Skip to content
޵ an: Ana Sayfa arrow Testler arrow CÜMLEDE ANLAM - TEST (40 SORU)
CÜMLEDE ANLAM - TEST (40 SORU) Yazdır

KONU TESTİ (CÜMLEDE ANLAM)

1. Yazarların birçoğu, eserlerinden daha uzun ömürlüdür.

Bu cümle ile anlatılmak istenen aşağıdakiler­den hangisidir?

A) Büyük sanatçıların çok eser verdiği

B) Kimi sanatçıların, yazma işini yaşamları bo­yunca sürdürdüğü

C) Her yeni eserin öncekinden daha başarılı ol­duğu

D) Her geçen gün daha seçici okuyucuların or­taya çıktığı

E) Pek çok eserin kısa sürede değerini yitirdiği

2. İnsanda çok keramet vardır; ama düşünce gücü kısıtlanmış, düşüncelerini etrafına iletme fırsatı bulamamış, bu fırsatı elinden alınmış insanda değil.

Bu cümleye anlamca en yakın cümle, aşağı­dakilerden hangisidir?

A) İnsan fikrine saygı, bilimselliğin en önemli il­kelerindendir.

B) İnsan, cihanın en kusursuz ve en yüce canlısıdır.

C) İnsanın yetenek ve yaratıcılığı düşünce öz­gürlüğü ile ortaya çıkar.

D) İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliği dü­şünme yeteneğidir.

E) Düşüncenin özgürce yapılamadığı bir ortamda bilimsellikten söz edilemez.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "varsayım"
söz konusu değildir?

A) Bu yazıyı okumaz ama haydi okudu diyelim...

B) Parayı bulduğunu farz et, sonra bunu nasıl ödeyeceksin?

C) Onun, teklifimizi kabul ettiğini düşünelim.

D) Varsayalım ki şirketin yönetim kuruluna siz seçildiniz.

E) Olanlardan sonra bir daha buralara uğrayamayabilir.

4. "Eğitim, meyvenin kendisi değil, meyve toplama­ya yarayan merdivendir." cümlesine, anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eğitim, ezberletmek değil, öğrenilenleri özümsetmek demektir.

B) Bilgi, aklın süzgecinden geçtiği an kişiye ait olur.

C) Eğitimin amacı, öğrenmeyi sürekli hâle getir­mek ve kolaylaştırmaktır.

D) Eğitim kişiye insanî özellikler aşılar.

E) Yaratıcılık, bilinenlerin öğretilmesi değil, bilinmeyenlerin bulunmasıdır.

5. Eleştirmenlerin, yapıt yerine sanatçı üzerinde yo­ğunlaşmaları eleştiriye olan güveni azaltıyor.

Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?

A) Eleştirmenler, bir yapıtı her zaman olumsuz yönleriyle değerlendirdiklerinden yadırganı­yorlar.

B) Eleştirmenin tarafsız olması, yapıtın gerçek değerinin ortaya çıkmasında önemli bir et­kendir.

C) Eleştirmenlerin eserlerden çok eserin yaratı­cısı hakkında yorum yapmaları, okurun eleş­tiriye olan inancını zedeliyor.

D) Eleştirilerinde tarafsızlıktan ödün veren eleş­tirmenler başarılı olamaz.

E) Kendine güvenmeyen bir eleştirmen, yapıttan
çok yazarın olumsuz yönleri üzerinde durur.

6. Aşağıdakilerden hangisinde neden - sonuç ilişkisi yoktur?

A) Sokağa böyle çıkarsan hastalanırsın.

B) Bütün bu zorluklara seni sevdiğinden katlan­mış.

C) Bu konu zordur, kolay anlaşılmaz.

D) O, pireye kızıp yorgan yakar.

E) Kitap okumayı sevmediği için yorum gücü zayıfmış.

7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde "karşıt iki durum" söz konusudur?

A) Deniz, umutsuz bir düşünce gibi hareketsiz karşımızda duruyor.

B) Parkta oynayan çocukların sesleri kayalıklarda yankılanıyor.

C) Ateşböcekleri, gecenin karanlığı içinde etrafta uçuşuyor.

D) Ay ışığı denizin üzerinde yansıyor, dalgalar rıhtıma çarpıyordu.

E) Bahçenin üstünde ince bir tül gibi salınan sessizlik, birinin kahkahasıyla yırtılıp dağılıyor.

8. Çağımızın hızlı yaşayan insanının günlerce, sayfalar dolusu okumaya ne sabrı, ne vakti var. Bu yüzden ….

Bu sözler aşağıdakilerden hangisiyle sürdürûLemez?

A) sinema, günümüzün en çok ilgi gören sanatı durumundadır.

B) tarihi olayları konu edinen eserlere karşı ilgi giderek artıyor.

C) beş on sayfadan oluşan kısa öyküler, yoğun ilgi görmektedir.

D) yayınevleri birkaç ciltten oluşan romanların yayımına pek sıcak bakmıyor.

E) günlük gazetelerde bile yorumdan çok, bol fotoğraflı haberler yer alıyor.

9. Anlamsız bir çocukluk ve tatsız bir gençlik, insanı olgunluk çağına erken hazırlar.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılanı bütünüyle kapsar?

A) Olgunluk çağı, çocukluk ve gençlik yıllarının bitimiyle başlar.

B) Tecrübeler, insanı iyi bir biçimde olgunlaştırır.

C) Çocukluk ve gençlik yılları gerektiği gibi yasanmazsa kişi yaşıtlarından önce olgunlaşır.

D) İnsan hayatında çocukluk ve gençlik çağı kadar olgunluk çağının da önemi vardır.

E) İnsan, çocukluk ve gençlik yıllarının değerini iyi bilmelidir.

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisi üslupla ilgili bir yargıdır?

A) Öykülerinde insanı, süssüz bir anlatımla, sevgi ve umutla besleyerek verdi.

B) Pek az sanatçı, Bazarov gibi, gerçekçi bir ka­rakter yaratabilir.

C) Romancı, kahramanı eksen alarak kuşaklar arasındaki çatışmayı işlemiştir.

D) Toplumsal değişimlerin bireydeki yansımala­rı yapıtlarının ana temasını oluşturuyor.

E) Yaşanmış ve tanık olunmuş ilginç olaylardan oluşan bir kitap, bu.

11. (I) Oldukça yağışlı ve soğuk bir Ankara gününden sonra, sıcak bir hava, baharın bitimi ve yazın müjdecisi rengârenk çiçeklerin, yeşilliklerin dolu olduğu Antalya otogarındayım. (II) Buradan yürünerek müze ve antik tiyatronun yer aldığı kentin merkezine ulaşılabilinir. (III) Side yazılı sarı tabeladan sağa saptığımızda bir bölümü ayakta kalan su kemerlerini, antik kentin ilk tanıklarını gördük. (IV) Ayrıca tek tük kalan eski taş evler, antik yapılar da var. (V) Bunlar Side kasabasının kuruluşuna ait izler niteliğinde.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde karşıt durumlar bir arada verilmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

12. (I) Hüseyin Atabaş, şiirlerini "Gelecek" adlı bir ki-
tapta toplamış. (II) Toplum ve sanat sorunları
üzerinde epey kafa yormuş bu yapıtında. (III)
Güzel şiir söylüyor, Türkçeyi iyi kullanıyor. (IV)
Ne var ki üstündeki etkilerden tam olarak sıyrıla-
mıyor. (V) Ortalama şiirin yörüngesine sık sık dü-
şüyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­lerinde Hüseyin Atabaş'ın henüz özgün bir şair sayılamayacağı vurgulanmıştır?

A) I. ve II. B) II. ve III. C) II. ve IV. D) IV. ve V. E) II. ve V.

13. "(I) Sabırlı bir insan değildi, dostum. (II) Buna
rağmen sabırsızlığı göze batmazdı. (III) Sevdirir-
di kendini. (IV) Tanışan, insan böyle olmalı, der-
di mutlaka. (V) Ben onu tanıyalı, iki ay olmuş-
tu..." diyen birisi hangi cümlede "kendince bir
yorumlama"ya gitmemiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

14. (I) Ataç, batmış bir imparatorluğun bize bıraktığı
katı gericiliğe karşı ödünsüz bir Cumhuriyet aydı-
nıdır. (II) Halk şiirlerimizi de divan şiirimizi de çok
iyi bilir. (III) Ancak, hayranı olduğu klasik Fransız
şiirinin tekdüzeliğini görmez, inadına bizimki tek-
düzedir, der. (IV) Onların Latinceden onca etki-
lemelerine aldırmaz da bizim Osmanlıcaya fena
sinirlenir. (V) Zigzaglı kişiliği, kaprislerine göre
değişen yargıları, onun başarısına gölge düşür-
müştür.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinden başlanarak sözü edilen yazarla ilgili "olumsuz eleştiriler" sıralanmıştır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E)V.

15. Aşağıdaki dizelerin hangisinde koşula bağlı-
lık söz konusudur?

A) Kuleler yıkılmış çanlar tıkanmış

Vay ne hâller olmuş bizim balkona

B) Mavi kapısını açarsa cenup

Gelecek bir yeşil mevsim

C) Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir

Gittikçe artıyor yalnızlığımız

D) Gam dolmuş gündüzün mavi tasına

İçimde duygular çocukçasına

E) Urfa'da buluşur dertler her gece

Yaylanın geyiği, çölün ceylanı

16. (I) Sanatına onun kadar bağlı kalmış bir yazar az
bulunur. (II) Başlangıçta ne ise bugün de odur.
(III) Yapıtını; yolundan hiç sapmayarak, inandı-
ğından vazgeçmeyerek ortaya koymuştur. (IV)
Eserlerinde nesnellikten hiç ayrılmamıştır. (V)
Onu iyice tanımak isteyen, yapıtlarını dikkatle
okumalıdır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinde bir "öneri"ye yer verilmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "sezgi ya
da tahmin" söz konusu değildir?

A) Bu konuda kararsız olduğunu sözlerinden anlamıştım.

B) Tatilimin zehir olacağını biliyordum.

C) Sakat rolü yapan dilencilerin bizden daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.

D) Düğün günü, mutluluğunu yüzünden oku­muştum.

E) Sınavda matematik sorularının en zorlarını
bile yapabilmiş.

18. (I) Aslında nefis bir aşk hikâyesidir "İbiş'in Rüya-
sı". (II) Tarık Buğra'nın üslubuyla güçlenen, Ha-
tice'yi mükemmel bir sıcaklıkla canlandıran...
(III) Ama, bir noktada yorulan, kestirmeye giden
bir acelecilikle sonuna çabuk ulaşan tuhaf bir ça-
lışma. (IV) Konusunu ünlü tiyatrocumuzun haya-
tından alması ise oldukça ilginç. (V) Sıkılmadan
okuduğum kitaplardan biri.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinde sözü edilen yapıtla ilgili olumsuz bir eleştiri yapılmıştır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "takdir etme,
beğenme" söz konusu değildir?

A) Şiirlerinde kullandığı yapmacıksız dil, okuyu­cuların ilgisini canlı tutuyor.

B) Filmde sinema tekniğinin tüm olanaklarından yararlanılmış, yönetmene helal olsun!

C) Tüm bestecilere parmak ısırtacak nitelikte bir şarkıydı dinlediğimiz.

D) Bu kitaptan tüm okurlar yararlanabilir, aranı­lan her şeyi onda bulmak mümkün.

E) Yazar, bu son eserinde yanlış Batılılaşmanın
birey üzerindeki olumsuz etkilerinden söz
ediyor.

20. Sanatta en iyiye ancak "iyi" denebilir.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlam­ca aynı doğrultudadır?

A) Sanatta mükemmele ulaşmak imkânsızdır.

B) Güzel yapıtlara ancak büyük sanatçılar ula­şabilir.

C) En iyiye ulaşmak her sanatçının temel göre­vidir.

D) Kusursuz yapıtlar geleceğe kalır.

E) İyi yapıtlar özgün imzaların ürünüdür.

CEVAP ANAHTARI :

1.E 2.C 3.E 4.C 5.C 6.A 7.E 8.B 9.C 10.A 11.A 12.D 13.E 14.C 15.B 16.E 17.E 18.C 19.E 20.A

KONU TESTİ 2 (CÜMLEDE ANLAM)

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirli bir koşul gerçekleşse de istenilen amaca ulaşıla­mayacağı anlamı vardır?

A) Biraz sakin olursan ne demek istediğimi an­larsın.

B) Ev darmadağın olmasaydı konukları ağla­yabilirdik.

C) Yıllarca çalışsam da ben bu parayı biriktiremem.

D) Sınavı kazanırsam babam istediğim arabayı alacak.

E) İzin alabilirsem birkaç gün şehir dışına çıkacağım.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tanımlama yapılmıştır?

A) Sınav, öğrencinin bilgi ve becerilerini belirlemek için yapılır.

B) Masal, insanı hayal alemine sürükler, hayali kahramanlarla buluşturur.

C) Bağışıklık sisteminin türlü nedenlerle iflas etmesidir, AİDS.

D) Üslup orijinal olursa yapıt başarıya ulaşır.

E) Dildeki gelişmeler yavaş yavaş ve belli kurallar çerçevesinde oluşur.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "pişmanlık" sdz konusudur?

A) Aklını çelmiş, sonunda onu da bu işe karıştır­mıştı.

B) Çok uğraştım; ama hiçbir şey düşündüğüm gibi olmadı.

C) Bir yaptığı bir yaptığına uymuyor, aklından zoru olmalı.

D) Ne ettim de senin aklına uydum; keşke bildi­ğimi yapsaydım.

E) Aklını başına topla da sınıfı geçmeye çalış.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, "nesnel anlatım"a örnek olabilir?

A) Müziğin resimden daha etkili bir sanat oldu­ğuna inanıyorum.

B) istatistiklere göre özel radyolar çoğaldıkça kaset satışları düşüyordu.

C) Çevremizdeki insanlar sanki beni boğmak is­tiyorlar.

D) Radyodaki müzik, insanı eskilere götürüyordu.

E) Çevresindekilere zor ilişki kuranlar, pek akıl-
lı insanlar değildir.

5. Ne denli yetenekli olursa olsun, kültürel birikimi olmayan bir toplumun sanatçısı başarılı olamaz.

Aşağıdakilerin hangisi, anlam bakımından bu cümleye en yakındır?

A) Sanata ilgi gösterilmeyen bir ortamda, sanatçı­nın yeteneklerini geliştirmesi mümkün olmaz.

B) Bir toplumun kültür mirası ile sanatçının yete­neği arasında sıkı bir ilişki vardır.

C) Sanatçının başarılı olabilmesi, kültürel biriki­mi olan bir toplumda yaşamasına bağlıdır.

D) Bir toplumun kültürel birikimi, o toplumdaki sanatçıların etkinliğine bağlıdır.

E) Pek çok ülkede, yeteneksiz sanatçının kültürel boşluktan yararlanmaya çalıştığı görülür.

6. (I) Televizyonun çocukların kişiliklerinin oturma-sındaki önemi yadsınamaz bir gerçektir. (II) Ay­rıca, halkın kültür düzeyinin oluşmasında da et­kili bir silah olarak kullanılabilir. (III) Çünkü, in­san gücünün ve eğitimin giremediği ücra köşele­re ancak televizyon yardımıyla ulaşılabilir. (IV) Fakat, televizyonun amaç dışında kullanılması ise bu silahı kendimize doğrultmamız anlamına gelir. (V) Çocukların yetişmesinde, halkın bilinç­lenmesinde televizyon en etkili araçtır. (VI) Önemli olan bu silahı kullanmayı bilmemizdir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisi kendinden önceki cümlenin açıklamasıdır?

A) II. B) III. C)IV. D)V. E) VI.

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde varsayım
anlamı yoktur?

A) Bütün hayallerinin gerçekleştiğini düşün bir kez.

B) Tut ki istediğin gibi bol paralı bir iş buldun, çalışabilecek misin?

C) Olanlardan sonra bir daha seninle görüşmek istemeyebilir.

D) Sınavın ileri bir tarihe ertelendiğini farz ede­lim.

E) Diyelim ki ailen bu kararına büyük tepki gös-
terdi, ne yapacaksın?

8. İnsan, kuşkuyu bilgisini artırarak yenebilir; sürekli içinde taşıyarak değil.

Bu cümleden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

A) Kuşku, insana, uzun vadede de olsa gerçe­ğin kapılarını aralar.

B) Güven duygusu gelişmemiş insanlar, pek çok şeyden kuşkulanır.

C) Kuşkularını dışa vuramayan insanların mutlu olmaları olanaksızdır.

D) İnsanı kuşkularından arındıracak yegâne şey bilgidir.

E) Sürekli kuşku içinde yaşamak kişiyi kısa za-
manda yıpratır.

9. I. Bilimin verilerinden yararlanan toplumlar gelişime ve değişime açıktır.

II. Ezberi seven toplumlarda bilimsel araştırma­lar görülmediği gibi, millî benliğin varlığından da söz edilemez.

Iıı.Bilim, toplumsal sorunlara kayıtsız kalırsa halka ulaşması zorlaşır.

Iv.Yalnız söyleneni bellemek hem araştırmacı düşünceyi hem de ulusal benliği bulmayı en­geller.

Yukarıdaki cümlelerin hangileri anlamca bir­birine en yakındır?

A) I. ve II. D) I. ve IV.

B) II. ve IV. E) III. ve IV.

C) II. ve III.

10. (I) 12. yy. sonunda, Fransa'nın Arras kasabasında çalışan Jean Bodel, cüzzam hastalığına ya-
kalandı. (II) Ortaçağ erkeklerinin bu hastalığa yakalanma olasılığı kadınlara oranla fazlaydı.
(III) Çünkü ayak işlerinin çoğunu erkekler yapıyordu. (IV) O dönemlerde sokaklar büyük tehlike arz ediyordu. (V) Bodel, işçi olduğu için hayvan ölülerini, çöp yığınlarını ve tuvaletlerden sokaklara rasgele fırlatılan sulu dışkıları temizlemek zorundaydı. (VI) Kayıtlarda geçmese de Bodel'in cüzzamlı bir karısı da vardı.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinde, parçada sözü edilen kişinin bu hastalığa yakalanma nedenleri üzerinde durulmuştur?

A) II. B) III. C)IV. D)V. E) VI.

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişisel be-
ğeni söz konusu değildir?

A) Bomba gibi şarkılarla dinleyicilerimin karşısı­na çıkacağım.

B) Onun yapıtlarında eşsiz bir lirizm, derin bir in­san sevgisi buluyorum.

C) Adı geçen yapıt için tam iki yıl çalıştığını söy­ledi bir toplantıda.

D) Marmaris'in benim için özel bir yeri ve önemi vardır.

E) En karmaşık konuları bile büyük bir ustalıkla dile getirebilen usta bir politikacıydı.

12. I. Sanatçı, eserlerinde hayatı olduğu gibi yansıtır.

II. Hayatta olmayan şeyi hayata katar, hayatı güzelleştirir, sanat eserleri.

III. Yahya Kemal'in şiirlerinde aruz en güzel şeklini bulur.

IV. O, İstanbul'un gizli güzelliklerini bulmuş, or­taya çıkarmıştır.

V. Her sanat eseri, yaşantımızı zenginleştirip yeni boyutlar kazandırarak aktarır.

Yukarıdaki cümlelerin hangi ikisi birbirine an­lamca yakındır?

A) I. ve II. D) I. ve III.

B) III. ve IV. E) III. ve V.

C) II. ve V.

13. (I) Yıllardır eleştiri yazıyorum; hikayecileri ro­mancıları eleştirmekte zorlanmadım hiç. (ıı) Çok nesnel olmasa da genel kabul görebilmiş bazı kuralların varlığı işimi kolaylaştırıyor. (ııı) Şiirdeyse kimsenin elinde böyle ölçüler yok. (ıv) Bu, şirin en özgür sanat alanı olmasından geliyor. (V) Ben olanları eleştirirken özeleştiri yapmaktan da geri durmuyorum.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinden, konuşan kişinin kendini de eleştirebi­lin biri olduğu anlaşılabilir?

A)I b) ıı. c) ııı. d) ıv. e) v.

14. Her eser, içinden çıktığı sosyal, kültürel ve ekonomik gerçeklikle çevrili olduğundan—-

Bu cümle düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez?

A) yazar ne kadar istese de kendisini bu gerçeklerden soyutlayamaz.

B) yazarların kültürlü olması da kaçınılmazdır.

C) bunların, yazıldıkları çağın kültürel ve ekonomik durumunu da yansıtmaları doğaldır.

D) eserde, kimi toplumsal sorunların ele alınması yadırganacak bir tutum değildir.

E) eserin ortaya konduğu zaman diliminin anlaşılmasında bunların önemli kaynaklar olduğu da ileri sürülmüştür.

15. (I) Benden daha iyi gören, kavrayan, düşünen,yaratan beyinlerin olduğunu düşünmek üzmüyor beni. (ıı) Kendimden başka biri olmaya özenmiyorum da ondan. (ııı) Aşağılık ve üstünlük duygularına kapıldığım o yıllar geçti. (ıv) Bana zarar veren her şeyi ardımda bıraktım. (v) Başkalarını değil kendimi aşmam gerektiğini anladım. (vı)ilkel yönlerimi bir güzel törpüledim.

Bu parçada, numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak sözü edilen olgunun nedeni üzerinde durulmuştur?

A)II. B)III. C)IV. D)V. E)VI.

16. Şiirlerime ne anlam verilirse onların anlamı odur.Benim onlardan çıkardığım anlam bana göredir,bu durum kimsenin onlara başka anlamlar vermeşine engel olmaz.Bu cümlede şair, şiirlerinin hangi yönünü vurgulamaktadır?

A) Yorum ve çağrışımlara açık olmasını

B) Toplumun her kesimine seslenmesini

C) Özgün konular içermesini

D) Herkes tarafından rahatlıkla anlaşılmasını

E) Aynı duygu ve düşünceyi içermesini

17. (ı) Şiirin kendine özgü bir rengi, kokusu, sesi var­dır. (ıı) Farklı ortamlarda ve koşullarda beslene­rek oluşan bu özelliklerin kolayca birbirine dö­nüştürebilme olanağı yoktur. (ııı) Öte yandan her şeyde olduğu gibi birçok ülkenin şiiri arasın­da da alışverişler olmuştur. (ıv) Bu son derece doğal bir olaydır. (v) Ancak tüm ortak noktaları ve gelişmeleri yalnızca böyle alışverişlere bağla­mak doğru değildir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinden sonra "Çünkü şiir ulusal bir nitelik taşır." cümlesi getirilebilir?

A) ı. B) ıı. C) ııı. d) ıv. e) v.

18. ı. Sanatçı, eserlerinde konusunu işlerken bilim adamı gibi davranmalıdır.

ıı. Sanatçı içinde bulunduğu dönemin koşulları-
na göre eserini oluşturabilmelidir.

ııı. Sanatçı geçmişle olan bağlarını koparmadan
bugünü anlatabilmelidir.

ıv. Sanatçı konu seçiminde titiz, anlatımda öz-
gün olabilmelidir.

v. Sanatçı geçmişle yaşadığı dönem arasında
köprü kurabilen kişidir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden han­gileri anlamca birbirine en yakındır?

A)I. ve IV. B)III. ve V. C)II. ve III. D)IV. ve V.

E)I. ve III.

19. Düşünce, biçimle değerlenir; bir düşünceye bi­çim vermek sanattır.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?

A) Sanat, içerikle biçimin uyumuyla ortaya çıkar.

B) Sanatta önemli olan hem konuda hem üslup­ta seçici olmaktır.

C) Anlatım tarzı, eserin konusundan daha de­ğerlidir.

D) İçerik tek başına bir önem taşımaz, onu önemli kılan anlatımdır.

E) Bir düşünceyi güzel anlatanlar, her zaman başarılı olur.

20. Aşağıdakilerin hangisinin sonuna, "Bundan dolayı eser, birinci baskıdan öteye gidemedi." cümlesi getirilemez?

A) Klasik konuları aşamamış, yeni bir konu bu­lamamıştı.

B) Yabancı sözcükler gereğinden çok kullanıl­mıştı.

C) Ele alınan olaylar arasında gözle görülür bir kopukluk vardı.

D) Yazarın kullandığı dil, daha önce yazdıkları­na göre ağırdı.

E) Eserde güncel olaylarla geçmişteki olaylar arasında sağlam bir bağ kurulmuştu.

CEVAP ANAHTARI : 1.C 2.C 3.D 4.B 5.C 6.B 7.C 8.D 9.B 10.D 11.C 12.C 13.E 14.B 15.A 16.A 17.B 18.B 19A 20.E

 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com