| Sözcükte Anlam / ÖSS - ÖYS Soruları |
|
|
ÖYS - ÖSS SORULARI (SÖZCÜKTE ANLAM) 1. 1982-ÖYS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çıkmak" sözcüğü, "Bu tencerenin bakırı çıkmış, kalaylanması gerek." cümlesindeki ile eş anlamda kullanılmıştır? A) Havalar ısındı, ekinler çıkmaya başlamış bile. B) Yüzünde önce küçük bir sivilce çıktı, sonra da çıbana dönüştü. C) En küçük çocuk akıllı çıktı da baba malını toparladı. D) Bugünlerde çok zayıfladı, adeta kemikleri çıktı. E) Sahneye önce rejisör çıktı, onu, yapıtın yazarı izledi.
Biraz daha bekleyemez misiniz? "Daha" sözcüğü, aşağıdaki kullanımlardan hangisinde bu cümledekiyle aynı anlamdadır? A) Gideli daha yarım saat bile olmadı. B) Bundan daha uygun bir öneriniz yok muydu? C) Bunları daha kimse görmedi. D) Anlatsana daha neler gördün? E) Sizce hangisi daha güzel, bu mu, öteki mi? 3. 1983-ÖYS "Özlem" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "Bir kimseye ya da şeye karşı duyulan bir daha görmek ya da yeniden kavuşmak isteği" anlamı dışında kullanılmıştır? A) O şiirleri okuyunca yarına, yarınlara büyük bir özlem duydum. B) Çocukluğumun o güzel günlerini özlemle hatırlarım. C) Orada kaldığım günlerde yurduma duyduğum özlem büyüdükçe büyüdü. D) Öğrencilik günlerinden özlemle söz etti. E) Mahalle arkadaşlarının ağır şakalarına bile 4. 1983-OYS Onun resimlerinde, kompozisyonlar son derece ölçülüdür; renkler tam bir barış halindedir. Bu cümledeki "barış" sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır? A)düzen B) benzerlik C) tekdüzelik D)uyum E) yakınlık 5. 1983 - OYS Anlam genişlemesi yoluyla somut anlamlı bir ad, bir de soyut anlam kazanabilir. Örneğin, somut anlamıyla "geçilen yer" demek olan "yol" sözcüğü "yöntem" anlamına gelerek soyut bir anlam da kazanmıştır. Böyle bir anlam değişmesini örneklendiren sözcük, aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır? A) Bunu yapmaya yürek ister, bu her babayiğidin harcı değil. B) Bu gördüğün bulutlar, yağmur yüklü bulutlardır. C) Bu dağlar, geçit vermez sarp dağlardır. D) Ağaçlar ilkyazda bir gelin gibi donanırlar. E) Yapının güzel bir görünümü vardı; taş, dantel gibi işlenmişti. 6. 1984-ÖYS Kelimeler kullanımlarına göre anlam kazanır; sözgelimi "klasik" sözcüğünü hem olumlu hem olumsuz anlamda kullanabiliriz. Buna göre aşağıdakilerin hangisinde klâsik sözcüğü olumsuz anlamıyla kullanılmıştır? A) O, klasik yazarların başında gelir. B) Bu incelemede klasik romanlara ağırlık vereceğiz. C) Klasik eserler her çağda yaşarlığını korur. D) Yazınızda klasik benzetmelere yer vermişsiniz. E) Klasik edebiyat büyük ölçüde kurallara yaslanır. 7. 1984-OYS "Bu iki ülke arasındaki ilişkiler bir süre sonra gerginliğe dönüştü." cümlesinde, "gerginlik" yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse, cümle eskisine göre karşıt bir anlam kazanır? A) gevşeme B) genişleme C) bütünleşme D) yakınlaşma E) yumuşama 8. 1984-ÖYS Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamında kullanılmıştır? A) Ayağında, burnu aşınmış eski bir kundura vardı. B) Dikiş makinesinin kolunu koparacakmış gibi çeviriyordu. C) Çok uzaklardan atıldığı belli iki el silah sesi duyuldu. D) İri, hantal gövdesini zorlukla sürüklüyor gibiydi. E) Ninem, yorganımıza kırmızı çiçekli, basma 9. 1984-OYS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bulmak" eylemi, "Belki de bir ozan olarak geçirdiği yılları ilginç bulmamış." cümlesindekiyle aynı anlamda kullanılmıştır? A) O kitapta, ozanın gerçek yaşam izlerini taşıyan sadece iki şiir buldum. B) Bu eserde, Tanzimat'tan Birinci Dünya Savaşı'na kadar yetişen üç kuşağı bir arada buluyoruz. C) O klasik soruyu bana da soruyorlar: "Yahya Kemal'in şiirlerini nasıl buluyorsunuz?" D) Ozan, kitabının sunu bölümünde, "Bazı şiirlerde savaş temasını bulacaksınız." diyor. E) Çoktan beri hiç görüşmemiş olduğumuz için 10. 1985-OYS Kimileri, sanatın boş bir uğraş olduğunu iddia ederler. Kimileri ise, sorunu toplum açısından ele alarak böyle düşünmezler. Burada geçen "boş" kelimesine, aşağıdakilerden hangisi en uygun karşılıktır? A) kısır B) yararsız C) verimsiz D) saçma E) basit 11. 1985-ÖYS "Yırtmak" sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde, "Konuşmaların kısık ve boğuk mırıltısını yırtan çığlıklar yükseliyordu." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır? A) Mektubu okuduktan sonra öfkeyle yırtıp attı. B) Çivi, çocuğun elini boydan boya yırttı. C) Gecenin sessizliğini yırtan bir bekçi düdüğü duyuldu. D) Seyirciler, boğazlarını yırtarcasına bağlıyorlardı. E) Defterlerini yırtan çocuğu kalabalığın arasında tanıdı. 12. 1985-ÖYS "Yığın" sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde "Molozları şuraya yığın!" cümlesindekiyle aynı anlamda kullanılmıştır? A) Kitapları yığın demedim, yerleştirin. B) Konferans değil, bir yığın saçma. C) Moloz mu ararsın yığın yığın. D) Bir yığın laf, dinle dinleyebildiğin kadar. E) Bu kâğıt yığını içinde, aradığını bulabilirsen bul. 13. 1985-ÖYS Ahmet Rasim'in eserlerini anlamak için yetiştiği devri, o devirdeki toplum hayatını, sonra istanbul'u hiç olmazsa kuşbakışı tanımak gerekir. "Kuşbakışı" sözcüğünün bu cümledeki anlamı aşağıdakilerden hangisidir? A) Yüksek bir yerden aşağı doğru bakarak B) Ayrıntılara inmeden ana çizgileriyle C) Gereken özeni göstererek D) Bütün ayrıntıları kapsayacak biçimde E) Seçmeden, iyisini kötüsünü ayırmadan
13. 1985-ÖYS Ahmet Rasim'in eserlerini anlamak için yetiştiği devri, o devirdeki toplum hayatını, sonra istanbul'u hiç olmazsa kuşbakışı tanımak gerekir. "Kuşbakışı" sözcüğünün bu cümledeki anlamı aşağıdakilerden hangisidir? A) Yüksek bir yerden aşağı doğru bakarak B) Ayrıntılara inmeden ana çizgileriyle C) Gereken özeni göstererek D) Bütün ayrıntıları kapsayacak biçimde E) Seçmeden, iyisini kötüsünü ayırmadan 14. 1985-ÖYS "Yazmak" sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde "Yaşına göre, basit ama çok güzel şiirler yazıyor- muş." cümlesindekiyle aynı anlamda kullanıl- mıştır? A) Kırmızı ışıkta geçtiği için bin lira ceza yazmışlar. B) Kader onun yazısını böyle yazmış. C) Elektrik sayacı bu ay çok yazmış, bozuk galiba. D) Okulda, folklor kurslarına yazmışlar; ama gitmek istemiyor. E) Emekli olduktan sonra anılarını yazacakmış diyorlar. 15. 1985-ÖYS Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. dizelerindeki "bakmak" sözcüğünün anlamına en yakın kullanım aşağıdaki cümlelerin hangisinde görülmektedir? A) Siz gidin, çocuklara ben bakarım. B) Bu civcivler, iyi bakmazsanız ölür. C) Buyurun, kayıt işlerine ben bakıyorum. D) Dolabın her yerine baktım; ama göremedim. E) Salonun en büyük penceresi ana caddeye bakıyor. 16. 1986-ÖYS "Canlı" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "O zamanlar Ankara sokakları şimdiki gibi kalabalık ve canlı değildi." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır? A) Bu kadar çarpıcı ve canlı renklerden hoşlanmıyorum. B) Tablodaki balıklar canlı gibi görünüyordu. C) Çevrede bir tek canlı varlık yok gibiydi. D) Onun kadar canlı, hayat dolu bir insan az bulunur. E) O, bu küçük kentte canlı bir tarih ve anıt gibiydi. 17. 1987-ÖYS "Dil" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı" anlamında kullanılmıştır? A) Dilinden, Karadenizli olduğu anlaşılıyordu. B) Tevfik Fikret'i anlayabilmek için Servet - i Fü-nûn dilini iyi bilmek gerekir. C) Müzik kadar güçlü ve evrensel bir dil yoktur. D) Namık Kemal'in tiyatrolarında kullandığı dil oldukça sadedir. E) Konuşma dili kimi yönleriyle yazı dilinden ayrılır. 18. 1987-ÖYS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bağırmak" sözcüğü ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır? A) Odanın camlarını açmış bağırarak şarkı söylüyordu. B) Sokaktan geçen sebzeci: "Taze domates..." diye bağırıyordu. C) Balıkçılar, rüzgârın uğultusundan ancak bağırarak anlaşabiliyorlardı. D) "Bunu nasıl yaparsın!" diye bağırarak çıkıp gitti. E) Tren uzaklaşırken arkadaşına: "Yine görüşelim." diye bağırdı. 19. 1987-ÖYS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "olmalı" sözcüğü ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır? A) Ahmet Ankara'dan dönmüş olmalı. B) O, liseyi geçen yıl bitirmiş olmalı. C) Soruları cevaplarken çok dikkatli olmalı. D) Ayşe, İngilizceyi çok iyi biliyor olmalı. E) Bugünlerde Çukurova'ya bahar gelmiş olmalı. 20. 1988-ÖYS I. Akıp geçen zamanı durdurmak elimizde değil. II. Telefon çaldığı zaman mutfaktaydım. III. Zaman, en acı anıları bile yumuşatıp tatlan dırabiliyor. IV.Uyku zamanını geçirdi mi sabaha kadar oturuyor. 'Zaman" sözcüğü, hangi cümlelerde birbirine yakın anlamda kullanılmıştır? A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve IV. D) II. ve III. E) III. ve IV. 21. 1988-ÖYS A) Bence o, ileride kendi alanında ünlü bir bilgin olacak. B) Önümüzdeki dönemin sonunda Ali, fakülteyi bitirmiş olacak. C) Tırnaklarını yemesi, çocukluktan kalma bir * alışkanlık olacak. D) Kış, gelecek yıl da böyle çetin mi olacak? E) Bilmiyorum, bu gidişle işin sonu ne olacak? 22.1988-ÖYS A) Ağaçların gölgesi yola düşüyordu. B) Benim payıma çok az düştü. C) Masanın üstündeki kitaplar yere düştü. D) Annesi gidince çocuğun bakımı halaya düştü. E) Bugünlerde hava sıcaklığı sürekli olarak düşüyor. 23. 1990-ÖYS Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili söz, anlamca ötekilerden farklıdır? A) Çocuk bu yıl sınıfını geçebilirdi; ancak hastalandı. B) Ne de olsa o, bu işten anlayan birisiydi. C) Arkadaşımız çok zeki idi; yalnız çalışmıyordu. D) Bahar geldi; fakat havalar daha ısınmadı. E) Ne var ki o, bu konuda gerçekten haksızdı. 24. 1992-ÖYS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "durmak'' sözcüğü "var olmak" anlamında kullanılmıştır? A) Bunca sorun dururken, gereksiz işlerle uğraşıyorsunuz. B) Konuşurken sık sık duruyor, notlarına bakıyordu. C) Senin ayakta durduğunu uzun süre fark etmedim. D) Bu konu üzerinde neden bu kadar durduğunu anlamadım. E) Otobüs durunca eşyalarımızı alıp indik.
25. 1993-ÖYS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, "de" sözcüğünün atılması anlam değişikliğine yol açar? A) Oraya uğra da arkadaşlarının düşüncelerini öğren. B) Onu hem dün hem de bugün aradım. C) Ne kendi geldi ne de çocuklarını gönderdi. D) Ben bu öğüdü ona değil de sana vermeliydim. E) Dün akşamki toplantıda ben de konuştum. 26. 1993-ÖYS ----- söylemek gerekirse, bu sanatçının başarısı, işlediği konulardan değil, en geniş kapsamlı bir düşünceyi, en az sözcükle anlatabilme gücünden doğmaktadır. Bu cümlenin başına aşağıdakilerden hangisi getirilemez? A) Açıkça B) Özetle C) Kısaca D) Şöyle E) Kestirmeden 27. 1994-ÖYS I. Heyecandan bildiklerini bile anlatamaz olmuş, iyice şaşırmıştı. II. Onu, evde de bulamayınca çok merak etti. III. Kimseye haber vermeden hemen çıkıp gitmiş. IV. Benim bu konudaki düşüncelerimi herkes biliyor. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinde altı çizili sözcükler anlamca birbirine en yakındır? A) I. ve II. B) I. ve III. C) I. ve IV. D) II. ve IV. E) III. ve IV. 28. 1994-OYS Kimi zaman, herhangi bir dilde, yabancı dilden alınmış bir kavrama tıpatıp karşılık bulmak zor olur. Bu cümledeki "tıpatıp" sözcüğünün anlamına en yakın kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır? A) Bütçemize uygun, kiralık bir ev arıyoruz. B) Siz de odanızı istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. C) Bu soruna en kısa zamanda kesin bir çözüm bulunmalı. D) Çocukların hepsine birer takım elbise aldı. E) Babamın ayakkabısı bana tam geldi. 29. 1995 - ÖYS "Aile" sözcüğünün aşağıdaki açıklamalarından hangisi, birlikte verilen örnek cümleye uygun değildir? A) Erkeğin karısı ve çocukları: Ev tutunca ailemi de getireceğim. B) Birlikte çalışan kimselerin tümü: Milli Eğitim ailesinin çalışkan bir üyesiydi. C) Aynı soydan gelen kimseler zinciri: Damadımız, İzmirli eski bir ailenin çocuğudur. D) Kişinin ana babası: Ailem kampa gitmeme izin vermiyordu. E Anne baba ve çocuklardan oluşan topluluk: Aiesi ölünce bir daha evlenemedi. 30. 1997-OYS …kolay kanmama, başkalarını kandırma ve ufak tefek oyunlarla amaca ulaşmadır. Bu yapıdaki kişiler çaba göstermeden amaçlarına ulaşmak isterler. Bu nedenle de elde ettiklerinin değerini bilmezler. Bazı durumlarda ..... gerekli olabilir; ama başkalarına zarar veriyorsa toplumda hoş karşılanmaz. Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilirse anlamca bütünlük sağlanır? A)Akıllılık B) Kurnazlık C)Beceriklilik D)Tedbirlilik E) Bencillik 31. 1997-ÖYS Her kişide bulunması özlenen, sözünde ve eylemlerinde doğruluktan ayrılmama, bir başka deyişle özü ve sözü bir olma, diye tanımlanan bir davranıştır. Bu tanıma uygun davranış, aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır? A) Dürüstlük B) Sevecenlik C) Kibarlık D) Kararlılık E) Anlayışlılık 32. 1985-ÖSS Söyleyişine çarpıcılık kazandırmak için boyalı bir yol seçiyor; sıfatları benzetmeleri üst üste yığıyor. Bu da, göstermek istediği kişi, varlık ya da nesnelerin gerçeğe benzerliğini büyük ölçüde örseliyor. Parçada geçen "boyalı" sözcüğü hangi anlamda kullanılmış olabilir? A) özentili B) etkili C) düşsel D)duygusal E)şiirsel 33. 1986-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "anlamak" sözcüğü "bir şey üzerinde bilgisi olmak" anlamında kullanılmıştır? A) Başka işler elinden gelirdi; ama elektrikten hiç anlamazdı. B) Kulak verseydin, öğretmenin ne demek istediğini anlardın. C) Bu söylediklerinizden doğrusu hiçbir şey anlamadım. D) Bakışından bana kırgın olduğunu hemen anlamıştım. E) Belli etmek istemedi; ama sanırım hatasını 34. 1986-ÖSS Aşağıdaki dizelerin hangisinde "gün" sözcüğü, ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır? A) Dağ taş deme, gün batmadan ilerle B) Gün doğmayabilir bir daha C) Bir gün aslına dönecek bu ten D) Ne doğan güne hükmüm geçer E) Gün eğildi yine dağlara doğru 35. 1986-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "merak" sözcüğü, ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır? A) Ona bu resim yapma merakı nereden geldi, bilmiyorum. B) Onun bu acayip hareketleri benim de merakımı uyandırdı. C) Şimdi de bir pul biriktirme merakı başladı. D) Onun bu şapka giyme merakı, çoğu zaman alay konusu oluyor. E) Polis romanlarına karşı ondaki bu merak, yeni sayılmaz. 36. 1986-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "katılmak" sözcüğü, "Bu görüşe katılmam." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır? A) Onların bu anlamsız tartışmalarına katılmamaya çalışıyordu. B) Arkadaşlarının oyunlarına katılmıyor, onları uzaktan seyretmekle yetiniyordu. C) Onun da aralarına katılması için gösterdikleri çaba boşa gitti. D) Caddedeki kalabalığa katılınca sıkıntılarını unutuverdi. E) Arkadaşlarının verdiği karara katılmak için uzun uzun düşündü. 37. 1986-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düşmek" sözcüğü, "İş bölümünde ona, sadece sınıfın düzenini sağlamak düştü." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır? A) Kiracıyla tartışması sonucu mahkemeye düşmüş. B) Geçen yıla oranla fiyatlar bu yıl biraz düştü. C) Çok iyi bir sınıf; iyi ki çocuğunuz oraya düşmüş. D) Toplumun sorunlarını yansıtmak romancıya düşer. E) Mirastan ona da büyük bir pay düştü. 38. 1987-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "parlamak sözcüğü "Mesleğinde kısa sürede parladı." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır? A) Sakin tavırlı bir insandı; böyle parlamasına bir anlam veremedim. B) Daha ilk eserleriyle parlamış, herkesçe sevilen bir yazar olmuştu. C) Bidondaki benzin parlayınca kaçışmaya başladılar. D) Gökyüzünde yıldızlar bir parlıyor, bir kayboluyordu. E) Söz kardeşinden açılınca gözleri parlıyor, bir şeyler söylemek istiyordu. 39. 1987-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çocuk" sözcüğü, ötekilerden farklı anlamda kullanılmıştır? A) Çocuklardan yaşlarına göre güç işler isten-memelidir. B) Çocukların gelişmesi için çok iyi beslenmeleri gerekir. C) Yeni yürümeye başlayan çocuklar sık sık düşerler. D) Bu çocukların evlenip yuva kurmalarına biz yardımcı olduk. E) Çocuklar gizlilik kavramını zamanla öğrenirler. 40. 1987-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yarın" sözcüğü, "insan yarını da düşünmek zorundadır." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır? A) Yarından sonra işin biter sanırım. B) "Yarın gelirim." demişse mutlaka gelir. C) Yarın bir işim çıkıp çıkmayacağını bilemiyorum. D) Yarının neler getireceğini kimse kestiremez. E) Bugün boşum; ama yarın için söz veremem. 41. 1987-ÖSS Aşağıdaki dizelerin hangisinde "büyümek" kelimesi "artmak, çoğalmak" anlamında kullanılmıştır? A) Büyüdü büyüdü gözleri yürek kadar B) Büyür güzellikleri çocukların düşlerimde C) Büyür çocuklar ellerinde anaların D) Evvel küçük idi şimdi büyümüş E) Ekinler büyüdü, orağa geldi 42. 1988-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "gerçekten" sözcüğü ötekilerden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Giderken gerçekten size uğradı mı? B) Bu filmi gerçekten görmek istiyor musunuz? C) Bu gazeteci yazılarında gerçekten hiç ayrılmaz. D) Bir gün onun da adam olduğunu gerçekten görecek miyim? E) Bu tatsız tartışma seni gerçekten çok üzmüş. 43. 1988-ÖSS Aşağıdakilerin hangisinde "nasıl" sözcüğü cümleye "zorunluluk" anlamı katmaktadır? A) Bütün bu olanlardan sonra ona nasıl inanabilirim? B) Bu şiddetli yağmurda oraya nasıl gidebildiniz? C) Bu işin nasıl olduğunu bir daha anlatır mısınız? D) Bugünlerde nasıl çalışıyor bilemezsiniz! E) Söz verdiğin hâlde nasıl gitmezsin! 44. 1989-ÖSS 'Geç kaldık, arabalıya yetişemeyeceğiz." cümle-snde "arabalı" sözcüğü, "araba vapuru" anlamında kullanılmıştır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna benzer bir kullanım yoktur? A) Bundan sonra dergimiz birinci hamura basılacak. B) Ön kapı açılmıyor, arkadan ineceksiniz. D) Bu tablo onun yaptığı son yağlıboyadır. E) Otobüs saat 12.30'da hareket edecek 45. 1991 - ÖSS I. Onun bu pişkinliğine bir anlam veremedik. II. Çoğunluk sağlanamadığı için toplantı ertelendi. III. Cesaretinin kırılmasına sen sebep oldun. IV. Çevre temizliğine önem vermek gerekir. Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde altı çizili sözcükler gerçek anlamı dışında (mecaz anlamıyla) kullanılmıştır? A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve III. D) II. ve IV. E) III. ve IV. 46. 1992-ÖSS Aşağıdakilerin hangisinde "fazla" sözcüğü cümleye "gereğinden çok" anlamını katmaktadır? A) Tatilde fazla paraya ihtiyacın olacak. B) Bu iş için fazla elemana ihtiyacımız var. C) Bu konuda fazla titizlik gösteriyorsun. D) Başarmak için fazla çaba gösterdi. E) Bu çiçekler fazla su istiyor. 47. 1993-ÖSS Enerji (I) çocuklar (II) ergenlik çağındakiler ve (III) hastalık sonrası güçlenme (IV) dönemindeki kişiler için (V) önemlidir. Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış yerlerden hangisine "özellikle" sözcüğü getirilemez? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 48. 1993-ÖSS Odasını üstün körü boyadı. Altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır? A) Sınav tam başlamak üzereyken sınıfa girdi. B) Çalışma masasını toplamadan dışarı çıkmış. C) Kitapları çantasına özensizce koydu. D) Gereksiz eşyaları tavan arasına çıkardı. E) Evin ancak bir bölümünü temizleyebilmiş. 49. 1995 - ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır? A) Gelecek hafta bugün yine buluşalım, dedi. B) Az sonra beyaz bir at üstünde gelin göründü. C) Çocuğu uvutmak için odaya götürdü. D) Bu bo§ sözleri dinlemekten bıkmıştı. E) Akrabalarını görmek, onlarla konuşmak istiyordu. 50. 1995-ÖSS Marmara'da her yelken Uçar gibi neşeli Yukarıdaki dizelerde olduğu gibi, kimi sözler benzetme amacı gütmeden kendi anlamları dışında kullanılır. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, bu örnekteki-ne benzer bir kullanım vardır? A) Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilâl B) Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım C) Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda D) Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı E) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda 51. 1996-ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye "aşırı bir biçimde" anlamı katmaktadır? A) O, ehliyetini daima yanında taşır. B) Onun böylesine ağır konuştuğunu ilk kez duyuyordum. C) Burada, çalışmalarınla ilgili bolca kaynak bulabilirsin. D) Haftada bir yayımlanan bu dergiyi sürekli almak istiyorum. E) Yanına birkaç parça giysi alıp hemen yola çıktı. 52. 1998-ÖSS I. Kendini daha fazla yorma; sonra hastalanır- II. Yağmur başlamadan sen git; ben sonra gelirim. III. Sağdaki çiçekçiden sonra ilk sokağa sapacaksın. IV. Kurumumuzda imza yetkisi, başkandan sonra genel sekreterindir. V. Bu işi sonra seninle birlikte yaparız. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde "sonra" sözcüğü aynı anlamda kullanılmıştır? A) I. ve II. B) II. ve V. C) III. ve IV. D) III. ve V. E) IV ve V. 53. 2001 - ÖSS Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcükler anlamca birbirine en yakındır? A) Bir süre sonra kendisi de bu akımın, bu tartışmanın içinde yer almıştı. B) Bu kitapları, belirlediğiniz ölçütlere göre seçin, avırın, C) Kendisine yapılan bu haksızlığı, bu saygısızlığı içine sindiremiyordu. D) Bütün bunları, kendisinin yerine, önüne geçmek isteyenler düzenliyordu. E) Bu makineler ötekilere göre daha kullanışlı, daha pahalıdır. 54. 2001 - ÖSS (I) Sonbahar, kendinden sonra gelecek kış mevsiminin gizli telaşını yaşatıyor doğaya. (II) Amasra'da bir Roma yapıtı olan Kuşkayası Yol Anıtı sarı bir örtüyle kaplanıyor. (III) Hasankeyf'teki Artukoğulları zamanından kalma cami, minare-sindeki son leyleği yolcu ediyor. (IV) Kaçkarlarda yağmur fazla mesai yapmaya başlıyor. (V) Bolu Dağları'nda, Istrancalarda gezinirken yerlerde ağaç gövdelerinin hüzünlü yüzlerini, acılı bakışlarını görüyoruz. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde insana özgü bir nitelik doğaya aktarılmamıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|