Skip to content
޵ an: Ana Sayfa arrow Türkçe arrow EKFİİLLER - FİİLİMSİLER (Konu Anlatımı,Çözümlü Örnekler,Test)
EKFİİLLER - FİİLİMSİLER (Konu Anlatımı,Çözümlü Örnekler,Test) Yazdır


EKFİİLLER - FİİLİMSİLER

EKFİİL (EKEYLEM) :

Ad soylu sözcüklere eklenerek onları yüklemleştiren ya da basit zamanlı fiilleri, bileşik za­manlı yapmaya yarayan "idi, imiş, ise ve -dir"e ekfiil denir.

Ekfiil

i(di) i(miş) i(se) —dir

Ekfiilin Ekfiilin Ekfiilin Ekfiilin

hikâyesi rivayeti şartı geniş zamanı

EKFİİLLER - FİİLİMSİLER

EKFİİL (EKEYLEM) :

Ad soylu sözcüklere eklenerek onları yüklemleştiren ya da basit zamanlı fiilleri, bileşik za­manlı yapmaya yarayan "idi, imiş, ise ve -dir"e ekfiil denir.

Ekfiil

i(di) i(miş) i(se) —dir

Ekfiilin Ekfiilin Ekfiilin Ekfiilin

hikâyesi rivayeti şartı geniş zamanı

Ekfiilin iki görevi bulunmaktadır:

I) Basit zamanlı fiillerin sonuna gelerek on­ları bileşik zamanlı fiiler yapmak:

· Bileşik zamanın hikâyesi => Fiil + kip + idi

biliyor idim -> biliyordum (Şimdiki zamanın hikâyesi)

bilecek idim -» bilecektim (Gelecek zamanın hikâyesi)

bilir idim —> bilirdim (Geniş zamanın hikâyesi)

bilmiş idim —> bilmiştim (Miş'li geçmişin hi­kâyesi)

bilmeli idim —> bilmeliydim (Gerekliliğin hikâ­yesi)

bilse idim -» bilseydim (Dilek - şartın hikâ­yesi)

· Bileşik zamanın şartı => Fiil + kip + ise

alıyor ise alıyorsa (Şimdiki zamanın şartı)

almış ise > almışsa (Miş'li geçmişin şartı)

aldı ise -» aldıysa (Di'li geçmişin şartı)

alır ise -> alırsa (Geniş zamanın şartı)

Bileşik zamanın rivayeti => Fiil + kip + imiş

açıyor imiş ~» açıyormuş (Şimdiki zamanın rivayeti)

açar imiş —> açarmış (Geniş zamanın rivayeti)

açacak imiş -» açacakmış (Gelecek zamanın rivayeti)

açsa imiş —> açsaymış (Dilek - şartın rivayeti)

UYARI:

Ekfiilin geniş zaman biçimi olan "-dir", fiilleri bi­leşik zamanlı yapmaz; eyleme "kesinlik" ya da "olasılık" anlamı katar:

Keki kontrol et, belki pişmiştir. (Olasılık) Oturun lüfen, toplantı başlamıştır- (Kesinlik) "pişmiştir, geliyordur, susacaktır..." fiilleri bile­şik zamanlı değil, basit zamanlıdır.

II) Ad soylu sözcüklere eklenerek onları yüklemleştirir. Ad soylu sözcükler, sade­ce dört zamana göre çekimlenir:

1) Ekfiilin Hikâye Biçimi: (idi)

Üzgün idim -> Üzgündüm (Ben) Üzgündün (Sen) Üzgündü (O) Üzgündük (Biz) Üzgündünüz (Siz) Üzgündüler (Onlar)

2) Ekfiilin Rivayet Biçimi: (imiş)

Yorgun imişim -» Yorgunmuşum (Ben) Yorgunmuşsun (Sen) Yorgunmuş (O) Yorgunmuşuz (Biz) Yorgunmuşsunuz (Siz) Yorgunmuşlar (Onlar)

3) Ekfiilin Şart Biçimi: (ise)

Alır isem -> Alırsam (Ben)

Alırsan (Sen) Alırsa (O) Alırsak (Biz) Alırsanız (Siz) Alırlarsa (Onlar)

4) Ekfiilin Geniş Zaman Biçimi: (-dir)

Ekfiilin geniş zaman biçimi olan "-dir", ge­nellikle görevini yerine getirdikten sonra düşer. Hiçbir ad soylu sözcük, ekfiil almadan yüklem olamaz; fakat herhangi bir ad soylu sözcük, yük­lem olmuş ve orda ekfiil göremiyorsak, bu mutla­ka geniş zamana göre çekimlenmiş demektir:

Sorular çok kolay(dır).

Sen çocuk gibisin(dir).

Ben kararlıyım(dır).

Çalışkanım(dır)

Çalışkansın(dır)

Çalışkan(dır)

Çalışkanız(dır)

Çalışkansınız(dır)

Çalışkan(dır)lar ( Çalışkanlardır)

Ekfiilin Olumsuz Biçimi:

Ekfiillere olumsuzluk anlamı "değil" sözcü­ğüyle kazandırılır:

Film güzeldi -> Film güzel değildi.

Çocuk hastaymış -> Çocuk hasta değilmiş.

Hatalısınız(dır) -> Hatalı değilsiniz(dir).

FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER)

Fiillerin aldığı kip eklerini almayan, fiilden türediği halde cümlede isim, sıfat ve zarf görevini üstlenen; ekfiil almadan yüklem olamayan; sade­ce yan cümlecik kurabilen isim soylu sözcükler­dir.

Fiilden türetilmiş her isim soylu sözcük, fi­ilimsi olamaz. Bir sözcüğün fiilimsi sayılabilmesi için;

· fiilden türemiş olması

· fiil anlamını bütünüyle yitirmemesi

· cümlede ad, sıfat ve zarf göreviyle kullanıl­ması

· yan cümlecik oluşturması gerekir.

·

Bu maddeleri "oku-" eylemiyle örneklendire­lim :

· Bunları okumak istemiyorum. (Fiilimsi, eylem adı)

· Okumanın tadı bir başkadır. (Fiilimsi, eylem adı)

· Okuyan insan, yorum yapabilir bence. (Fiilimsi, sıfat görevinde)

· Okuyacak bir şeyler arıyordum. (Fiilimsi, sıfat görevinde)

· Kitabı okumadan yorum yapamam. (Fiilimsi, zarf görevinde)

· Aldığı notu okur okumaz beni aradı. (Fiilimsi, zarf görevinde)

Fiil ile fiilimsi arasındaki belli başlı farklar ve fiilimsilerle ilgili özellikler şunlardır:

· Fiiller temel cümle, fiilimsiler yan cümlecik kurar.

· Fiiller, çekimlenerek yüklem olur, fiilimsiler ekfiil alarak yüklem olur.

· Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler İsim cümlesi, fiillerin yüklem olduğu cümleler fiil cümlesi olur.

· Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümlecik bulunur.

· Fiiller, kişilere göre çekimlenebilir; fiilimsile­rin genelinde fiil çekimi yoktur.

· Fiilimsi ekleri, yapım ekleri olduğu için bütün fiilimsiler türemiştir.

· Fiilimsilerin yer aldığı cümleler yapısı bakı­mından "girişik - bileşik" cümle sayılır. Böyle cümleler birden çok yargı içerir.

Fiilimsiler görev ve anlamları bakımından üçe ayrılır:

I. İSİM - FİİLLER (AD - EYLEMLER):

Fiil kök ya da gövdelerine "-mak/ -mek, -ma / -me, -ış / -iş / -uş / -üş" ekleri getirilerek oluşturulur:

  • Bu ofiste çalışmak istiyorum.
  • Filmi izlemeyi ben de çok istedim.
  • Ulusa seslenişi herkesi etkilemişti.

Bu cümlelerdeki altı çizili sözcükler isim - fiil olarak kullanılmıştır.

-mak(-mek) yapılı isim - fiiller, belirtisiz ad tamlamasında tamlayan olabilir:

Kazanmak isteği her insanın gönlünden geçer.

"-me, -iş" yapılı isim - fiiller, belirtili ve belirtisiz ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olabilir:

İnanma ihtiyacı, insanın doğasında var olan bir olgudur.

Tamlayan

Apartmanın girişi tertemiz olmuştu.

Tamlanan

Direnmenin anlamı yok, sen hatalısın.

Ty

Soruyu çözüşü biraz ilginçti.

Tn

"-mek, -me, -iş" eki almış kimi sözcük­lerde eylem anlamı yoktur. Bunlar fiilimsi özel­liğini yansıtmaz, tamamen ad sayılır:

Çizme, kavurma, dondurma, ekmek, yemek, yağış, görüş... gibi.

İsim - fiiller; cümlede özne, nesne, tümleç ve ekfiil alarak yüklem olabilir :

  • Kazanmak, insana keyif verir. Özne (isim-fiil)
  • Annem gitmeyi düşünmüyordu. A/esne (isim-fiil)
  • Gülmeye bile hasrettik burada. D.T. (isim-fiil)
  • En büyük ideali yarışmaktı.

Yüklem (isim-fiil)

İsimfiiller, yan cümlecik oluşturur. Cüm­lenin hangi öğesinde isim-fiil varsa o öğe yan cümlecik olur:

  • Alevlerin bir anda yükselmesi herkesi tedirgin etmişti.

Yan cümlecik (Özne) Nesne Nesne Yüklem

II. SIFAT - FİİLLER (ORTAÇLAR):

Fiil kök veya gövdelerine "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -cek, -imiş" ekleri getirilerek oluşturu­lur. Bu eklerden birini alan sözcük, sıfat-fiil olma­nın yanı sıra, sıfat özelliği de göstermeye başlar.

yapılan hata

göçer toplum

kapanası ağızlar

anlatılmaz dert

tanıdık yüz

yapılacak işler

unutulmuş dostlar

söylenen söz

güler yüzler

öpülesi eller

görünmez kaza

bildik çevre

taşınacak eşya

birikmiş para

Yukarıdaki örneklerde altı çizili sözler, bir adı niteledikleri için sıfat; fakat fiil olma özelliklerini yl-tirmedikleri için sıfat-fiil (ortaç) olarak adlandırılır.

  • Sıfat-fiiller, sıfat tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır:

Yüzen ev, kıyıya ulaşmıştı.

SF(Ty) A

Sıfat Tam.

  • Sıfat-fiiller de adlaşmış sıfat olarak kullanıla­bilir :

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Adlaşmış Sıfat-fiil

  • Fiillerden türeyen bütün sıfatlar, sıfat-fiil de­ğildir. Sıfat-fiil olabilmeleri için fiil anlamlarını da sürdürmeleri gerekir. Ayrıca sıfat-fiillerin olumsuzları "-me, -ma" ekleriyle yapılabildi­ği halde, sıfatların olumsuzları bu eklerle oluşturulamaz:

Konuşan toplum Konuşmayan toplum

Sıfat-fiil Sıfat-fiil

(olumlu) (olumsuz)

Çözülmüş sorular Çözülmemiş sorular

Sıfat-fiil Sıfat-fiil

(olumlu) (olumsuz)

Bildik çevre Bilmedik çevre

Sıfat-fiil Sıfat-fiil

(olumlu) (olumsuz)

Gezici tiyatro

Sıfat (olumlu)

"-ma, -me" ekleriyle olum­suzu yapılamıyor.

  • Sıfat-fiil ekleriyle türeyen; fakat eylem anla­mını bütünüyle kaybeden, yani fiilimsi özel­liği taşımayan sözcüklerimiz de bulunmakta­dır :

tükenmez (kalem), çekecek, dolmuş, yakacak, ye­miş, giyecek, içecek, geçmiş... gibi.

III. ZARF - FİİLLER (BAĞ - FİİLLER / ULAÇ­LAR) :

Fiil kök ya da gövdelerine "-ip, -ince, -erek, -dıkça, -madan, -alı, -dığında, -meksizin, -esiye, -(e)rken, -e ... -e, -(i)r ... -mez" ekleri getirilerek yapılır. Bağ-fiiller cümlede genellikle zarf görevi üstlenir:

Yanımıza gelip bir açıklama yaptı. (Yanımıza geldi ve bir açıklama yaptı.)

bağlayıcı unsur olmuş

Olan biteni sırıtarak anlatıyordu.

ZF (Durum)

Uyanınca beni ararsın.

ZF (Zaman)

Utana sıkıla çaldım kapıyı.

ZF (Durum)

Babam geldiğinde ben uyuyordum.

ZF (Zaman)

Uçaktan iner inmez annemi aradım.

ZF (Zaman)

Durmadan konuşuyor, bizi boğuyorsun.

ZF (Durum)

Emekli olalı tam sekiz yıl, uzak durdu kapalı mekanlardan.

ZF (Zaman)

Kardeşlerinin ikisini de ölesiye seviyordu.

ZF (Durum)

Bu cümle örneklerinde de görüldüğü gibi zarf-fiiller, cümlede daha çok zarf tümleci görevi üstlenmekte, eylemleri durum ya da zaman bakı­mından belirtmektedir.

ÇÖZÜMLÜ ÖRNEKLER

ÖRNEK - 1 :

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekfiil kullanıl­mamıştır?

A) Baharla birlikte tüm çevre yeşerdi.

B) Annem, pilavı çok güzel yapardı.

C) İşlediği şalları, atkıları burada satardı.

D) Çok yorulunca birkaç saat yatardı.

E) Hafta sonunda dayısının yanına giderdi.

ÇÖZÜM:

Yukarıda verilen cümlelerde yüklemleri inceleyelim:

B seçeneğinde —> yapardı

C seçeneğinde -> satardı

D seçeneğinde -> yatardı

E seçeneğinde -> giderdi

=> yapar idi. Ekfiil

Geniş zamanın hikâyesi

=> satar idi Ekfiil

Geniş zamanın hikâyesi

3 yatar idi. Ekfiil

Geniş zamanın hikâyesi

=> gider idi. Ekfiil

Geniş zamanın hikâyesi A seçeneğinde —> yeşerdi "yeşer idi" biçimine dönüşmemektedir. "Yeşerdi" sözcüğü di'li geç­miş zaman kipiyle çekimlenmiş; ama ekfiil alma­mıştır.

Doğru cevap (A) seçeneğidir.

ÖRNEK - 2 (ÖSS - 2003):

Evin bahçesine dikilecek çamların üzerine kon­muş bir serçe, durmadan cik cik edip şarkısını söylüyordu. Evin tekir kedisi eşiğe uzanmış, bir yandan örselenmiş tüylerini düzeltmek için yalar­ken bir yandan da az ilerdeki çöplükte sallana sallana gezinen kargaya bakıyordu.

Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?

A) dikilecek B) konmuş C) durmadan D) örselenmiş E) gezinen

ÇÖZÜM :

A seçeneğinde

dikilecek çamlar

sıfat-fiil isim

B seçeneğinde -»... çamlar üzerine konmuş bir serçe

sıfat-fiil

C seçeneğinde ->... durmadan cik cik edip şarkıısnı söylüyordu.

bağ-fiil

D seçeneğinde ->... örselenmiş tüyler

sıfat-fiil isim

E seçeneğinde ->... gezinen karga

sıfat-fiil isim

Çözümlemede görüldüğü gibi A, B, D, E seçe­neklerinde yer alan sözcükler; görev olarak sıfat-fiil, tür olarak sıfattır. C seçeneğinde yer alan "durmadan" sözcüğü ise görev bakımından bağ-fiil, tür olarak zarftır. Doğru cevap (C) seçeneğidir.

ÖRNEK - 3 (ÖSS - 2002):

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yan cümle­cik, temel cümleciğin belirtili nesnesidir?

A) Havaların düzelmesini dört gözle bekliyorlar­mış.

B) Sonunda, istedikleri gibi güzel ve ucuz bir eve taşınmışlar.

C) Toplantı salonunda bir köşeye çekilip uzun uzun konuşmuşlardı.

D) Okullar açılınca yine Ankara'ya geleceklermiş.

E) Tatillerinin bir bölümünü yaylada geçirmeye karar vermişler.

ÇÖZÜM:

Fiilimsilerin içinde olduğu öğeler, yan cümleciktir. Verilen cümlelerde fiilimsilerin yan cümlecik için­de hangi görevde olduğunu inceleyelim :

A'da, Havaların düzelmesini.....(B'li Nesne)

İsim-fiil

B'de, istedikleri gibi güzel ve ucuz bir eve... (D.T.)

Sıfat-fiil

C'de, bir köşeye çekilip____(Z T.)

Bağ-fiil

D'de, Okullar açılınca.....(Z. T.)

Bağ-fiil

E'de, Tatillerinin bir bölümünü yaylada geçirmeye (D.T.)

İsim-fiil

Bu durumda, doğru cevap (A) seçeneğidir.

ÖRNEK - 4:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekfiil farklı görevde kullanılmıştır?

A) 20 Ekim'de tüm semtin yaşadıkları, yıllar geçse bile hafızalardan silinmeyecek bir olaydır.

B) ileri sürdüğü düşünceler, hiçbir zaman boş ve anlaşılmaz sözler değildi.

C) Arabanın gelip durduğu yer, muhtarın evinin önüydü.

D) Temiz giyimli bir bey, bir otobüsün hemen kalkmakta olduğunu söylemişti.

E) Kendi eliyle yetiştirdiği bu gül bahçesinde annem, huzur içindeydi.

ÇÖZÜM:

Ekfiillerin iki görevi olduğundan daha önce söz

etmiştik:

· İsim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları yüklem yapmak

· Basit zamanlı fiillerin sonuna gelerek onları bileşik zamanlı yapmak

Bu kısa hatırlatmadan sonra şimdi verilen cümle­leri inceleyelim :

A'da.....silinmeyecek bir olay dır.

Ad Ekfiil

Yüklem

B'de.....sözler değil di.

Ad soylu Ekfiil

söz grubu

Yüklem

C'de.....evinin önüydü.

Ad Ekfiil,

Yüklem

D'de.....söylemişti (söylemiş idi)

Fiil Ekfiil

Bileşik zamanlı fiil

E'de.....içindeydi.

Ad Ekfiil

Yüklem

A, B, C, E seçeneklerinde ekfiil, isim soylu söz­cüklere gelerek onların yüklem olmasını sağla­mıştır.

D seçeneğinde ise "söyle-" fiiline, kip ekinden sonra gelerek fiili bileşik zamanlı yapmıştır:

Söylemişti => miş'li geçmiş zamanın hikâyesi Bileşik zamanlı

fiil

Doğru cevap (D) seçeneğidir.

TEST

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekeylemin geniş zaman çekimi vardır?

A) Yeteri kadar bilgi birikimi olmayan ya­zarlar, okuyucuyu yanlış yönlendiriyor­du.

B) Mükemmel bir eserin kendi kurallarını oluşturması gerekir.

C) Şiirde şekil ve içerik bütünlüğü her yö­nüyle sağlanmalıdır.

D) Eski Türk edebiyatında şairler, şiirlerini "Divan" adlı kitaplarda toplardı.

E) Boş vakitlerinde kütüphaneye gidip araştırma yapıyormuş.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil kullanılmamıştır?

A) Müdür Bey sizinle de görüşmek istiyor.

B) Boşuna nefesini tüketme, sana inanmı­yorum.

C) Yalan söyleme hastalığı yüzünden bu hale geldi.

D) Bu parçada görme ve işitme duyularıyla ilgili ayrıntılar yer almış.

E) Çocuklara kızmasına en çok ben şaşır­mıştım.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem bileşik zamanlı bir fiil değildir?

A) Uzun zaman önce böyle bir olay duy­muştum.

B) Bizim oralara bahar gelmiştir.

C) Araba, boyandıktan sonra yepyeni görü­nüyordu.

D) Küçük bir şirkette işe başlayacakmış.

E) Balkondaki çiçeklerin birkaçı kurumuş­tu.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem sıfat-fiil hem de bağ-fiil kullanılmıştır?

A) Olayı çözmek için sabahlara kadar çalı­şıyordu.

B) Dinlenmek, eğlenmek için de zaman ayırmalısın.

C) Buradan taşınalı beş yıl olacak, demişti.

D) Görülen o ki, biraz sabredip sussaydın kazançlı çıkacaktın.

E) Dönülmez bir hata yapan insanlara özgü bir hava içindeydi.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bileşik zamanlı bir fiil kullanılmamıştır?

A) Dün olanları, size er geç anlatacaktır.

B) Gerçeği anlatırsa, onunla konuşmazsın sanıyor.

C) Uyuyamıyordu, kalkıp bir bardak su içti.

D) En yakın arkadaşıyla bile sık sık tartışır­dı.

E) Hesabını bilmiyor, çok fazla para harcı­yordu.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil, özne görevindedir?

A) Konuşma metnini bitirip size getirdim, demişti bana.

B) Bu çalışmanın yeterli olduğunu düşün­müyorum.

C) Öğrenme, yaşam boyu devam eden ve kendini yenileyen bir süreçtir.

D) Yazma, yazdıklarının bir işe yaradığını da hatırlamıyorum zaten.

E) Kazanmak istediğini söylüyor; ama bu­nu başarabilecek gibi görünmüyordu.

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekeylem ötekilerden farklı görevde kullanılmıştır?

A) Geçen yıl, bizimle burada çalışıyordu.

B) Kardeşi bu sınavı da kazanmıştı.

C) Balıkların birkaçını pişirmişlerdi.

D) Söyledikleriyle yaptıkları arasında uçu­rum vardı.

E) Ben bile böyle bir konuşmaya cesaret edemezdim.

8. Ne doğan güne hükmüm geçer.

I II

Ne halden anlayan bulunur.

III

Ah, aklımdan ölümüm geçer.

IV V

Yukarıdaki dizelerde, numaralanmış sözcüklerden hangileri fiilimsidir?

A) I. ve II. C) I. ve III. C) II. ve III.

D) III. ve IV. E) III. ve V.

9. Ataç'ın eleştiri kuram ve yöntemi yetersizdi, eksiklerle ve aykırılıklarla doluydu; yanılma­ya, sapmaya elverişliydi. Ataç'ın kişiliği, ba­şarı perdesiyle bunu az çok örtüyordu; ama ona özenen henüz olgunlaşmamış kalemler için durum hiç de iç açıcı değildi.

Bu parçada ekeylem almış kaç sözcük vardır?

A) 2 B)3 C)4 D) 5 E) 6

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi yoktur?

A) Yaşamda insana faydası olmayan hiçbir şey değerli değildir.

B) Çalışkanlığıyla, ince düşüncesiyle dört dörtlük bir insandı Mustafa Bey.

C) Umut etmeden yaşayan insanların derin acılarını paylaşıyorduk burada.

D) Söyleyecek sözü kalmayınca susmuş,odayı terk etmişti.

E) Sabah olunca etrafına baktı, kayalıklardan başka bir şey göremedi.

11. Evimiz kutu gibi küçücük bir evdi

Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi

Güneşin batmasına yakın saatlerde

Yıkanırdı gölgesi bir kuytu derede

Bu dizelerde ekeylem almış kaç sözcük vardır?

A)1 B)2 C)3 D) 4 E) 5

12. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde fiilim­si yoktur?

A) Veren el, alan elden üstündür.

B) Gülme komşuna, gelir başına.

C) Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.

D) Yuvarlanan taş, yosun tutmaz.

E) Çıkmadık candan ümit kesilmez.

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, bileşik zamanlı bileşik bir eylemdir?

A) Konu çalışırken de soru gözerken de dikkatsizdi.

B) En sıkıntılı günlerimizde bize yardım et­mişti.

C) Alışkanlıklarımızın kişiliğimizin parçası olduğunu söylerdi.

D) Surdan burdan duyduklarını herkese anlatıvermiş.

E) Anladığım kadarıyla arkadaşlarıyla arası açılmış.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağ-fiil kullanılmıştır?

A) Yol boyunca sıralanan evlere hayran hayran bakıyorduk.

B) Oldukça yoksul bir köyden geçiyordu arabamız.

C) Delicesine bir fikrin peşinde koşan bu adama acımıyordum.

D) Eve döner dönmez çalışmaya başlıyor, hiç dinlenmiyordu.

E) Küçük çakıyla elmadan bir parça kesti, ağzına attı.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekeylem ötekilerden farklı görevde kullanılmıştır?

A) Yarını bekleyemeyecek kadar sabırsızdı.

B) Mahallede olanlar yüzünden herkes huzursuzmuş.

C) Bu davanın tek tanığı, ihtiyar balıkçıydı.

D) Geriye kalan tek şey, en iyi yapıtı seç­mekti.

E) Kendisinin suçsuz olduğunu herkese kanıtlamalıydı.

16. Hayal yollarında emeller sönmez

Oralarda bin nur yağar her gece

O yollara sapan bir daha dönmez

Yürüdükçe uzar, uzar günlerce

Yukarıdaki dizelerde kaç fiilimsi kullanıl­mıştır?

A)1 B)2 C)3 D) 4 E) 5

17. Aşağıdakilerin hangisinde ekeylem almış bir sözcük yoktur?

A) Hiçbir şeyin anlamı kalmadı senden başka

B) Yoktu yaşamaktan başka gayemiz

C) Günleri kovalardı hülyalarımız bu bahçe­de

D) Bizi sırtımızdan vuran ölüm müydü yok­sa

E) Yalnızlık başucumda akbabaydı, gö­remedim

18. Gerçek sanat adamı, gerçekte ne görüyorsa onun tıpkısını yapmaya çalışan değildir; ger­çeği bize hissettiren ya da bizi yönlendiren kişidir.

Bu cümlede kaç fiilimsi vardır?

A)1 B)2 C)3 D) 4 E) 5

19. "-dir" ekeylemi, aşağıdaki cümlelerin han­gisine "kesinlik" anlamı katmıştır?

A) Dünden beri kayıp, belki dönmüştür.

B) Akşamki konuşmalardan sonra bize küsmüştür.

C) Tartışmaya gerek yok, olay anlaşılmıştır.

D) Rahatsız etmeyelim, bu saatte uyumuş­tur.

E) Çocuğu içeri çağır, dışarıda üşümüştür.

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde adlaşmış sıfat-fiil vardır?

A) Gördüğü rüyayı hayra yoranlardan de­ğildi aslında.

B) Kalıplaşmış bakış açısından kurtulman gerekiyor.

C) Benzer hataları bu deneme sınavında da yapmışsın.

D) Yapılacak bir şey yok, hepimiz bekle­mek zorundayız.

E) Vatanından koparılmış çiçek gibi solu­yordu.

21. Kardır yağan üstümüze geceden

I II III

Yağmurlu, karanlık bir düşünceden

IV V

Bu dizelerde numaralanmış sözcüklerden hangisi, fiilimsi olarak kullanılmıştır?

A)l. B) II. C) III. D) IV. E)V.

22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla fiilimsi kullanılmıştır?

A) Evdekilerle iyi geçinmek zorunda oldu­ğunu biliyorsun.

B) Bu kitabı okuyup özetini çıkarmalıyım, demişti arkadaşım.

C) İnsanları bir çırpıda yargılamak, hiç de doğru değil.

D) Öykünün sonunda olaylar, çok ilginç rastlantılarla bağlanmıştı.

E) Sağlığının kıymetini bilmeyenlere çok kı­zıyordu.

23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, ekeylem almamıştır?

A) Güzel sanatlara, altı yaşından beri ilgi duyuyormuş.

B) Renkli kağıtları küçücük kesip kartonda­ki şekillere yapıştırıyordu.

C) Her gün aynı saatte işlerini bitirip iş ye­rinden çıkardı.

D) Renkli hamurdan koca bir parça daha kopardı.

E) Bu sorunun cevabını küçük kız vermişti.

24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekfiil, ötekilerden farklı görevde kullanılmıştır?

A) Nasıl mutlu olduğunu bir görmeliydin.

B) Bir şeyler söylemek, bir sırrı paylaşmak ister gibiydi.

C) Kararlıydı; bu, gelmek istediği son nok­taydı.

D) Hava yağışlıysa, dışarı çıkmanın anlamı yok.

E) Ailesinden ilk kez ayrıldığı için şaşkındı.

25. Yaşamın güzelliklerini fark etmek isteyenler, başlarını gökyüzüne kaldırıp masmavi göğe baksın; böylesine sonsuz bir mavilik altında mutsuz olmak, imkansız değil mi?

Bu cümlede kaç fiilimsi vardır?

A) 2 B)3 C)4 D) 5 E) 6

26. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük fiilimsi değildir?

A) Metni okumak için kürsüye yaklaştı.

B) Arkadaşlarıyla görüşmek üzere Anka­ra'ya gitti.

C) Çalışmak zor değil, yeter ki kararlı ol.

D) Gelirken ekmek de al, dedi annem.

E) Olanları unutmak, bizimle gelmek isti­yordu.

27. Sıfat-fiiller, tamlayan göreviyle kullanılabilir.

Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamaya bir örnek vardır?

A) Şirketin taşınmazları, bu raporda belirtil­memişti.

B) Gittiği yerlerin fotoğraflarını çekmeye bayılıyordu.

C) Sen, anlattıklarımdan bir şey anlama­mışsın.

D) Burada kalanlar, sadece kadınlar ve ço­cuklardı.

E) Bu odada konuşulanlar aramızda kal­malı, dedi.

28. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla sıfat-fiil kullanılmıştır?

A) Kendini bulunmaz biri gibi gören insan­ları gördükçe çok gülüyorum.

B) Çevreyi keşfetmek için birkaçımız grup­tan ayrılmıştık.

C) Öğretmenimiz bu yıl okunacak kitapların listesini vermişti.

D) Hiç olmamış şeyleri süsleyip püsleyip anlatıyordu arkadaşlarına.

E) Kazada yaralanan genç, vatandaşların yardımıyla hastaneye kaldırılmıştı.

Cevap Anahtarı: 1)C 2)B 3)B 4)D 5)A 6)C 7)D 8)C 9)D 10)B 11)C 12)B 13)B 14)D 15)E 16)B 17)A 18)D 19)C 20)A 21)B 22)A 23)D 24)A 25)C 26)D 27)D 27)B 28)A

 
< Önceki   Sonraki >


Site Tasarımı
www.isyeriweb.com