|
2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılı 11.Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 1.Dönem Ortak Sınav Soruları |
|
1. Aşağıdakilerden hangisi öğretici metin türlerinden biri değildir?
A) Roman
B) Mektup
C) Günlük
D) Deneme
E) Makale
2. Metinleri aşağıdakilerden hangisiyle gruplandırmak mümkün değildir?
A) Gerçeklikle ilişkileri bakımından
B) Kullanılan dilin işlevleri bakımından
C) Yazılış amaçları bakımından
D) Kullanılan anlatım türleri bakımından
E) Paragrafların uzunlukları bakımından
3. Bunları yazmasaydım, çok kişinin çok şeyden haberi olmayacaktı. Gönlüm, bildiklerimin, gördüklerimin, yaşadıklarımın kaybolup gitmesine razı olmadı. Amacım, biraz da gelecek kuşaklara ders vermek, onlara bazı şeyleri hatırlatmak… Uzun yıllar önce yaşadığım olayları tanıklara, belgelere dayanarak anlattım ben. Tarih ve kamuoyu önünde rahatım artık…
Böyle konuşan bir yazarın ortaya koyduğu eser, aşağıdaki yazı türlerinden hangisiyle ilgili olabilir?
A) Gezi
B) Biyografi
C) Günlük
D) Deneme
E) Anı |
|
Devamı...
|
|
|
2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılı 11.Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 1. Dönem 2.Yazılı Soruları |
|
1. Aşağıdaki ifadelerin sonuna doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız. (10 p)
· Nurullah Ataç’ın günlük türünde eseri yoktur. ( )
· Gezi yazısında yazar, gördüklerini çoğu kez fotoğrafçı gerçekçilik anlayışıyla verir.( )
· Sohbette nükteli sözlere, herkesin bildiği fıkralara, atasözü ve halk deyişlerine yer verilir. ( )
· Anılar doğrudan anlatım yöntemine dayanır. ( )
· Biyografide anlatılanlar kronolojik bir sıra içinde verilir. ( )
2. Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları doldurunuz. (10 p)
· Biyografi türünün Divan edebiyatındaki karşılığı …………….dir.
· Türk edebiyatında anı türünün en eski örneği ………………… adlı eserdir.
· Edebiyatımızda “günlük” terimini ilk kez …………………………… kullanmıştır.
· İçtenlik, doğallık ……………… en belirgin özelliklerindendir.
· Anı türü …………….. kaynaklık eder.
3. Aşağıdaki eserlerin türlerini yazınız. (10 p)
Çankaya :
Eşref Saat:
Anadolu Notları:
Geçmişin Kuşları:
Mecalis-ün Nefais: |
|
Devamı...
|
|
|
2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılı 10.Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 1. Dönem 2.Yazılı Soruları |
|
2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılı ……….. Lisesi 10 TM-B Sınıfı Dil ve Anlatım Dersi
Birinci Dönem İkinci Yazılı Sınav Sorularıdır.
1. Aşağıdaki ifadelerin sonuna doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız. (10 p)
· Üslup, amaca ve alıcıya göre değişmez. ( )
· “Nazım Hikmet en başarılı şairimizdir.” cümlesi nesnel anlatımlı bir cümledir.( )
· Öyküleyici anlatımda amaç; olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmak, anlatmak istenileni bir olay içerisinde vermektir. ( )
· Mikrop, hava, rüzgar sözcükleri somuttur. ( )
· Gözlemci bakış açısında anlatıcı, olup biteni bir kamera sessizliğiyle izler. ( )
2. Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları doldurunuz. (10 p)
· Kişiden kişiye değişmeyen, kanıtlanabilen bilgilerin kullanıldığı anlatıma …………… anlatım denir.
· Kelimelerin yeni bir anlam ifade etmek için yan yana gelerek oluşturduğu söz
gruplarına ………………………… denir.
· Bir metinde dil ögelerinin dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesine ………………. adı verilir.
· Hikayede en çok …………………… ve ……………….. anlatım türleri kullanılır.
|
|
Devamı...
|
|
|
2008-2009 Eğitim Öğretim Yılı 12.Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 1. Dönem 2.Yazılı Soruları |
|
2008-2009 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI………LİSESİ 12.SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ 1.DÖNEM 2.YAZILI SORULARI
1. Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise; “Doğru”, yanlış ise “Yanlış” yazınız.
(14 puan)
· Öğretici metinlerde üslup kaygısı ön plandadır. ( )
· “Grimm Masalları” Alman edebiyatına aittir. ( )
· Fabl, masal, hikâye gibi türler coşku ve heyecanı dile getiren metinler içinde yer alır. ( )
· Beydaba, Aisopos ve La Fontaine’i fabl türünün önemli temsilcileri arasında sayabiliriz. ( )
· Açıklık bir anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmadan tek bir yargıyı ifade etmesi, kolayca anlaşılabilmesidir. ( )
· Sanat metinlerinde dil kesinlik taşır, yan ve mecaz anlamlı sözcüklere yer verilmez ( )
· Durum öykülerinde plana uyulmaz. ( ) |
|
Devamı...
|
|
|
Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozukluklarıyla İlgili Örnek Cümleler |
|
GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANIMI
- Bu konudaki gayretlerinizi ve çabalarınızı takdir ediyorum
- Bize her zaman rehberlik eder, yol gösterir.
- Özgür; neşeli, sağlıklı, çalışkan, şen bir çocuktu.
- Yazarımızın kendine özgü bir anlatımı ve uslubu var.
- Artık, bundan sonra seninle birlikte çalışamayız.
- Toplantıda belki Ali de konuşacak gibi.
- Yanlış yaptım da diyebilirsiniz; ama ne var ki yapılanlar unutulmaz.
- Bu yıl da yine Uludağ’a gideceğiz.
- Evi almaktan vazgeçince parasını geri iade ettik.
- İzmir’den yurtdışına 50 ton incir ihraç edildi.
- Asansör bozulunca 6.kattan aşağı 10 dakikada indi.
- Kalıplaşmış formüllerle toplum sorunları çözülmez.
- Yaşanmış deneyimlerden yararlanmayan insan hata yapar.
- İnsan kendi özeleştirisini yapmalıdır.
- Mecburen karakola gitmek zorunda kaldım.
- Son yazdığı romanına isim bulmakta bir hayli zorlanmış.
- Uçak, alçalarak havaalanına başarılı bir iniş yaptı.
- Araba şu anda yola çıkmak üzere.
- Tatile ailesi ile birlikte çıkacaktı.
- Vakfımıza karşılıksız bağışta bulundular.
- Verilen vaatlerin hiçbiri yerine getirilmedi.
- Gitmeden önce bir daha ara.
- Hükümet, çözülecek olan sorunları bir bir ele aldı.
- Bizi arayacağını umut etmiştim.
|
|
Devamı...
|
|
|
Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozuklukları |
|
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.
Sadece anlamla ilgili olmayıp dilbilgisi ile de ilgili özelikler gösterdiğinden, işlediğimiz konuların, özellikle cümle öğelerinin, çok iyi bilinmesi gerekir.
Bu alanda sorulan sorular değişik özellikler gösterir. Bazen bir cümle verilir ve "Bu cümledeki anlatım bozukluğu nasıl giderilir?" diye sorulur, bazen de "Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?" seklinde sorulur.
Anlatım bozukluklarını iki grup altında toplayabiliriz;
♦ Anlama dayalı bozukluklar
♦ Yapıya dayalı bozukluklar |
|
Devamı...
|
|
|
11.Sınıf Dil ve Anlatım- Sohbet(Söyleşi)- Etkinlikler- Ölçme ve Değerlendirme (S:76,77,78,79,80,81) |
|
SOHBET (SÖYLEŞİ)
"Sohbet yazıları da bir fikri açıklayan, geliştiren yazılardır. Makalelerden ve fıkralardan farkı, üslubunda ve anlatımındadır. Makalenin ağırbaşlı ve ciddi havası burada yerini tatlı bir samimiyete bırakır. Dikkat ederseniz dostlarınızla konuşurken senli - benli bir hava içinde dertleşir, fikirlerinizi fazla derinliğe kaçmadan, ağır ve ilmi çözümlemelere girişmeden ortaya serer, açıklar ve bir hal yolu bulmaya çalışırsınız. Sohbet yazıları da bu nitelikleri taşır: okuyucuda yazarla sohbet ediyormuş etkisini bırakır. Gerçekten yazar okuyucu karşısına bir arkadaş canlısı olarak çıkmış alçak gönüllü bir dosttur, insan ruhunu, insan zaaflarını bilen, tarafsız bir görüşle gerçekleri görebilen, ortaya serebilen, çözümleyebilen bir psikologdur. |
|
Devamı...
|
|
|
12.Sınıf Türk Edebiyatı/ İkinci Yeni Şiiri,S:88,89,90,91,92,93,94,95,96 / Etkinlikler / Ölçme ve Değ |
|
İKİNCİ YENİ (1954 – 1960)
1. İlhan Berk, Edip Cansever, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Cemal Süreya ve Ece AYHAN'nın sınıfa getirdiğiniz şiirlerinden beğendiklerinizi yüksek sesle okuyunuz.
2. Şiirde yenilik sözü, şiirin tema, yapı, ses,ahenk,dil ve anlatım özelliklerinden birinde veya birkaçında yapılacak yenilik anlamını barındırır. Bu yenilik ise, gelenekten az veya çok kopuşu, uzaklaşmayı gösterir.
Bugüne kadar okuduğunuz şiirlerden yola çıkarak şiirin unsurlarında yenilik olarak, temanın, dil ve anlatımın radikal bir anlamda değiştiğini, yenilendiğini söyleyebiliriz.
3. Yaptığımız araştırmadan yola çıkarak XX. yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan edebî akımların söz konusu dönemin siyasi, ekonomik ve toplumsal olaylarıyla doğrudan bir ilişkinin olduğunu söyleyebiliriz. Edebiyat, hayattan direkt etkilendiği için, hayattaki herhangi bir değişme, edebiyatı da hemen etkileyebilmektedir. |
|
Devamı...
|
|
|
9.Sınıf Türk Edebiyatı - Yorum- Etkinlikler-Ölçme ve Değerlendirme |
|
YORUM
PABLO PİCASS0(1881-1973)
"Modern Sanat" tanımıyla Picasso'dan daha fazla bağdaştırılan başka bir sanatçı yoktur denilebilir. Picasso, neredeyse 75 yıllık sanat yaşamında binlerce resim, baskı, heykel ve seramik yapıt yaratmıştır. Birçoğu için Picasso 20. yüzyılın en büyük dahi sanatçısı, bazıları için ise bir şarlatandır. Fakat gerçek şudur ki Picasso, 20. yüzyıl sanatını birçok modern sanatçıdan daha fazla etkilemiş ve yönlendirmiştir.
Picasso, İspanya Malaga'da bir sanat öğretmeninin çocuğu olarak doğmuştur. Bir dahi öğrenciydi. Barselona Güzei Sanatlar Okulu'nun sınavlarını 14 yaşında bir gün içinde basan ile tamamlamış ve ilk iki sınıfı atlayarak üçüncü sınıftan okula girmişti.
Sanat eğitiminin büyük kısmını ispanya'da Barcelona'da tamamlayan Picasso sanatın başkenti Fransa'ya gidip dönemin ünlü ressamları ile tanışma olanağı buldu. Sanat yaşamı resimlerini yaptığı tarz ve kullandığı renklere göre dönemlere ayrılır. Bunlardan belki de en ünlüsü Fransa'da tanıştığı bazı ressamlarla başlattığı "Kübizm" akımıdır. Bu tarz resimlerde objelerin değişik yönlerden görünümleri tek tuval üzerinde yansıtılmıştır. |
|
Devamı...
|
|
|
9.Sınıf Türk Edebiyatı -Şiir ve Gelenek-Etkinlikler-Ölçme ve Değerlendirme |
|
GELENEK NEDİR?
Gelenek, bir toplumda çok eskilerden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa aktarılan, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlardır. Gelenek, obaca üç bağlamda ele alınabilir. İlki geçmiş yaşam biçimlerinin içinde yaşanılan ana taşıdıkları maddî ve manevî değerler bütünüdür, ikincisi ise geleneğin özünü teşkil ettiği ifade edilen kutsalla olan ilgiden dolayı geleneğin zengin ve kutsi değerler ihtiva eden köklü yanıdır. Üçüncüsü ise, geleneğin kendinden her türlü istifadeye açık olan anlamlar rezervi yönüdür. Sanat ve edebiyata da bu yön etki etmektedir.
|
|
Devamı...
|
|
|