşantısından izler bulunduğu" anlaşılmaktadır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

45. 2002-ÖSS
Aşağıdaki yargılardan hangisi kişisel düşünce içermemektedir?

A) Bu kitap, duyguları etkileyen betimlemelerden uzak, günlük konuşma dilinin inceliklerin içinde barındıran bir dille yazıldığı için her yaştaki okurun beğenisini kazanıyor.

B) Yazar, bu kitabıyla engin bir birikimi yapıtlaştırarak okura farklı bir dünyanın kapılarını açıyor.

C) Geçen yıl yitirdiğimiz romancımız adına düzenlenen yarışmada bu yazar, ilk romanıyla ödül aldı.

D) Bu yazar, gücünü çekici anlatımından ve ilginç olaylardan alan, genellikle şaşırtıcı so- nuçlarla biten öyküleriyle tanınmıştır.

E) Öyküde kahramanın, güçlüklerle savaşmaktan yılmayan, üretken ve yaratıcı bir insan ol-
duğu gösterilmek istenmiş.

46. 2002-ÖSS

(I) Bu zorlu uğraşta, kendimi hiçbir zaman şair olarak görmedim. (II) Bana "şair" diyenlere de içimden hep gülümsedim. (III) Ben, şiir yazma yolunda tutarlı olduğunu sandığım bir biçimde yürüyen, sıradan bir şairim. (IV) Şiir yazma serüveninde, tüm yeteneğimi ortaya koyarak, ulaştığım düzeyi düşünmeden yol alıyorum. (V) Bu tutumum, işimi bir bakıma zorlaştırdığı gibi az şiir yazmama da neden oluyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinden, konuşan kişinin alçakgönüllü olduğu anlamı çıkarılamaz?

A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve IV.

D) III. ve V. E) IV. ve V.

47. 2003-ÖSS
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilerden farklı bir düşünce dile getirilmiştir?

A) Üslup, insanın konuştuklarını ve yazdıklarını biçimlendiren kişisel bir öğedir.

B) Bir sanatçının üslubu, o sanatçının kendisidir.

C) Sanatçı, sözcükleri seçip yan yana getirirken, onlara kendi damgasını vurur.

D) Üslup, sanatçının kişiliğini yansıtan bir aynadır.

E) Bir sanatçı, yarattığı yapıtın türüne göre üslup kullanır.

48. 2003-ÖSS

(I) Jules Verne'in serüven tutkusu, denizcilik, ta­rih, coğrafya gibi alanlardan aldığı öğelerle bes­lenerek yazdıklarının çekirdeğini oluşturur. (II) Sayısı iki yüze yaklaşan romanları çeşitli bilim dalları üzerine temellenmiştir. (III) Yazar bu bilirr dallarına ilişkin bilgilerini, saatlerini geçirdiği kütüphanelerdeki binlerce kitaba borçludur. (IV) Hiçbir bilim dalında uzman olmadığı hâlde yaşa­dığı dönemdeki her türlü gelişmeyi ve değişmeyi yakından izler. (V) Böylece hem çağını çok iyi ta­nır hem de çağının getirdiği yenilikleri özümse­yerek geleceğe yönelik öngörülerde bulunur.

Bu parçadaki numaralı cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve IV. D) III. ve V. E) IV. ve V.

49. 2003-ÖSS

(I) İnsanlar çocukluk döneminde, çevrelerindeki kişilerin diliyle konuşmaya başlar, daha doğrusu„ konuşmayı onlardan öğrenirler. (II) Yetişkinlik döneminde konuşma sanatının inceliklerini, gü­zelliklerini ve olanaklarını kavramaya çalışırlar (III) İyi bir konuşmanın, insanı başarılı kılmada önemli bir etken olduğunu anlarlar. (IV) Ayrıca bunun, insanın kişiliğini ve düşünsel düzeyin yansıtan bir araç olduğunun ayrımına varırlar (V) Bu nedenle de sözlü anlatım gücünü yaşam­ları süresince geliştirmeye çalışırlar.

Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangilerin­de konuşmanın işlevinden söz edilmiştir?

A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve V. D) III. ve IV. E) IV. ve V.

50. 2003-ÖSS

Yahya Kemal: "Şiir, düşünceyi duygu hâline ge­tirinceye kadar yoğurmaktır." der.

Ozanın, bu sözüyle anlatmak istediği düşün­ceyi içeren cümle aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şiirde düşüncenin payı duygudan daha fazla dır.

B) Duygular, şiirle etkili bir biçimde anlatılır.

C) Şiir, düşüncenin, duyguların öz suyunda turnesiyle oluşur.

D) Şiir, duyguların toprağını besleyip zenginleştirir.

E) Şiirin etki gücü, içerdiği düşünceye bağlıdır.

51. 2003 - ÖSS

I. Çocukların her isteğine karşı çıkmak ya da bunları bütünüyle yerine getirmek, kimi so­runlar yaşanmasına yol açabilir.

II.Çocuklara, güçlerini aşmayacak sorumluluk­lar yükleyerek onların kendilerine güvenme­lerini sağlamak gerekir.

III. Çocuklara kazandırılan davranışlar ileriki dö­nemlerde de varlığını korur.

IV. Yanlış yapacağı korkusuyla kendisine sürek­li yardım edilen çocuklarda, çekingen, kendi­ni kanıtlayamayan bir kişilik yapısı oluşur.

Yukarıdaki numaralı cümlelerin hangilerinde aynı düşünce farklı biçimlerde dile getirilmiş­tir?

A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve III. D) II. ve IV. E) III. ve IV.

52. 2003-ÖSS

Aşağıdakilerin hangisinde yargının nedeni belirtilmemiştir?

A) Ülke toprakları yanlış kullanım yüzünden yok olup gitmektedir.

B) Ülkede tarımsal üretimi geliştirmeye yönelik çalışmalar yıldan yıla azalmaktadır.

C) Tarıma yeterince önem verilmediğinden bu ülke, pamuk, sebze, meyve üretiminde dün­ya sıralamasında gerilerde yer almaktadır.

D) Kimi ülkelerde, tarıma dayalı üretimin bilinçli bir biçimde yapılmaması, halk sağlığı bakı­mından tehlike oluşturmaktadır.

E) Çevre bilincinin yeterince gelişmemiş olması,hava ve su kirliliğine yol açmaktadır.

53. 2004-ÖSS

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üslupla ilgi­li bir özelliğe değinilmemiştir?

A) Sağlam bir roman tekniğinin yanı sıra canlı, en az sözcükle çok şey anlatmayı amaçla­yan, yoğun bir anlatımı vardı.

B) Şiirlerinde, okurun değişik duygularını etkile­yen imgeleri, sıradan sözcüklere yeni anlam­lar yükleyerek oluştururdu.

C) Yapıtlarındaki karakterler, halk arasından se­çilmiş, zengin bir duygu dünyası olmayan, tek boyutlu kişilerdi.

D) Şiirlerini oluştururken sözcükleri, ses, anlam ve çağrışım yönünden sıkı bir değerlendir­meden geçirerek kullanırdı.

E) Betimlemelerinde gözlem gücü ağır basar,özentili ve coşkulu bir söyleyişten özellikle
kaçınırdı.

54. 2004-ÖSS

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilerden farklı bir düşünce dile getirilmiştir?

A) Aynı kavram alanıyla ilgili söz değerlerinin oluşturduğu sözcük salkımları, Türkçemizin zenginliğini göstermektedir.

B) Anlamca ilişkili söz değerlerini içeren sözcük grupları oluşturmaya yönelik çalışmalara, ders kitaplarında gereğince yer verilmemek­tedir.

C) Öğrencilere, Türkçe düşünme alışkanlığı ka­zandırmak için, işlenen parçalarda geçen ve aralarında anlamsal bağıntılar olan sözcük kümeleri bulundurulmalıdır.

D) Sözcükler arasında bağlantı kurma, karşıtlık ya da benzerlikleri ortaya çıkarma, Türkçe öğretimindeki temel etkinliklerden biri olmalıdır.

E) Türkçe ve yazın derslerinde sözcük çalışma-
ları, çeşitli sözcüklerin temel ve yan anlamla-
rını içerecek biçimde yapılmalıdır

55. 2004-ÖSS

Aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı, bir "gerekçe" içermektedir?

A) - Resim çalışmalarınızda en çok hangi malzemeyi kullanırsınız?

- Tümüyle yerli malı olanı seçip kullanırım.

B) - Ayrıntıya önem verir misiniz?

-Evet, güzelliğe ulaşmak için ayrıntıları önemsiyorum.

C) - Resim yaparken nasıl bir yol izlersiniz?

- Önce dikkatimi ele alacağım konu üzerinde yoğunlaşırım, onunla yaşamaya başlarım;sonra çalışmaya koyulurum.

D) - Türk resim sanatının günümüzdeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Resim sanatçılarımızı, erişmeleri amaçlanan yerin de ötesinde görüyorum.

E) - Resme yeni başlayanlara neler öneriyorsunuz?

-İlgilendikleri konuda eğitim görmelerini, sonra da öğrendiklerini uygulamaya çalış-
malarını öneriyorum.

56. 2005-ÖSS

Bu sanatçımız kendisine söylenen: "Eline sağlık,resimlerin çok güzel olmuş." türünden basmakalıp sözlerin kendisine bir şey kazandırmayacağına inanır. Çünkü ……….

Bu cümlenin sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olmaz?

A) onun için önemli olan, yansıtmak istediklerinin anlaşılıp anlaşılmadığıdır.

B) o, yöneltilen eleştiriler doğrultusunda kendisini geliştirecektir.

C) onun için sanat, insanları etkileme, belirli duygularla donatma işidir.

D) o, yapıtın biçim ve içerik yönünden eleştirilmesinden yanadır.

E) o, eleştirinin işlevsel bir nitelik taşımasını ister.

57.2005-ÖSS

Bir yazar şöyle diyor: "Düşüncenin canı kısa söz­de, onun yoğun anlatımındadır."

Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakiler­den hangisidir?

A) Derinliği olmayan düşünceler daha kolay an­laşılabilir.

B) Güçlü anlatım, sağlam bir düşünce yapısı ge­rektirir.

C) Bir düşünceyi özetlerken ana noktalar üzerin­de durmak gerekir.

D) Sözü uzatmak, anlatımı gereksiz sözlerle doldurmak düşünceyi gölgeler.

E) Kısaltılarak anlatılan bir düşünceyi, hemen herkes anlayabilir.

58. 2005 - ÖSS

Her ressam, aynı doğa parçasını tuvaline farklı biçimlerde yansıtır ……….

Bu cümlenin sonuna, düşüncenin akışına gö­re aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uy­gun olmaz?

A) Doğa, her sanatçı için değişmez bir konu ala­nıdır.

B) Çünkü olaylara, durumlara bakış açısı sanat­çıdan sanatçıya değişir.

C) Bu, aynı zamanda biçemle ilgili bir durumdur

D) Bunda sanatçının doğayı algılama biçiminin etkisi vardır.

E) Bunu, yaratıcılığın bir gereği sayabiliriz.

59. 2005-ÖSS

(I) Sanatçı bu yapıtında, öteki yapıtlarından de­ğişik bir yöntem izleyerek bireylerin gündelik ya­şamdaki çatışmalarını anlatmaktan kaçınıyor

(II) O, bu yapıtında çok farklı bir düşünceden yo­la çıkarak yazdıklarını, dünün bugünü, bugünün de yarını aydınlatacağı düşüncesine dayandırı­yor. (III) Bunun için de kent ve köy yaşamından değişik kesitler sunuyor. (IV) Kurmacasal öğele­rin dışına çıkmadan gerçekçi karakterler çiziyor (V) Bu tutumuyla okuyucuyu, derinden etkileyen renkli bir roman ortamına taşıyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden han­gisiyle "Sanatçı, kimi durumlarda tarihçinin göre­vini de üstlenen bir yaklaşım içinde olur." cümle­si arasında anlamca bir ilişki kurulabilir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

CEVAP ANAHTARI :

1.D 2.B 3.E 4.B 5.A 6.D 7.C 8.E 9.B 10.E 11.C 12.E 13.C 14.E 15.A 16.D 17.C 18.C 19.B 20.E 21.D 22.A 23.C 24.D 25.C 26.A 27.E 28.C 29.E 30.E 31.B 32.C 33.D 34.A 35.D 36.A 37.E 38.E 39.B 40.A 41.E 42.D 43.B 44.B 45.C 46.E 47.E 48.A 49.D 50.C 51.D 52.B 53.C 54.A 55.B 56.C 57.D 58.A 59.B

 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com