|
11.Sınıf Dil ve Anlatım- Sohbet(Söyleşi)- Etkinlikler- Ölçme ve Değerlendirme (S:76,77,78,79,80,81) |
|
|
SOHBET (SÖYLEŞİ)
"Sohbet yazıları da bir fikri açıklayan, geliştiren yazılardır. Makalelerden ve fıkralardan farkı, üslubunda ve anlatımındadır. Makalenin ağırbaşlı ve ciddi havası burada yerini tatlı bir samimiyete bırakır. Dikkat ederseniz dostlarınızla konuşurken senli - benli bir hava içinde dertleşir, fikirlerinizi fazla derinliğe kaçmadan, ağır ve ilmi çözümlemelere girişmeden ortaya serer, açıklar ve bir hal yolu bulmaya çalışırsınız. Sohbet yazıları da bu nitelikleri taşır: okuyucuda yazarla sohbet ediyormuş etkisini bırakır. Gerçekten yazar okuyucu karşısına bir arkadaş canlısı olarak çıkmış alçak gönüllü bir dosttur, insan ruhunu, insan zaaflarını bilen, tarafsız bir görüşle gerçekleri görebilen, ortaya serebilen, çözümleyebilen bir psikologdur. |
|
Devamı...
|
|
|
12.Sınıf Türk Edebiyatı/ İkinci Yeni Şiiri,S:88,89,90,91,92,93,94,95,96 / Etkinlikler / Ölçme ve Değ |
|
|
İKİNCİ YENİ (1954 – 1960)
1. İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Cemal Süreya ve Ece AYHAN'nın sınıfa getirdiğiniz şiirlerinden beğendiklerinizi yüksek sesle okuyunuz.
2. Şiirde yenilik sözü, şiirin tema, yapı, ses,ahenk,dil ve anlatım özelliklerinden birinde veya birkaçında yapılacak yenilik anlamını barındırır. Bu yenilik ise, gelenekten az veya çok kopuşu, uzaklaşmayı gösterir.
Bugüne kadar okuduğunuz şiirlerden yola çıkarak şiirin unsurlarında yenilik olarak, temanın, dil ve anlatımın radikal bir anlamda değiştiğini, yenilendiğini söyleyebiliriz.
3. Yaptığımız araştırmadan yola çıkarak XX. yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan edebî akımların söz konusu dönemin siyasi, ekonomik ve toplumsal olaylarıyla doğrudan bir ilişkinin olduğunu söyleyebiliriz. Edebiyat, hayattan direkt etkilendiği için, hayattaki herhangi bir değişme, edebiyatı da hemen etkileyebilmektedir. |
|
Devamı...
|
|
|
9.Sınıf Türk Edebiyatı - Yorum- Etkinlikler-Ölçme ve Değerlendirme |
|
|
YORUM
PABLO PİCASS0(1881-1973)
"Modern Sanat" tanımıyla Picasso'dan daha fazla bağdaştırılan başka bir sanatçı yoktur denilebilir. Picasso, neredeyse 75 yıllık sanat yaşamında binlerce resim, baskı, heykel ve seramik yapıt yaratmıştır. Birçoğu için Picasso 20. yüzyılın en büyük dahi sanatçısı, bazıları için ise bir şarlatandır. Fakat gerçek şudur ki Picasso, 20. yüzyıl sanatını birçok modern sanatçıdan daha fazla etkilemiş ve yönlendirmiştir.
Picasso, İspanya Malaga'da bir sanat öğretmeninin çocuğu olarak doğmuştur. Bir dahi öğrenciydi. Barselona Güzei Sanatlar Okulu'nun sınavlarını 14 yaşında bir gün içinde basan ile tamamlamış ve ilk iki sınıfı atlayarak üçüncü sınıftan okula girmişti.
Sanat eğitiminin büyük kısmını ispanya'da Barcelona'da tamamlayan Picasso sanatın başkenti Fransa'ya gidip dönemin ünlü ressamları ile tanışma olanağı buldu. Sanat yaşamı resimlerini yaptığı tarz ve kullandığı renklere göre dönemlere ayrılır. Bunlardan belki de en ünlüsü Fransa'da tanıştığı bazı ressamlarla başlattığı "Kübizm" akımıdır. Bu tarz resimlerde objelerin değişik yönlerden görünümleri tek tuval üzerinde yansıtılmıştır. |
|
Devamı...
|
|
|
9.Sınıf Türk Edebiyatı -Şiir ve Gelenek-Etkinlikler-Ölçme ve Değerlendirme |
|
|
GELENEK NEDİR?
Gelenek, bir toplumda çok eskilerden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa aktarılan, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlardır. Gelenek, obaca üç bağlamda ele alınabilir. İlki geçmiş yaşam biçimlerinin içinde yaşanılan ana taşıdıkları maddî ve manevî değerler bütünüdür, ikincisi ise geleneğin özünü teşkil ettiği ifade edilen kutsalla olan ilgiden dolayı geleneğin zengin ve kutsi değerler ihtiva eden köklü yanıdır. Üçüncüsü ise, geleneğin kendinden her türlü istifadeye açık olan anlamlar rezervi yönüdür. Sanat ve edebiyata da bu yön etki etmektedir.
|
|
Devamı...
|
|
|
12.Sınıf Dil ve Anlatım Roman Ünitesi- Etkinlikler-Ölçme Değerlendirme |
|
|
ROMAN
Olmuş veya olabilecek bazı olayların kişi, yer, zaman ve mekan çerçevesi içinde anlatıldığı mensur eserlere roman denir. Roman anlatmaya dayalı bir edebiyat türüdür. Esas olarak kurgusu anlatılacak bir hikâye ile bunu an latan bir anlatıcıya dayanmaktadır. Bu bakımdan romancı dilin sağladığı imkânlardan en geniş ölçüde yararlanır. Esasen romanı edebi kılan yönde romancının dili kullanma yeteneğinde saklıdır. Roman sanatında asıl hedef, insan gerçeğini anlatmaktır. Bunun dışındaki diğer unsurlar, insan hayatını anlatmak için kullanılan vasıtalardan ibarettir.
Romanın Unsurları
1. Konu
Roman, hayatı veya hayatın ana olaylarını hikaye eden edebi tür olduğundan romanlarda konu bir olaylar bileşkesidir. Ancak bu olaylar dizi halinde değil iç içe bulunurlar. Anlatılmak istenen husus da bu olaylar içine dağılmış haldedir. Roman konularının en önemli özelliği olmuş veya olabilir nitelikte olmasıdır. Bu bakımdan olağan dışı, masalımsı vakalar romanda hoş karşılanmaz.
Romanlar, işledikleri konulara göre bazı çeşitlere ayrılırlar:
|
|
Devamı...
|
|
|
TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA GEZİ TÜRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ |
|
Gezi (Seyahat)
Eskiden gezi yazılarına seyahatname, seyahat yazıları denirdi. Gezip gören insana da seyyah denirdi. Bugün gezen gören kimseye gezgin, onların gezip gördükleri yerleri anlattıkları yazılara da gezi yazıları denmektedir.
Gezi yazılarında verilen bilgiler doğru ve gerçek olmalıdır. Bu bakımdan gezi yazıları tarih, coğrafya, edebiyat, toplum bilimi vb. bakımından yararlı kaynaklardır.
En eski ve uzun bir geçmişi olan yazı türünün önemli ve tanınmış iki ismi Venedikli Gezgin Marco Polo ile Arap gezgin İbni Batuta' dır.
Bizim edebiyatımızda ilk gezi kitabı ünlü denizcilerimizden Seydi Ali Reis' in Miratül Memalik (Ülkelerin Aynası) adlı eseridir.
Edebiyatımızın gezi türünde en önemli eseri ünlü gezginimiz Evliyâ Çelebi 'nin Seyahatnâme ( Tarih-i seyyah) adını taşıyan on ciltlik eseridir. Bu eser dünyada, bu türde yazılmış bütün eserlerle boy ölçüşebilecek mükemmelliğe sahiptir. |
|
Devamı...
|
|
|
11.Sınıf Dil ve Anlatım - Gezi(Seyahatname)-Etkinlikler-Ölçme ve Değerlendirme |
|
|
GEZİ (SEYAHATNAME)
"Bir yazarın yurt içinde ve yurt dışında gezip gördüğü yerlerin ilgi çekici özelliklerini anlattığı yazı türüdür. Gezi yazıları gezip görmenin, iyi bir gözlemin ürünüdürler. Gezi yazılarının tarihi çok eskidir. İnsanlar hep uzak ülkeleri, uzak ülkelerin doğasını, insanlarını, bu insanların yaşayış biçimlerini ve yarattıkları kültür eserlerini merak etmişlerdir. Bir nedenle başka ülkelere giden kişilerle karşılaştığımızda, onları soru yağmuruna tutmamız bundandır. Günümüzde televizyon görüntüleri dünyanın birçok kültürünü yanı başımıza getirdiği halde, hâlâ gezi anılarını dinlemenin ya da okumanın tadı başkadır.
Gezi yazılarının çok yönlü anlatım olanakları vardır. Uzunluğu çoğu zaman kitap olacak kadardır. Gazetenin iç sayfalarından birinde dizi halinde günlerce yayınlandığı da olur. Okuyucunun sıkılmadan, merakla okuduğu bir yazı türüdür. Gezi yazısı yazarken ilgiyi uyanık tutmak, okuyucuda okuduğu yerleri görme isteği uyandırmak çok önemlidir. Gezi yazarlığı ayrı bir ustalığı gerektirir. Yazar gezdiği yerlerin ilginç özelliklerini hemen fark edecek kıvrak bir zekâya ve kültür birikimine sahip olmalıdır.
|
|
Devamı...
|
|
|
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 7 in 212 |